Yazarın Tüm Yazıları

2
Eki

Yaz Sakin Olur Güreci Altında

   Yazar: İbrahim ARSLAN    Kategori Mekan

Her ne kadar denizi dalgalı olsa da yaz sakin olur Güreci altında.

Sevgili dostlar yaklaşık iki hafta önce Çanakkale ili sınırlarında Biga ile Lapseki ilçelerinin arasında kalan  çoğunluğunu Bigalıların oluşturduğu Lapseki’nin bir tatil köyüne gittim. Hani tatil köyü derken Güreci köyünün alt kısmında kalan ve halkın çoğunluğunun Güreci Altı diye tanımladığı, yol boyunca uzanıp giden ve pufür püfür yeli esen yer. Gerçi şuanki konumu nedir pek bilemiyorum ama Biga Birlik otobüslerine bindiğimde Gürece olarak bilet kestikleri yer.

Eylül ayının ortalarında geldiğim  için de  bir hafta içerisinde yalnız bir gün denize girebildim. Deniz bir hayli dalgalı ve tehlikeli görünüyor. Gündüzleri çınar altında gölgelenip o temiz havanın tadını çıkaran mahalle sakinleriyle muhabbet ettiğimde bana – sen geçe kalmışsın burada deniz Temmuz ve Ağustos aylarında iyi olur dediler. Tatilcilerin çoğunu orta yaşın üzerindekiler oluşturuyor.. Bir haftalık gözlemlerim sonucunda 4 çeşit insan profili gördüm;

İlk olarak gün boyu bahçeden çıkmayan ve yaz boyuncada bir şeyler yatiştiren o amca ve teyzeler dikkatimi çekti. Yaz boyu bahçelerinde yetiştirdikleri o organik ve lezzetli ürünleri yetiştirmenin keyfini çıkarıyorlar ve kışa hazırlık yapıyorlar. Yaz sonunda da yapmış olduğu o afiyetli konservlerin ve ev yapımı salçaların tadını çıkarıyorlardır zannımca.

İkincisi ise fırsat buldukça tekneleri ile denize açılan o amcalar. Yukarıdaki haritadan da gördüğünüz gibi Gürece, Çanakkale boğazının Marmara’ya açılan kısmında geniş bir alana sahip ve balıkçılar da fırsatı değerlendiriyorlar. Ayrıca av sezonunda ağlarla buradan mevsimine göre çok lezzetli balıkların tutulduğunu duydum.

Üçüncüsü ise tamamen işten elini ayağını çekmiş ve rahatsız olup da buranın temiz havasını almak için gelen amca ve teyzeler. Onları sabahları yol boyunca yürüyüş yaparken, Cavit Market’in bahçesindeki çınar ağaçlarının altında otururken, camiye giderken, kahvede çay içip oyun oynarken veya balkonlarında görebilirsiniz.

Dördüncüsü de Gençler; sahilde veya denizde yada sahil boyunda bulunan voleybol sahasında akşamları ise eğlenmek için Lapsekiye gittiklerine şahid olursunuz.

Velhasıl dostlar biraz geç de olsa tatilde buradan bahsetmek istediğim için Gürece ile ilgili tanıtım yazısını kesip bazı önemli bilgileri de aktarmadan bırakamayacağım.

Buraya arzu edip de gelmek isteyen olursa size birkaç hatırlama yapayım. Köye su, sanırım elektrikli bir pompa ile basılıyor ve elektrikler giderse su sıkıntısıyla da karşılaşabilirsiniz ben gittiğimde yarım gün olmuştu.

Ulaşım; Bursa yolu üzerinde kaldığı için otobüslerle çok kolay  ulaşım sağlanmakta ama yukarıda da gördüğünüz gibi Çanakkale Biga duble yol çalışmaları yapıldığı için ben gittiğimde köy içerisinde çalışma vardı sanırım yakın zamanda da çok geniş yollar hazır olur. Ayrıca Çanakkale ve Biga arasında çalışan Biga Birlik otobüsleri gündüzleri 30 dk Akşamdan sonra 24 e kadar da 1 saatte bir yoldan geçmekteler. Eğer benim gibi internete ihtiyaç duyuyorsanız mobil modeminizi yanınıza almadan gelmeyin çünkü hiç internet kafe göremedim. Senelik burada ikamet etmek istiyorsanız evler aylık 150 TL ve üzeri fiyatlardan bir senelik kiralanmakta ayrıca satılık olanlar da varmış.

Daha Fazla Fotoğraf İçin

Kalın Sağlıcakla…

Tags: ,

18
Eyl

Geç kalmak huy değil alışkanlık!

   Yazar: İbrahim ARSLAN    Kategori Genel Güncel

Vaktiyle üzerimden atamadığım geç kalma alışkanlığım vardı. Son günlerde bunu üzerimden attığımı düşünerek konuyu sizlerle paylaşmaya karar verdim.

