Lâfistan

Yağmur, Yeniden

30th Ocak, 2012

Uzun geceli zamanların bir gündüzünde şimdi bir kış yağmurudur yağan. Yağmur öyle güzel, su öyle temiz… Rahmet, bereket, canlılık, hayat… Seni veren Yaradan’a şükürler olsun!

Ben böyle mevsimleri yazıya dökmeyi seveli beri yazmak eylemi ile yaz, kış, güz, bahar kelimeleri yazdıklarımda buluşur oldular. İşte ne güzel diyor üstâd Hilmi Yavuz:

“her yazdığım ile

yaz olduğumdan beri,

ne aşklar topladım, ne kederler tükettim;” *

Ben ki bir yağmuru sessiz sessiz seyrederken, yağmur yeniden başlayıp yeniden dinerken, mevsimlerin akışına bıraktım kelimeleri, cümleleri.

Yağmur yeniden geldi, su yeniden. Mevsim yeniden tazelendi, hayat yeniden. Kapalı havalarda açtı gönlümüzün çiçekleri. Canlandı, yundu yıkandı dünyamız yeniden.

Yağmur, yeniden!

 

Fahri Kaplan, 25.01.2012

______________________________________________________________

*Hilmi Yavuz, Kayboluş Şiirleri, s. 27, Yapı Kredi Yayınları, İstanbul 2007.

BİTLİS’İ ÖZLERKEN

28th Aralık, 2011

                     Son yazımı Bitlis’te asker öğretmenken rahmetli arkadaşım, kardeşim, yoldaşım Veysel Burak Gülper için yazmıştım. Göz yaşlarıyla yazdığım son yazıdan sonra yaklaşık iki yıl geçti. Burak’ımı özlediğim kadar olmasa da bir başka duygu daha çöktü üstüme: vefa duygusu. Bitlis’e vefa…
                    Aslında Erzincan doğumlu olmama rağmen doğuya böyle uzun bir süre kalmak için hiç gitmemiştim. Bitlis’le ilgili bildiklerim üniversitede okurken kısa bir süre beraber kaldığım Bitlisli arkadaşımın anlattıkları ve gösterdiği iki büyük resimde gördüklerimle sınırlıydı.
                   Bitlis’te uyandığım ilk sabah hastaneye yattım. Kimsesiz , evsiz, barksız… O andan itibaren bir şehirde insanlık nasıl temsil edilir onun örneklerini izleme imkanı buldum. Beni hiç tanımayan birisi bir taksi tutarak öğretmen evinden eşyalarımı getirdi. Bu hastanede yattığım on gün boyunca Bitlis insanını ve insanlığını gözlemleme imkanım oldu.
Bitlis çok küçük bir şehir, kendi etrafında 360 derece döndüğünüzde sürekli dağları görebiliyorsunuz. İlginç bir durum gerçekten, baktığınız gördüğünüz her yer dağ. Bitlis’in karı da meşhurmuş yakın geçmişe ait kar efsaneleri anlatılıp duruyor.
Bitlis’te beni en çok etkileyen “Bitlis İnsanı” oldu. Yabancı dedikleri Bitlisli olmayan insanlara çok iyi davranıyorlar size yardımcı olmak için can atıyorlar. Van,Şanlıurfa, Adıyaman,Mardin gibi yakın şehirlere de gitmeme rağmen hiç böyle bir yakınlık göremedim. Esnaf son pazarlığı yaptıktan sonra öğretmen olduğumuzu öğrenince daha da indirim yapıyorlar. Esnaf paranız olmadığını hissedince alını ücretsiz ya da hiç tanımamasına rağmen iki hafta sonra getirirsin diyerek verebiliyor. Telefonumun şarjı bitmişti kapanmakta olan bir dükkana girdim yarım saat benim için dükkanı açık tuttular.Bunun gibi birçok insanlık örneğiyle karşılaşmak Bitlis’i kalbime silinmez hatıralarla nakşetti.

                       İnsanlık abidesi dikilecek olsa bunun yeri kesinlikle Bitlis olmalı.

Tags:

Vodafone’dan 7,99 a Sınırsız İnternet!

