
Beşiktaş, belki de sezonun en önemli maçına çıkıyor bu akşam. Tek hedef galibiyet. Haydi Kartal’ım, Wolfsburg’u devir; İnönü bayram yerine dönsün.
Beşiktaşım senin için
Yakarım bu dünyayı.
Hiç kimseler bitiremez
Kartal yüreğimde sevdanı.
Okulumun sırasında,
Gecenin bi yarısında,
Ölüm kalım arasında,
Aklım beyazında karasında.
İnönü’deki bayram hâli şimdiden gözlerimin önünde.


Tags: 3 Kasım 2009 Beşiktaş Wolfsburg maçı, beşiktaş, şampiyonlar ligi
Yazar: Metin Topçu Kategori Spor

Geçen sezonun çifte kupalı şampiyonu Beşiktaş, bu sezon oynadığı 8 resmî maçta sadece 3 gol atabildi. Kara Kartal, bu akşam deplasmanda karşılaşacağı CSKA Moskova’yı yenerek hem kötü gidişe dur demek hem de gruptaki konumu adına avantaj yakalamak istiyor. Karşılaşma Şampiyonlar Ligi’nin standart saati olan 21:45′te değil, 19:30′da başlayacak. Bunun sebebi, Rusya’da havanın soğuk olması nedeniyle maçın geç saate sarkıtılmaması. UEFA, Rus takımlarının kendi sahalarındaki maçlarını bu sebeple 19:30′da başlatıyor. Karşılaşma Star TV’den canlı yayınlanacak.
Bugünkü maç Beşiktaş teknik direktörü Mustafa Denizli için de ayrı bir önem taşıyor. Denizli, Fenerbahçe’nin başındayken Şampiyonlar Ligi grubunda 6 maçta “sıfır” çekmişti. Beşiktaş’ta da ilk Şampiyonlar Ligi maçında Manchester United’a 1-0 kaybeden Denizli, Şampiyonlar Ligi’ndeki ilk puanlarını almak istiyor.
Sezona kötü başlayarak taraftarlarını hayal kırıklığına uğratan Beşiktaş, Moskova soğuğundan galibiyetle çıkarak buzları eritmek istiyor.
Haydi Beşiktaşım! Başaracak gücün var.
Tags: 30 Eylül 2009 CSKA Moskova Beşiktaş maçı, beşiktaş, CSKA Moskova Beşiktaş maçı, şampiyonlar ligi
Yazar: Metin Topçu Kategori Spor

2009-2010 sezonu Şampiyonlar Ligi grup kuraları çekildi. Beşiktaş, B grubunda Manchester United, CSKA Moskova ve Wofsburg ile eşleşti. Bu takımları kısaca değerlendirecek olursak;
Manchester United: İngiltere’de son 3 sezonun şampiyonu. Geçen yılın Şampiyonlar Ligi finalisti. Futbolseverlerin yakından tanıdığı United hakkında fazla söze gerek yok. Birinci torbanın hepsi güçlü takımlar olduğu düşünülürse United’ın gelmesinden şikâyetçi olmanın da anlamı yok. İlk maçta İnönü’de tarihî bir zafer bekliyoruz Beşiktaş’tan.
CSKA Moskova: İkinci kategoride gelebilecek en uygun rakiplerden biriydi. Canımı sıkan tek yanı ise Fenerbahçe’yi çalıştırdığı dönemde Beşiktaş’a karşı devamlı kazanan Zico’nun CSKA’nın başında olması. Ama Mustafa Denizli’nin tecrübesi de Zico’dana z değil.
Wolfsburg: Beşiktaş, dördüncü torbanın en güçlü takımı ile eşleşti. Böylece kuralardaki şanssızlığı bir kez daha Kartal’ın yakasını bırakmadı. Ama şikâyet etmek yersiz. Sonuçta başarı hedefleniyorsa bahanelerden uzak durulmalı, engeller bertaraf edilmeli.
Beşiktaş’a Şampiyonlar Ligi’nde başarılar. İnanıyoruz sana Kara Kartal!
Tags: beşiktaş, Beşiktaş'ın Şampiyonlar Ligi rakipleri, şampiyonlar ligi
Yazar: Metin Topçu Kategori Spor