Nasıl mı efendim; Daha önceleri okula hep geç kalıyor, eve geç geliyor, gideceğim toplantıya geç gidiyordum… Aslına bakarsak bunu bilerek yapmıyordum ama her nedense gittiğimde en azından bir iki dakika geçmiş oluyordu. Bir iki dakika nedir ki canım demeyin başımdan geçtiği için anlatayım. İki yıl önce güney İngiltereye gittiğimde Tony isminde 50 yaşlarında biri ile tanışmıştım bir müddet İngilterenin gezilecek yerleri hakkında muhabbet ettikten sonra yarın saat 4 te durakta buluşalım sana şehirde bulunan Christ Church kilisesini de göstereyim demişti. Ben de hem İngilizce pratik yapmak hemde faklı bir yer görmek maksadıyla kabul etmiştim. Bir gün içinde buluşmayı unutmamama rağmen yola çıkarken önemli bir işi yapmadığımı fark ederek geri gelip tekrar koşarak o durağa gidinceye kadar saat neredeyse 4:02 olmuştu. Merhaba deyip selamlaştıktan sonra bana birazda gülümseyerek saatin kaç olduğunu sormuştu. Yolda son anda saate baktığımda 4:01 olduğu için hemen 4 ü bir geçiyor deyivermişti. Hiç çekinmeden birazda tebessümle, bir dakika geçikmişsin dedi. Daha önce bu kadar küçük bir zaman için bu şekilde bir cevap alınca azda olsa şaşırmıştım. Aslından daha önceden bazı gurbetçilerden Almanların çok dakik insanlar olduğunu duymuştum fakat kendim böyle bir duruma düşüpte sorulması ilk başta biraz garip gelmişti fakat sonrasında bu durumu oradaki Türklere açtığımda burada geç kalmak karşı tarafa yapılan bir saygısızlıktır ve onu ciddiye almadığının göstergesidir dediklerinde olayın öneminini biraz daha anlamıştım. Sonrasında orada bu konuya bir hayli dikkat etmiş ve gideceğim yerlere normal süresinden 5 dakika önce çıkıyor ve hatta saatimi de 2 dakika ileri almıştım ve bundan sonra gittiğim yerlere de geç kalmıyordum.

Hangi millet bu konuda en iyidir bilmem ama batı toplumlarında bu husus çok önemli ve işlerin zamanın da bitirilmesi konusunda bu olaya mümkün olduğumca dikkat etmeliyiz.

Sizlerde bu şekilde bir alışkanlığınızın olduğunu düşünüyorsanız bunu kendi yöntemlerinizle halletmeye çalışın Çünkü hiçbir patron işine erken gelmeyi bile becerememiş bir çalışanına sorumluluk vermek istemez.

Geç kalmama İle ilgili Ata Sözleri:

Bu günün işini yarına bırakma.

Erken kalkan yol alır er evlenen döl alır.

 

24
Ağu

Yeni Yüz ve Yeni Yayın Dönemi

   Yazar: İbrahim ARSLAN    Kategori Genel Güncel

Merhaba sevgili ziyaretçilerimiz, Uzun bir aradan sonra Lafistan yazarları olarak yeni temamızla yayın hayatımıza kaldığımız yerden devam etmeye karar verdik.  Umarız bu dönemde de eskiden olduğu gibi sizlere yararlı içerikler sunabilir ve yorumlarla da fikir alışverişinde bulunabiliriz.

Arkadaşlarımızla yaptığımız fikir alışverişi sonucunda eskiye nazaran çok fazla açık renkte olan bu temamızla, ismimiz LAFİSTAN’ın bir mekana atfedilmesinin daha uygun olacağı kanaatini taşıdık. Bunun için de kış gecelerinin laf yapmak için ey uygun zamanlar va karlar arasında duran kırmızı renkteki  evin de sıcaklığı temsil edeceğini düşündük.

Dış kısımda bulunan posta kutusunu ara sıra kullanıp aşındırmanızı temenni ederiz.

 

Lafistan yazarları adına İbrahim ARSLAN.

24
Oca

Internet Devleri Çin Pazarında Tututunamıyor mu?