31st Ekim, 2011

Merhaba uzun bir aradan sonra avantajlı ve zaman zaman da bir hayli sıkıcı olan bir kampanyayı anlatmak için sizlerleyim. Daha önceleri duyup bir işinize yaramaz diye geçiştirdiğim ama şimdilerde ise bu sistem üzerinden bloğuma yazılarımı eklemekteyim. Biz kullanalı yıllar oldu diyorsanız da benim gibi daha önce kullanmamış olanlara aktarmış olayım.

Lafı uzatmadan konuya geçeyim; Faturalı Turkcell VINN hizmetinin son zamanlarına gelmiştim ve bir arkadaşımdan ben telefonun bluetooht özelliği ile internete bağlanıyorum diye işitmiştim. Bir gün yine o telefon üzerinden internete bağlanırken bağlantı hızını test etmeye karar verdim. Test esnasında gördüm ki çok hızlı olmasa da açtığınız sayfaların boyutu mb lar seviyesinden küçükse sizlerin fazla canını sıkmadan internete bağlanabileceğiniz bir sistem. Nedir mi Bu sistem Vodafone Süper internet paketi. Ayda 7.99 TL ödeyerek telefonunuz üzerinden sınırsız internet bağlantısı kurmak için hazırlanmış bir sistem ama ben hattı Turkcell VINN modemime takarak şuan telefonlardan daha performanslı kullanabiliyorum. Paketi aktif etmek için öncelikle Vodafone Hattınızdan ABONE AYLIKCEPNET yazıp 3636 ya mesaj gönderiyorsunuz ve gelen mesajın ardından internet paketiniz açılıyor. Bundan sonra bu hattı mobil modemin içine koyup cep telefonundan daha performanslı kullanabilirsiniz. Fakat bağlıtıyı sağlamak için Turkcell’in son güncellemiş olduğu yazılımla değil ilk yüklemiş olduğunuz yazılımla internete bağlanablirsiniz. Çünkü son güncellenen yazılımla yapmış olduğum denemede program “bu hizmet sadece Turkcell hatlar ile kullanılabilir” gibi bir hata mesajı veriyor. İlk yazılımı şuan nerede bulabilirsiniz bilemiyorum ama internette yapılan birkaç aramada bulunsa gerek. Ben benim bilgisayarımda kayıtlı olduğu için oradan bağlanmaktayım.

Cep Telefonu Modem Olarak Kullanılabilir mi?

Evet bu da mümkün. Ben bir kaç deneme gerçekleştirdim. Nokia marka telefonum için şu şekilde kullanıyorum: Öncelikle Nokia PC Suit programını bilgisayarınıza kurup telefonunuz ile bilgisayarınızın bağlantısını bluetooth veya kablo yardımı ile bağlayın ardımdan Nokia Pc Suit programını açın ve internet işaretini tıkladığınızda en geç 10 saniye içinde program sizi internete bağlıyor. Ardından sörf yapabilirsiniz fakat bu esnada bağlantı telefonunuz üzerinden geçtiği için sarjı bir hayli çabuk bitiyor bunun için şarjınız az ise şarj aletinizi yanınızda bulundursanız iyi edersiniz.

 

Yağmur Yağdığı Zaman

12th Ekim, 2011

Fotoğraf: Faruk Kaplan

     Yağmur yağdığı zaman arkasına çekilmeli camların. Güvenli bir çatı bulup akan yağmuru seyretmeli. O gün çıkılacaksa, yağmur hafif yağdığı zaman çıkmalı sokağa. Üstündeki tozları hafifçe gidermeli, gökten yağan bereketi dermeli.

     Yağmur yağdığı zaman suların mûsıkîsine kulak vermeli. Şırıl şırıl sokaklarda hayatın akıcılığına şahit olunmalı; berekete, canlılık vesilesi büyük nimete: Suya!

     Nefes almanın, yenilenmenin, temizlenmenin kıymetini duya duya dolaşmalı sokakları yağmur yağdığı zaman. Yağmurun -ki diğer adı da rahmettir- bereket getirmesini dilemeli, musibete dönüşmemesini dilemeli, felaket olmasından Allah’a sığınmalı.