Dün akşam oynanan Şampiyonlar Ligi finalinde Barcelona Manchester United’ı ezici bir oyunla 2-0 yenerek kupaya ulaştı. Barcelona’nın golleri Etoo ve Messi’den geldi. 9 golle Şampiyonlar Ligi gol kralı olan Messi maç öncesindeki Messi mi Ronaldo mu sorusuna en güzel cevabu verdi. Maçı yorumlayan Rıdvan Dilmen’in dediği gibi: “Şu an dünya üzerindeki futbolcular ikiye ayrılıyor. Messi ve diğerleri…”
Barcelona böylece Avrupa’nın en büyük kupasını 3. kez kazanmış oldu. Tebrikler Barca!
Tags: 2009 Şampiyonlar Ligi finali, barcelona, şampiyonlar ligi
Yazar: Metin Topçu Kategori Spor

Bir çok kişi tarafından erken final olarak nitelendirilen Chelsea-Barcelona eşleşmesinde gülen taraf Barca oldu. İlk maç Nou Camp’ta 0-0 sonuçlanırken Londra deplasmanında Barcelona İniesta’nın fotoğrafta görülen son dakika golüyle 1-1lik beraberliği sağlayarak adını finale yazdırdı.
Avrupa’nın en iyi hücum gücüne sahip takımı olan Barcelona’yı 180 dakika boyunca çok iyi durduran Chelsea ikinci maçın uzatma dakikalarında yediği golle yıkıldı. Bazı kimseler Chelsea’nin bu katı futbolunu eleştirseler de Barcelona’ya karşı ancak böyle oynanabilirdi. Aksi takdirde Real Madrid”in yaşadığı 6-2lik hezimetin bir benzerini Hiddink’in göze alması gerekirdi.
Geceye damgasını vuran isim ise maçın hakemi Ovrebo oldu. Chelsea’nin 2’si net 3′ü tartışmalı 5 tane penaltısını es geçen Ovrebo’nun Barcelonalı Abidal’e göstrdiği kırmızı kart da tartışmalıydı. Maçtaki en ilginç kare ise 90+5. dakikada hakemin Chelsea’nin 5. penaltısını da vermemesi üzerine Ballack’ın hakemi tartaklamak üzere üstüne yürümesi ama son anda hakemi dövmekten vazgeçip sadece kolları arasına almasıydı.
Bu unutulmaz maçın ardından 27 Mayıs 2009′da oynanacak Şampiyonlar Ligi finalinin adı belli oldu: Manchester United-Barcelona.
Tags: 6 mayıs 2009 chelsea barcelona maçı, barcelona, chelsea, chelsea barcelona maçı, şampiyonlar ligi
Yazar: Metin Topçu Kategori Spor