   Yazar: İbrahim ARSLAN    Kategori Genel Güncel

Bu haftaki Sabah gazetesiyle birlikte verilen The New York Times gazetesinin google ile ilgili manşeti çok ilgimi çekti ve yazıyı sonuna kadar okudum. Ardından siz ziyaretçilerimize kısaca yorumumu yazarak düşüncelerinizi almak istedim. Öncelikle sizlere haberin başlığını vermek isterim: “Internet devleri Çin pazarında tutunamıyor.” Bizim internet haber siteleri ve gazeteler olayı google’dan yapılan basın açıklamasıyla bire bir önümüze sundular “Google, Çin hükümetinin uyguladığı sansür kararlarına savaş açtı” Haberi bizim internet sitelerimizden çok daha farklı ve iyi analiz ederek verdiği içinde yazarlara çok teşekkür ederim. Şimdi gelelim kendi düşüncelerime ve ben dahil bizdeki internet içerik sağlayıcılarına verip veriştirmeye. Ülkemizde, şu dışarıdan ithal edip sabah akşam kullandığımız web siteleri o kadar güvenilir ve mükemmel anlatılmış ki bize ne söyleseler inanır ve ne yapsalar takdir eder olmuşuz, kendi içimizdeki değerleri takdir etmek şöyle dursun destekleme yoluna bile gitmiyoruz. Sonra da niye bizim içimizden de bir google, facebook, twitter… çıkmiyor diye söylenip duruyoruz. Google her logo değiştirdiğinde facebook her uygulama yaptığında twitter de kim kimle ne dedikodu yaptı diye koca puntolarla gazetemizi okuyup internete daliyorsak ne olmasını bekliyorsunuz? Tabi ki bunlar da haber değeri taşımakta ama bir yerli arama motoru küçük bir puntoda yer bulamıyorsa yada herhangi bir yerli şirket tanıtılmıyorsa neler olsun. Gel gelelim Çin mevzusuna, bu olayın bizde olması şuan için pek yakın değil çünkü internette genelde taklit projeler üretiyoruz ama yakın gelecekte özgün bir internet projesinin bizden de dünya ya yayılacağını düşünüyorum. Zaten Çinde böyle yapmadı mi? Önceleri herşeyi bire bir kopyalayıp yeni markalar yazıp pazarlıyordu ama biraz para kazanmayı öğrendikten sonra tüketicilerin istekterine kulak verip daha kaliteli mallar üretmeye başladı ve şuan öyle bir duruma geldi ki çok ucuza pahalı bir markanın benzer ürününü yapabilir konuma hatta bu google hadisesinde olduğu gibi yerli şirketleri halkının isteklerine google dan daha önce cevap verip küresel oyuncuları başka bahanelerle pazardan çıkmaya mecbur eder oldu. Yoksa mümkün mü ki pazardan pay alan google isteklerinizi filtreleyemiyorum/filtrelemicem diyerek pazardan çıkmaya mecbur bıraktırsın kendini, sormazlarmı daha önceden nasıl filtreliyordun/filtreleyebiliyordun. Amacım yerli içerik üreticilerini düşünmeye zorlamak. Hadi kalın sağlıcakla…

18
Kas

Facebook Msn’em Online Meselem

   Yazar: İbrahim ARSLAN    Kategori Genel Güncel

Msn Facebook

Çok değil, daha şundan 3-5 yıl önce piyasaya çıktıklarında ; artık internetin abileri bunlar herşey bunlar üzerinde şekillenecek gibi bir his doğmuştu içime ama her şeyi elinde ustaca eskiten zaman bunlarıda soldurmaya başladı.

Sevgili dostlar bu hafta size bilgisayarlar ve internetin başımı döndüren olaylarını ve bu konudaki izlenimlerimi aktaracağım.

2000’li yıllara yaklaşırken yaşadığım şirin ilçem Biga’ya internet kafeler açılmaya başlamıştı. O dönem boş zamanlarımda atar, tenis ve bilardo salonlarına gitmekte olan ben, internet kafelerdeki bilgisayarları gördükçe kulanmak ve bunlarla oyun oynamak istiyordum. Ama o zamanlar bunları kullanmayı bilmediğim için de hiç bilgisayarın başına oturmamıştım. Bir gün arkadaşım ben biliyorum gel gidelim demesiyle ilk bilgisayarla tanıştım. 🙂 O gün ne yaptığımızı pek hatırlamasamda Chat odasına girip karşıdaki bir kişiye tuşlarla bir şeyler yazıp cevabının geldiğini görmek beni heyecanlandırmıştı. Ardından geçen zamanda oyunlar falan derken yeğenim Fahri KAPLAN’a bilgisayar alınmıştı ve onun yardımıyla da mynet.com uzantılı internette sadece bana ait olan bir e-posta adresim olmuştu.

Ne kadar da heyecan vericiyidi!!!

ibrahimarslan2000… diye başlayıp milenyumun gelişini müjdeleyen bir mail adresi. İlk zaman pek bir şeyler yapamadığımız için zaman zaman e- posta adresime giriyor ve adreslerini bildiğim kişilere cep telefonundan mesaj çeker gibi “Naber, Nasılsın, … falan filan oldu” gibisinden mesajlar gönderiyordum. Ardından bir e-kart olayı geldiki sormayın tadını, özel günlerde artık mesajlarımızı e-kart ilaveli gönderiyorduk.