     Yağmur yağdığı zaman uzun sıcaklardan sonra, mevsimin değiştiğini bilmeli. Bu fasl-ı hazandır -ki yaza hâtime yazandır- demeli.

     Yağmur yağdığı zaman yunmalı yıkanmalı, temiz bir sayfayla bütün güzel şeylere yeniden başlanmalı.

     Yağmur yağdığı zaman…

Tags: , , , ,

Geç kalmak huy değil alışkanlık!

18th Eylül, 2011

Vaktiyle üzerimden atamadığım geç kalma alışkanlığım vardı. Son günlerde bunu üzerimden attığımı düşünerek konuyu sizlerle paylaşmaya karar verdim.

Nasıl mı efendim; Daha önceleri okula hep geç kalıyor, eve geç geliyor, gideceğim toplantıya geç gidiyordum… Aslına bakarsak bunu bilerek yapmıyordum ama her nedense gittiğimde en azından bir iki dakika geçmiş oluyordu. Bir iki dakika nedir ki canım demeyin başımdan geçtiği için anlatayım. İki yıl önce güney İngiltereye gittiğimde Tony isminde 50 yaşlarında biri ile tanışmıştım bir müddet İngilterenin gezilecek yerleri hakkında muhabbet ettikten sonra yarın saat 4 te durakta buluşalım sana şehirde bulunan Christ Church kilisesini de göstereyim demişti. Ben de hem İngilizce pratik yapmak hemde faklı bir yer görmek maksadıyla kabul etmiştim. Bir gün içinde buluşmayı unutmamama rağmen yola çıkarken önemli bir işi yapmadığımı fark ederek geri gelip tekrar koşarak o durağa gidinceye kadar saat neredeyse 4:02 olmuştu. Merhaba deyip selamlaştıktan sonra bana birazda gülümseyerek saatin kaç olduğunu sormuştu. Yolda son anda saate baktığımda 4:01 olduğu için hemen 4 ü bir geçiyor deyivermişti. Hiç çekinmeden birazda tebessümle, bir dakika geçikmişsin dedi. Daha önce bu kadar küçük bir zaman için bu şekilde bir cevap alınca azda olsa şaşırmıştım. Aslından daha önceden bazı gurbetçilerden Almanların çok dakik insanlar olduğunu duymuştum fakat kendim böyle bir duruma düşüpte sorulması ilk başta biraz garip gelmişti fakat sonrasında bu durumu oradaki Türklere açtığımda burada geç kalmak karşı tarafa yapılan bir saygısızlıktır ve onu ciddiye almadığının göstergesidir dediklerinde olayın öneminini biraz daha anlamıştım. Sonrasında orada bu konuya bir hayli dikkat etmiş ve gideceğim yerlere normal süresinden 5 dakika önce çıkıyor ve hatta saatimi de 2 dakika ileri almıştım ve bundan sonra gittiğim yerlere de geç kalmıyordum.

Hangi millet bu konuda en iyidir bilmem ama batı toplumlarında bu husus çok önemli ve işlerin zamanın da bitirilmesi konusunda bu olaya mümkün olduğumca dikkat etmeliyiz.

Sizlerde bu şekilde bir alışkanlığınızın olduğunu düşünüyorsanız bunu kendi yöntemlerinizle halletmeye çalışın Çünkü hiçbir patron işine erken gelmeyi bile becerememiş bir çalışanına sorumluluk vermek istemez.

Geç kalmama İle ilgili Ata Sözleri:

Bu günün işini yarına bırakma.

Erken kalkan yol alır er evlenen döl alır.

 

Neden mi yazıcam?

30th Ağustos, 2011

Yazıcam!

Kendimi ifade etmek için yazıcam… Konuşmak için yazıcam… Eğlenmek için yazıcam… Düşüncelerimi sunmak için yazıcam…

Hepsi bir neden değil mi sizce?