Şampiyonlar Ligi’nde 2.tur maçları sonuçlandı ve çeyrek finalistler belli oldu.
İkinci tur kuraları çekildiğinde en dikkat çekici nokta kupadaki 3 İtalyan takımının da İngilizlerle eşleşmesi olmuştu. Avrupa’nın en büyük 3 liginden 2sinin (diğeri İspanya) takımları arasındaki karşılaşmaların sonucu merakla bekleniyordu. Sonuçta İtalyan takımları bu yılki rekabette zayıf kaldı. Manchester United İnter’i, Arsenal Roma’yı, Chelsea de Juventus’u kupa dışında bıraktı.
İkinci turun en flaş sonucunu ise Anfield Road’da dünya futbol tarihinin gelmiş geçmiş en başarılı takımı Real Madrid’i 4-0 yenen Liverpool aldı. Liverpool Real Madrid’e bile hezimet yaşatabiliyorsa Beşiktaş karşısında aldığı tarihî sonucu garipsememek lâzım.
İkinci tur sonunda İtalyanlar Şampiyonlar Ligi’ne veda ederken, İngilizler’in 4 takımı da -tıpkı geçen seneki gibi- çeyrek finale kalmayı başardı. (Hâlbuki ben İtalyanlar’ı desteklemiştim
)
Çeyrek finale kalan takımlar: Bayern Münih, Arsenal, Barcelona, Chelsea, Manchester United, Porto, Liverpool, Villareal.
Çeyrek finalistlerin ülkelere göre dağılımı ise şöyle:
İngiltere 4
İspanya 2
Almanya 1
Portekiz 1
Tags: 2008-2009 şampiyonlar ligi, şampiyonlar ligi, şampiyonlar ligi ikinci tur
Yazar: Metin Topçu Kategori Spor
. 
Şampiyonlar Ligi’ndeki temsilcimiz Fenerbahçe, bu akşam 21.45′te Şükrü Saraçoğlu Stadı’nda Porto’yu ağırlayacak. İddiasını devam ettirmek için kazanmak zorunda olan Fenerbahçe’ye başarılar diliyoruz. İsterseniz bu akşam Fenerbahçe ile karşılaşacak Porto’yu biraz daha yakından tanıyalım:
Portekiz Ligi’nde son 3 sezonu şampiyon tamamlayan Porto bu sene ligde sıkıntılı günler geçiriyor. 9. haftası geride kalan Portekiz liginde 1 maçı eksik olan Porto’nun 14 puanı bulunuyor. Porto , lider Leixoes’in 8 puan gerisinde 6. sırada. Porto Şampiyonlar Ligi grubunda ise 4 maçta 6 puanla 2. sırada bulunuyor.
1986-87 sezonunda o zamanki adıyla Şampiyon Kulüpler Kupası’nı havaya kaldıran Porto, aynı sezon Süper Kupa’yı da kazandı. Jose Mourinho yönetiminde 2002-2003 sezonunda UEFA Kupası’nı, 2003-04 sezonunda da Şampiyonlar Ligi’ni kazandı. 1987 ve 2004 yıllarında da Kıtalararası Kupa’yı kazanan mavi-beyazlı takımın Portekiz Ligi’nde 23 şampiyonluğu bulunuyor.
Porto, Şampiyonlar Ligi şampiyonu olduğu döneme göre büyük güç kaybetti. En büyük yıldızı Quaresma’yı da İnter’e sattılar. Geçen sezon 2. turda Scalke’ye elenerek kupaya veda eden Porto, bu sene gruptan çıkmak için Kadıköy’e puan almaya gelecek. Fenerbahçe’ninse mutlaka kazanması lazım. Umarım gülen taraf Fenerbahçe olur.
Haydi Fenerbahçe! Geçen seneki o özlediğimiz güzel oyunuu tekrar ortaya koy ve Porto’yu Portekiz’e eli boş gönder. Kalbimiz bu akşam seninle!
Tags: fenerbahçe porto maçı, porto, şampiyonlar ligi

Fenerbahçe bugün 21:45′te Londra’da Emirates Stadı’nda Arsenal ile karşılaşacak. Fenerbahçe o kadar kötü hâldeki sadece Alex’in gayretleriyle bir kıpırdanma olursa oluyor. Ama bu akşma Alex de yok. Kasım ayları ilginç ve farklı sonuçlara gebe. Meselâ 6 Kasımda 2002′de Fenerbahçe, Galatasaray’ı 6-0 yenmişti. Yine 6 Kasım 2008′de Beşiktaş’ın 8-0′lık Liverpool hezimeti. Ama Fener’in bu kötü hâline bakınca 8′de kalmaz gibi geliyor bana.
Arsenal’in evinde 4-0 kazandığı Porto maçını izledim. Arsenal son vuruşlarda biraz daha ciddi olsa -abartmıyorum- maç 10-0 biterdi. Arsenal ligde son 2 maçını kaybetti. Kendilerine kredi oluşturmak için bu sene yönetim marifetiyle alt-üst edilen Fenerbahçe’ye fark atmak isteyecektir. Fener ise geçen yıl iddiasını son maça kadar taşıyan Beşiktaş’tan çok daha kötü durumda. Türk futbolu adına utanç yaşamamız kaçınılmaz bu akşam. Rekor kırılacak gibi.
Kaç mı olur? Ha 9, ha 10! Ne farkeder. Ey Aziz Yıldırım! Zico ve Aurelio’yu göndermekle yaptığın hatanın farkında mısın?
Tags: 5 kasım, Arsenal, fenerbahçe, şampiyonlar ligi