Bayram e- kart

Tabi internette yapacaklarımız şimdikinden sınırlı olduğu için o dönemin popüler zevklerinden bir Manager oyununa daldık ki sormayın ” World manager 2000″ ne kadar da güzel bir oyun her zaman girip oynuyoruz. Hatta istanbuldaki diğer yeğenim Hikmet de benden önce Fahri’den kaparak mübtelası olmuş üçümüz birlikte olunca takımlar seçiyor ve turnuvalar yapıyorduk. Neyseki onun etkisi bende çok fazla sürmese de futbola ilgisi benden yüksek olan yeğenim Fahri’yi zaman zaman bu oyunu oynarken görmekteyim ve hala bırakamadığını söylemekte. Bende bundan sonra harika bir oyun keşfettim “Age of Empires II”. Az mı harçlıklarımı verdim internet kafelere bu oyunda zaman harcarken! Ama sonunda hardestte (en zor) karşımdaki rakibi yenmeye başladıkça bu oyundan da elimi eteğimi çektim. Zaman zaman tekrar bu oyunu oynasamda artık eski performansımın kalmadığını görüyorum daha düşük seviyelerde bile yenilmeye başladım bilgisayara karşı.

Neyse bugünlerin çılgın modası msn ve facebook’a geçeyim. Benim hayatıma yaklaşık 5 yıl önce girmişti msn. İlk çıktığında oda diğerleri gibi çok heyecan verici bir şeye benziyordu ama artık eskisi gibi yazıları göndermeye değil o oynayan, zıplayan ifadelere şaşırmıştım ilk zamanlar. Sonraları ses ve görüntü özelliğini tadınca artık bundan da ötesi olmaz msn’nin üzerine hiç bir şey gül koklatamaz derken bu teknoloji öyle bi hızlandı ki daha birine doymadan artık öbürüne atlamaya başladık ve facebook çıkıverdi piyasaya. Kendimi bildim bileli hep soğuk bakmışımdır bu online internet dünyasına kişisellerimi bırakmayı. Gel zaman git zaman çok dirensemde sonrasında arkadaşların

– gel gel şu videoya bak

– şu bizim arkadaş değil mi?

– bak şu kız bizim eski okuldan değil mi?

… değilmi, değilmi sözlerinden sonra bir gün üye olucam ama resmi ve özel bilgilerimi falan koymucam sadece zaman zaman videolara bakarım düşüncesiyle dalıverdim facebook kervanına. Gel zaman git zaman ona buna bakarak bizde seriverdik ipliği pazara sadece video izleyeceğim diye girdiğim facebook’ta çağ atlayarak reklam vermeye kadar gittim. Şundan 6 ay öncesinde yoğun bir şekilde kullanmışsam da artık doyuma ulaştım ve haftada 1-2 defa ya giriyorum ya da hiç girmiyorum ve ayrıca girsemde son iki aydır ofline girmediğimi pek hatırlamam. Çünkü buradan ve msn’den luzun olmadıkca görüşme yapmak istemiyorum ve hem saçma gelmeye başladı bu işler, yazımı okuyan arkadaşlarım varsa da söyleyeyim “lüzumsuz yere lütfen online mesaj yazmayın” ama konuşmak isterseniz veya güzel bir şeyi mail adresime göndererek paylaşırsanız memenun olurum. Bende olan bu facebook msn doyumunu geçen hefta arkadaşım Mustafa’ya açtımda ondanda artık pek tat vermediğini ve son günlerde çok seyrek girdiğini söyledi. SİZDE DURUM NE?

Ayrıca geçen haftasonu internette geçirdiğim rutin zamanların birini arkadaşlarıma ayırarak pikniğe gittim ki sormayın keyfimi! Sizde msn’de veya facebook’ta konuştuğunuz arkadaşınıza dışarıda veya uygun bir ortamda buluşmanızı teklif edin ve oraya gidin ve göreceksiniz ki online muhabbetten ne kadar güzel sıcak ve samimi bu yaptığınız. Eğer dediğim gibi değilse bir daha yazılarımı OKUMAYIN!

Kayseri fuar piknik

Tags:

13
Eki

Kayseri’nin Öğrenci Beldesi Talas

   Yazar: İbrahim ARSLAN    Kategori Şehir

        Talas İlçesi

Bu yıl Üniversite öğrenimimin 4 yılını geçirdiğim Kayseri’nin merkez ilçeleri Melikgazi’den Talas’a taşındım. İlk geldiğimde merkezden biraz uzak olduğu için pek hoşnut olmadığım bu ilçeyi gün geçtikçe sevmeye başladım. Bulunduğum yerden her ne kadar üniversitenin içine belediye otobüsü olmasada ikamet ettiğim yerin Fakülteye 20 – 25 dakikalık yürüme mesafesinde olması şu an beni fazla yormamakta. Eğer otobüse binmek istersem de 5 dakika anayola yürümeme gerekiyor ve ardından otobüs ile 7 – 8 dakika da Üniversitenin giriş kapısına ulaşıyor ve oradan da yürüyerek 6 – 8 dakikada  fakülteme ulaşıyorum. Bunların hepsini toplarsak da tamamen yürüyerek ulaştığım zamanla otobüsün ulaştığı zaman pek farklı değil. Şimdilerde spor yapıyorum düşüncesiyle bu yolu sabah akşam yürüyorum ama umarım Kayseri Büyükşehir Belediye’si Talas Yenidoğan mahallesi Atılgan Sokaktan geçen belediye otobüslerinin bir kısmının güzergahını haftaiçinde belirli saatlerde Üniversite içerisine çevirir, biz de kış aylarında bu sıkıntıdan kurtuluruz.

Bugün itibari ile 2. haftamı dolduracağım bu yerleşim yerinde. Parklar her nekadar büyük illere kıyasla küçük olsa da düzenlerinden çok memnun kaldığımı ve özellikle merkezdeki Osmanlı Kültür Evine keyifle oturmak için sık sık geldiğimi söyleyebilirim.

Osmanlı Kültür Evi

Geçen cumartesi akşamı yapılan şiir dinletisini keyifle dinlediğimi söyler, bunun için de desteklerinden dolayı Talas Belediyesine buradan teşekkürlerimi iletmek isterim.  Ayrıca bu muhitte son yıllarda yapılan binalarla kiralar o kadar ucuzlamış ki batıda (örnek olarak benim ilim Çanakkale’de) 500 – 700 TL ye kiraladığınız bir evi burada 300 – 500 Tl ye kiralayabiliyorsunuz. Hal böyle oluncada Talas’ın şu an tam bir öğrenci beldesi olduğunu söyleyebilirim. Hangi apartmana baksan en az bir tane öğrenci evi var. Eğer Kayseri Büyükşehir Belediyesi de ulaşımı biraz daha kolaylaştırır  ve gençlerin isteklerine cevap verecek mekanları buralara kurarsa üniversiteye gelmeden önce duyduğumuz öğrenci kenti Eskişehir ibaresi öğrenci kenti Kayseri hatta Talas’la özdeşleşir.

  Bu senenin hakkımda iyi olacağını umuyor, herkese sağlık sıhhat ve afiyetler diliyorum. ( Bugün biraz hastayım da)

Tags: , , , ,

14
Eyl

Seviyorum Seni Ülkem

   Yazar: İbrahim ARSLAN    Kategori Mizah

    Kız kulesi

Dil kursu için gitmiş olduğum İngiltere’den döndükten sonra bana komik gelen bir hadiseyi anlatarak yazılarıma burada pazardan pazara devam etmek istiyorum.

Bu yazın başında (27.06.2009) gitmiş olduğum İngiltere’den geçen hafta(05.09.2009) cumartesi akşamı döndüm. Daha uçaktan inmeden, yolda en uzun süre üzerinde uçtuğumuz şehrin İstanbul olup, bir süre gece alçaktan seyrini görme fırsatım olması ve uçakta bir müddet sohbet ettiğimiz Gürcistanlı arkadaşın Atatürk Havalimanı’na yaklaşırken “Tamamı İstanbul mu? Harika görünüyor” demesi demesi gerçekten beni onure etti. İstanbul’un gündüz seyrinin harika olduğunu biliyordum ama gecesinin de ondan aşağı bir tarafı yokmuş. Sonrasında havaalanına indikten sonra ikinci yolculuğuna devam edecek olan uçakta tanışıp samimi olduğum arkadaşı transfer bölümüne kadar geçirip pasaport kontrolüne geçtim. Ardından valizimi almak için yöneldiğim bölümde bulunan polis memuruna “-Londra’dan gelen uçağın valiz bölümü neresi” deme ihtiyacını kendimde hissettim. Polis memurunun el işaretinden sonra İngilterede uzun süre kullandığımız teşekkür sözcüğünü (Thank You) hiç anlamdan söyleyiverdim. Devamında Türk olduğumu daha öncesinden sezen polis memurunun hafif tebessümünü görünce “-Çaktırma abi ağız alışkanlığı” deyip valiz bölümüne yöneldim ve sonrasında da havalanındaki Metro durağına geldim. Durakta görmüş olduğum İstanbul resimlerine tren gelinceye kadar hayranlıkla baktım. Daha öncesinde kitaplarda veya internet ortamında görmüş olduğum bu resimler sanki daha bi güzel geldi bana. Gidiş yönüm olarakta Zeytinburnu durağında hattı değiştirip tramvaya binmem gerekiyordu. Metrodan inip tramvay durağına geçtikten sonra İngiltere’de alışageldiğimiz, ilk iş olarak Hareket cetveline baktım. Hareket cetvelinde son sefer olarak 00:00 ‘ ı gösteriyordu, baktığım zamanda da saat 23:56 idi, bir müddet bekledikten sonra 00:02 de artık tramvaydan umudu keserek orada bulunan bir adama “- Tramvayın son seferi kaçta dedim” o da bana “- Valla benim bildiğim on iki çeyrekte ama belli olmaz birde de gelir” dedi. (İlk zamanlar bir  iki otobüs kaçırdıktan sonra dakik olmaya çalışan ben içimden “- nasıl on iki çeyrekte olur bak buraya son sefer olarak 00:00 yazmışlar diyesim gelsede” hem adamın söylemiş olduğu “Belli olmaz birde de gelir” sözü amcanın söylediği şiveyle birlikte bana çok komik geldi ve bende burası Türkiye ne olacağı belli olmaz diyerek beklemeye devam ettim. Ardından tam 00:06 da tramvayın bu son durağa süzüle süsüle geldiğini görünce hem güldüm hem de bu olayın kendime yaramışlığına şaşırarak ne olursan ol Seviyorum seni ülkem demekten kendime alamadım.