Fakat düne kadar -bilgisayar karşısında yazamıyorum ben kağıda daha iyi yazıyorum diyordum, ama şu an görüyorum ki öyle  zorlandığım bir şey de yokmuş, sadece yazı yazarken beni meşgul eden bazı şeylere takıldığım için bana öyle geliyormuş. Artık tarayıcımdaki tüm sekmeleri kapatıp öylece oturuyorum bilgisayarın başına ve başlıyorum kafamdan geçenleri yazmaya.

Hem birde şunu fark ettim geçen haftaki yazıma başlarken “Önceleri -çok okumalıyım, -daha çok okumalıyım ki daha çok ve daha iyi yazılar yazabilirim diyordum.” Ama gördümki daha iyi yazılar yazmak için insan çok okumalı fakat daha çok yazmak için böyle bir şeye gerek yok. Hem insan yazmayarak aklından geçenleri unutuyor hemde paylaşmamış oluyor.

Bu vesile ile daha iyi yazılar yazmaya gayret ederek ilerleyen yazılarda fikirlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum. Umarım içinizden gelen o çok değerli yorumlarınızı eksik etmezsiniz.

YENİ ADIMLAR YENİ HEYECANLARLA YENİDEN

27th Ağustos, 2011

-”Bismillah” diyerek-

Uzun süre ayrı kalsak da
Sanmayın yavaşlıyoruz.

Yeni adımlar, yeni heyecanlarla
Yeni yazılara yeniden başlıyoruz.

Ham kalmasın, pişsin, tatlılaşsın diye kelimeler
Her birini bir başka yazıda haşlıyoruz.

Uzun süredir sakladığımız sözleri…
Güzleri, kışları, bahar ve yazları…
Sevinçleri, hüzünleri, nazları, hazları…
Özledikçe sizleri, özlediniz diye bizleri
Gönlümüzden Lâfistan’a işliyoruz.

Tags:

Yeni Yüz ve Yeni Yayın Dönemi

24th Ağustos, 2011

Merhaba sevgili ziyaretçilerimiz, Uzun bir aradan sonra Lafistan yazarları olarak yeni temamızla yayın hayatımıza kaldığımız yerden devam etmeye karar verdik.  Umarız bu dönemde de eskiden olduğu gibi sizlere yararlı içerikler sunabilir ve yorumlarla da fikir alışverişinde bulunabiliriz.

Arkadaşlarımızla yaptığımız fikir alışverişi sonucunda eskiye nazaran çok fazla açık renkte olan bu temamızla, ismimiz LAFİSTAN’ın bir mekana atfedilmesinin daha uygun olacağı kanaatini taşıdık. Bunun için de kış gecelerinin laf yapmak için ey uygun zamanlar va karlar arasında duran kırmızı renkteki  evin de sıcaklığı temsil edeceğini düşündük.

Dış kısımda bulunan posta kutusunu ara sıra kullanıp aşındırmanızı temenni ederiz.

 

Lafistan yazarları adına İbrahim ARSLAN.

Demir Doğrama ve Çelik Kapı Şirketlerine Duyurulur.

30th Nisan, 2011

Merhaba arkadaşlar, iki yıl önce İstanbul Zeytinburnu semtinde demir doğrama işi yapan bir yakınımız için kurmuş olduğum websitesi yakınımızın işyerini bazı sebeplerden dolayı Çanakkaleye taşımasından sonra boş kalmıştır. Bende bu durumda onun meslektaşlarının telefonlarını oraya koyarak siteyi yayınlamaktayım. Ama bu kişiler internetten para kazanmanın ne demek olduğunu bilmedikleri  (kendilerince internet reklamına verdikleri paranın gereksiz olduğunu düşündükleri için) için siteyi yine istanbulda bu işleri yapan ve ciddi gelirler elde etmek isteyen kişilere kullandırabilir ve kiralayabilirim. Çünkü site yakınımızda iken Google Adwords üzerinden yaptığım çalışmalarla 15 ziyaretçide bir çalik kapı veya demir doğrama işi getiriyordum. Ona göre düşünerek iş yapmak istiyorsanız size bu konuda da çözüm ortağı olabilir ve reklam çalışmalarınızı yapabilirim. Google Reklamcılığı araçlarını 2007 yılından beri kullanmaktayım ve sizinlede yapacağımız çalışmalarda iş getirebileceğime inanıyorum.