Şampiyonlar Ligi’ndeki temsilcimiz Fenerbahçe’nin bu akşam karşılaşacağı Arsenal genç ve dinamik oyuncularının ortaya koyduğu seyir zevki ve oyun kalitesi yüksek futboluyla dikkat çekiyor.
Taktik dehasının yanında sivri çıkışlarıyla da sık sık gündeme gelen Chelsea’nin eski, İnter’in yeni teknik direktörü Jose Mourinho, sezon başında yaptığı bir açıklamada: “Arsenal’i izledim. İyi bir takımları var ancak tecrübeli oyunculardan oluşan grup bir hayli az. Diğer grup ise çocuklarla dolu. Yetenekleri elbette var ancak Arsenal kadrosu şampiyonluk kazanmak için gerekli olan derinliğe sahip değil.” ifadelerini kullanmıştı. Mourinho’nun Arsenal’in genç kadrosu için kullandığı “çocuklarla dolu” ifadesi oldukça ses getirmişti.
Arsenal’de tecrübeli futbolcu sayısı az olsa da Arsene Wenger gibi tecrübeli ve pozitif bir futbol oynatan bir teknik adam, elindeki bu genç kadrodan maksimum faydayı almasını biliyor ve ortaya seyir zevki yüksek bir takım çıkartıyor. Üstelik genç dediğimiz oyuncuların bir çoğu da bir çok tecrübeli isme bedel futbolcular. Fabregas, Nasry, Adebayor, Walcott gibi genç yıldızları hangi teknik direktör takımında görmek istemez ki.
Bu akşam Fenerbahçe formda ve dinamik bir Arsenal ile karşılaşacak. Eğer Fenerbahçe bu Arsenal’i yenmeyi başarırsa üzerindeki kara bulutları dağıtma yolunda büyük mesafe kat eder. Aksi bir sonuçta ise Aragones Dede’nin tazminat parasını cebine koyup İspanya’ya dönüşü tahmin edilenden de yakın olacak.
Tags: Arsenal, Futbol, şampiyonlar ligi
Yazar: Metin Topçu Kategori Spor

Fenerbahçe dün geceki Sevilla zaferiyle Türk futboluna büyük bir zafer yaşattı. Son iki yılın UEFA Kupası şampiyonunu deplasmanda 2-0 geriye düştüğü maçta elemek gerçekten takdir edilmesi gereken bir başarı.
Sadece ben değil, Rıdvan Dilmen gibi Fenerbahçe kökenli bir yazar bile Fenerbahçe’nin Sevilla’ya eleneceğini düşünüyordu. Ancak sarı-lacivertli temsilcimiz hepimizi yanılttı. Keşke her yanılma bu kadar güzel olsa. Bize bu sevinci yaşatan tüm Fenerbahçe camiasını başkanı, yöneticisi, teknik ekibi ve tabii ki futbolcularıyla kutluyorum, hepsine teşekkür ediyorum.
Maçın en ilginç noktası ise maçın başında yediği iki hatalı golle hepimizi kahreden Volkan’ın üç penaltı atışını kurtararak geceye damgasını vurması oldu. Tüm futbolcuların bu zaferde büyük payı var ancak Deivid ve Volkan’a da özellikle teşekkür ediyoruz.
Maç analizinden çok zafer duygularını içeren bu yazımı noktalarken Fenerbahçe’nin çeyrek finaldeki şansının değerlendirmesini kura çekimi sonrasına bırakacağımızı belirtmek istiyorum.
Tekrar teşekkürler Fenerbahçe! Helâl olsun sana!
Metin Topçu
Tags: fenerbahçe, sevilla, şampiyonlar ligi