(Bu yazıyı yazmaktaki amacım gelir gelmez ülkemdeki işleri eleştirmek değil, ülkeme indiğimde ilk anım olduğundandır. )

10
Tem

İngiltere’de İlk İki Günüm (Dil Kursu)

   Yazar: İbrahim ARSLAN    Kategori Genel Güncel

    londra

Uzun zamandır bloğa yazı yazmayalı aklımda olanları bile toplamakta zorlanır olmuşum. Neyse millet, İngiltere’ye dil kursuna gelişimi ve burada geçen 2 günümdeki maceraları bu yazımda sizinle paylaşacağım, umarım birçok kişi için gitmeden önce az da olsa yardımcı bilgi çıkar. Çünkü kendim gelmeden önce bir çok yeri okuyup korku ve heyecanımı bu şekilde atmıştım.

Yaz dönemini daha iyi bir şekilde değerlendirmek için bir senedir aklımda yurtdışında İngilizce dil eğitimi alma fikri vardı. Çünkü daha önceleri gitmiş olduğum kurslarda pek bir mesafe kaydedememiştim. (Mesafe kaydedememin sebebi de tabi birazda benden kaynaklanıyor. Pek çalışmıyordum, ve pratik yapacak bir konuşma ortamım yoktu.) Sene sonuna 2 ay kala başladım internette sorup soruşturmaya. Tabi ilk günler seçmek için pek bir bilgim de olmadığından hergün bir başka ülkeye gitmeye karar veriyorum. Sırasıyla söyleyecek olursam Güney Afrika (Cape Town), Kanada, Yeni zellanda derken en sonunda forumları iyice talan edip dedimki ben İngilizceyi öğrenicem o zaman en duru en güzel İngilizce İngiltere’de ben de o halde İngiltereye gitmeliyim dedim. Sonrasında artık gözümü diğer ülkelere kapatıp okul seçimine başladım bunda da yaklaşık 2 hafta karar vermek için bir o okul bir bu okul derken kendi huy, hareketlerime ve bütçeme bakarak Soutbourne School of English’e gitmeye karar verdim. Sonrasında okuldan gelen evrakları al, pasaport başvurusu vs. derken 12 gün sonra pasaportumun çıktığını öğrendim ve hemen bir sonraki haftadaki kura başlamak için cuma gününden bilet aldım. (Normalde cumartesi günü gidecektim ama o gün yoğunluktan dolayı ucak biletinin (gidiş geliş) 1.200 lira olduğunu görünce cumadan 562 liraya Londra Heathrow’a  saat:8:00 a Türk hava yollarından bilet aldım.) Neyse bir gün öncesinden İstanbula dayımlara gidip bir akşam onlarda kaldım. Ertesi sabah (sağ olasın) dayım beni (Atatürk Hava Limanı) havalimanına götürdü ve bana yardımcı oldu. Bilet kontrolüne gittiğimizde havaalanındaki görevli nereye gidiyorsun, niye gidiyorsun, valizini kimle hazırladım, birine ait eşya varmı gibisinden başlayınca, sorular her ne kadar güvenlik amaçlı da olsa biraz tırstım.  Ayrıca sadece benim pasaportumu alıp sorgulamak için gidince görevliye biraz canım sıkıldı, neyse ki sonra sorunsuz bir şekilde kontrolden geçip vedalaştıktan sonra serbest bölgeye geçip ilerlemeye başladım. Ardından saat 8’e çeyrek kala uçağın içine alınmaya başladık, koltuğuma geçtiğimde yan tarafımdakilerden birinin “Dil kursu mu kardeş?” sözünü duyunca  hemen heyecanım yatışmaya başladı, kendi kendime he işte yav ne heyecanlanıyorsun herkes gidiyor dedim. Sonra biraz muhabbetten sonra kaynaştık. Yolculuk sırasında, ilk havayolu yolculuğum da olduğundan, bulunduğum cam kenarından aşağıları seyrettim ve bir süre de oyun oynayarak vakit geçirdim. Sonrasında Heathrow Havalimanına geldiğimizde hava İstanbul’daki gibi değil, bulutluylu. Yanımdakilerden Melih “Burası hergün yağmurlu” deyince biraz içim sıkıldı