Site: http://www.klasdemirdograma.com/
Tel: 0506 742 27 49

Bir Mıh (…) Bir Vatan Kurtarır (Kaos Teorisi)

6th Mayıs, 2010

  

   Bir arkadaşımla konuşuyorum. Bana tekliğin önemsizliğinden bahsediyor, yani düşüncelerin ne kadar ulvi de olsa eğer yalnızsan bir işe yaramayacağından söz ediyor. Tam bu noktada haklı buluyorum onu. Fakat bir an aklıma toplumsal şuuraltımızda yatan “Bir mıh bir nal kurtarır. Bir nal bir at kurtarır. Bir at bir er kurtarır. Bir er bir ordu kurtarır. Bir ordu bir vatan kurtarır.” söylemi geliyor ve tekrar düşünmeye başlıyorum. Eğer bu zincirleme ilişkinin sonundaki vatanın kurtulmasını başlatan bir “mıh” ise o halde önemsizlikten söz etmek mümkün müdür?

    Evet bugün bilim adamları önceden rastlantısal olarak gördükleri hadiselerin aslında inanılmaz bir düzen içinde cereyan ettiklerini anladılar. Yani sigara dumanın havada aldığı şekil ve izlediği yolu etkileyen çok sayıda parametrenin olduğunu ve bu parametrelerin sigara dumanı üzerine nasıl tesir edeceğinin bilinemeyeceğini ifade etmektedirler. “Kelebek Etkisi” olarak duymuş olabileceğiniz bu teori bilim camiasında “kaos teorisi” olarak adlandırılmaktadır.

    Haddime olmayan bu kısa açıklamadan sonra gelelim arkadaşımla olan sohbetimize. Bu teoriyi ona anlattıktan sonra belki biraz ümitleneceğini düşünmüştüm ama maalesef öyle olmadı. Daha fazla ısrar etmek istemedim ve konuyu orda kapattık. İhtimal ki arkadaşım gibi düşünen bir çok kişi vardır. Sanırım bunun temelinde olaylara, yaşadıklarımıza, tecrübelerimize, davranışlarımıza bir netice itibariyle değer atfetmemiz yatıyor olsa gerek.  Ancak bu noktada da aklıma “acaba olayların bitiş noktası neresidir ki, biz ona göre bir anlam yüklüyoruz?” sorusu takılıyor? Yani şöyle açıklamaya çalışayım bu durumu; evinizin bahçesinde bir odun yığını olduğunu düşünün. Bunları teker teker odunluğa taşımanız gerekir. Tam olarak bahçede kaç odun kaldığında “nerdeyse bitti” cevabını verirsiniz? 1 mi 2 veya 5 mi? Bu cevapların hepsi doğru olmakla birlikte tek başına hiç biri doğru değildir. Yani demek istediğim hayat ikili mantık şeklinde işlemez yani her şey ya siyahtır ya beyaz veya ya hep ya hiç şeklinde değildir. Daha çok belirsizdir her şey (nisbi mantık).

    Tüm bunlar o an aklımdan geçen düşünce balonlarıydı. Ve bunları göz önüne aldığımda aslında ümitsizliğe düşmenin veya kendini önemsiz hissetmenin hiçbir bilimsel alt yapısının olmadığını bilakis insanların ümit var olmaları gerektiğini anladım. Çünkü yaptıklarımız bir deryada bir damla kadardır. O damlaların nelere sebebiyet vereceğini görmemiz mümkün değildir. Bu bakımdan önemli olan nokta sonuçlarını öngöremeyeceğimiz davranışlarımızın başlangıç noktalarıdır. Yani olayların neticelerinden çok başlangıçtaki niyetlerimizin salih olup olmadığıdır bizim için önemli olan.

Sonraki Sayfa »

Yazarlar

Kategoriler

Son Yazılar

Son Yorumlar

Etiketler

 

Şubat 2012
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Oca    
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
272829  

Meta

Zeka Oyunları | Mario Oyunları | En Güzel Oyunlar | Araba Yarışı