ama ne de olsa dil kursuna geldik tatile gelmedik ya dedim. Sonrasında havaalanında uçak yolcuları indirmek için yaklaşık 20-25 dk bekleyince biraz canımız sıkıldı. Tabi ilk gidişim olduğundan içimden bu adamlar bize gıcık erken izin vermiyorlar diyesim geldi. Neyse ki sonrasında İngiltere toprağına ayak bastık. Bende tekrar heyecan başladı pasaport görevlisine ya doğru düzgün cevap veremezsem falan filan. Elimdeki sözlükten (istanbuldaki sorulan sorulara benzer sorular sorarlar demişlerdi) bilmediğim kelimelere bakarak yol alıyorum. Sonrasında sıraya geçip sıra sıra boşalan veznelere geçiyoruz. 2. sıradaki orta üzeri yaşlı bayanın yanına gidenlerin biraz fazla soruya muhatap kaldıklarını gördüm ben de tabi içimden inşallah şunda sıra gelmez diye artık içimden sayıklıyorum, ve herşey istediğim gibi olup şeker mi şeker 30-40 yaşlarında güler yüzlü bir adamın yanına gitim, bana  -kaç ay dedi, iki buçuk nasıl diyeceğimi bilemediğim için bende biraz heyecanlanarak on weeks dedim ikincisinde düzelterek ten weeks dedim neyseki halimi anlayıp gülümsedi. “Öğrenci mi?” dedi, “Yes” falan derken arada birşeyler de söylendi ama pek anlamasam da sonunda posaportu uzatı ve valiz kısmına geçtim. Aslında sonrasında ya niye heyecanlanıyorsunki diye kızdım kendime, ama Atatürk Havalimanı’nda bunca soru sorarlarsa İngiltere’de de ne sormaz diyerek kendimi korkutmuşum. Neyseki sonrarasında ucaktaki arkadaşlarla vedalaştım ve kendime havalanından bir Türk’ün de yardımıyla telefon hattı aldım, ve bir günlük konaklamak için gelmeden önce adresini aldığım Londra’daki adrese telefon ettim. Aradığım kişi Türk olduğu için kolayca hangi trene hangi otobüse bineceğimin tarifini alıp, yola koyuldum. (Şunu da belirmeliyim ki eğer Türkiye’den Londra’ya  geliyorsanız elinize bir tane harita alın az çok da okuma yazmanız varsa burada kaybolmanız mümkün değil.) Trenden indikten sonra bulunduğum yerdeki duraktan bilet makinasına madeni para atıp bir binişlik kart alacaktım ama yanımda demir para olmadığı için, “Acaba otobüste kabul etmezler mi?” diye düşünüp bir sorayım dedim. Neyseki otobüs geldi şöför siyahi biriydi içeri girdiğimde 5 paundu uzattım tam ben binerken arkamda da tekerlekli sandalyeli bir başka siyahi bir adam otobüse binmeye çalışıyordu bana sanki geç der gibi bir işaretle birşeyler söyledi çünkü o an binmeye çalışan o adamla çok kısa bir diyolog kurdu. Şöförlerin de kilitli otobüs mahallinden çıkmaları burada yasak olduğu için arkamı döndüğümde bana birşeyler söylemeye çalışan adamı halinden anlayıp tekerlekli sandalyesinden iterek otobüse geçirdim ve sonrasında belirtilen yere gelip indim.

Söyleyeceğim şudur ki, ben kırık dökük İngilizcemle biraz da maceralı bir şekilde kolayca gelmişsem, artık gerisini siz düşünün, yukarıdaki yazıyı daha heyecanlı kılmak için sözcükleri günlük konuşma dilimle yazdım, umarım okurken sizin heyecanınızı daha çabuk yatıştıracaktır. Ama şunuda söylemeliyimki her ne kadar İngilizceyi Türkiye’de halletseniz de değişik bir ülke, kültür görmek size iyi şeyler katacaktır derim. Eğer gelecekseniz valizinizi hazırlayın, gerisini düşünmeyin. Nasıl olsa bulursunuz gideceğiniz yeri.

Hadi kalın sağlıcakla. (Zaman bulabilirsem size yazarım buralardan.)

İbrahim ARSLAN

ÇANAKKALE / Biga

ibrahim arslan

Tags: , , ,

10
May

Klas Demir Doğrama

   Yazar: İbrahim ARSLAN    Kategori Genel Güncel

Artık demir doğrama, pvc, çelik kapı, kepenk ve küpeşte ihtiyaçlarınızı internet üzerinden sipariş verebilecek veya bilgi alabileceksiniz!

Gün geçiyor dünya değişiyor ve buna paralel olarak online dünyadaki işlerde tüm hızıyla mesafe kat etmekte. Daha düne kadar mail atmak, resim bakmak, yazı okumak için kullandığımız internet artık tüm ihtiyaçlarımıza cevap vermek için olanca hızıyla ilerliyor.

30 Nisanda google’ın İstanbul gran cevahir otel kongre merkezinde ikincisini düzenlemiş olduğu internet reklamcılığı programından sonra bize dağıtılan klasördeki su tesisatçısının başarı öyküsünü okurken birden aklımda yeni bir fikir belirdi. İstanbul’daki bir yakınımızın sahibi olduğu Klas demir doğrama atölyesi için bir site yapmaya kadar verdim. Hazır İstanbulda iken de hemen ona fikrimi anlattım. Başlangıçta bu konularda pek bilgisi olmayan bu yakınımız olaya sıcak baktı fakat site için gerekli bilgi yazı ve metaryeller olmadığı için konuyla pek alakalı olamadı ama ben hemen o gun içinde aklıma gelen düşünceyi gerçekleştirmek istedim ve akşam onlara fisafir oldum. Çay, çerez faslında  atölyenin kuruluş bilgilerini ve ne işler yaptığına dair yazıları not defterime kaydederek sabahleyin ufak bir tasarım yaparak klas demir doğramanın; anasayfa, hakkımızda ve iletişimden oluşan 3 sayfalık sitesini hazırladım. İki gün içinde de yazı ve fotoğraflarıda tamamlayarak alan adını alıp kullanmış olduğum sunucudan bir hesap tanımlayarak siteyi yayına koydum. Bugünlerde de 3 ytl lik günlük bütçeyle çelik kapı, demir doğrama, demir küpeşte kelimelerinde Adworse reklam vererek sonuçları izlemeye koyuldum, umarın en kısa zamanda sipariş almaya başlar.

Darısı internete girmeyi düşünen diğer küçük işletmelere. Ayrıca buradan belirtmek isterim ki yaz döneminde (8 hazirandan sonra şimdi sınavlar var) google’nin gap sınavını geçip internette küçük işletmelere reklamcılık konusunda hizmet vermek istiyorum. Birşeyler üretmek için gecesini gündüzünü çalışmakla geçirek küçük işletme sahiplerine yardımcı olmak bana mutluluk verecektir.

İbrahim ARSLAN (iletişim:[email protected]…..com)

Tags: , , , , ,

4
Oca

Bilgi Yarışması

   Yazar: İbrahim ARSLAN    Kategori Genel Güncel

      Türkiye’nin ilk ödüllü bilgi yarışması oyun1game tarafından iki aylık periotlarla düzenlenen ödüllü bilgi yarışmalarının 9.’su 3 Ocak 2009 Cumartesi günü başladı. Herzaman olduğu gibi bu yarışmada da bir birinden güzel orjinal sorularla site, denetçileri tarafından takdirle karşılandı. Bizşerde Lafistan Ekibi olarak siteyi tebrik eder, yarışmaların devamını dileriz.

9. Ödüllü Bilgi Yarışması Soruları:

1- 1 Ocak 2009 tarihinde tedavüle giren Türk liralarının en büyük banknotu kaç liralıktır.

2- Mimar Sinan’ın (1489-1588) ustalık eseri olan Selimiye Külliyesi hangi ilimizdedir.

3- Aşağıdaki soru işareti yerine kaç gelmelidir.

9 – 4 – 7 – 6 – ? – 10

4- Bölge ortalama zamanı olarak; 0 derece meridyenine göre saatini ayarlayan Londra’da saat 12:30’u gösterirken 30 derece meridyenini kullanan Ankara’da saat kaçı gösterir.

5- “Oyun1game hem eğlendirir hem de yarıştırır.” cümlesinin öznesini yazınız.

Ayrıca sitenin eğlence kısmı olan En Güzel Oyunlar Mario Oyunları ve Zeka Oyunları kısmınada bakmadan geçmeyin.

Tags:

18
Ara

Oyun1game.com Yarışma Arşivi

   Yazar: İbrahim ARSLAN    Kategori Genel Güncel

Nisan 2007’de kurulduktan sonra çocuklara internette kötülüklerden arındırılmış yepyeni oyunları sunmayı hedefleyen oyun1game.com site ekibi kısa zamanda yenilikler yaparak yarışma bölümünüde ziyaretçilerine kazandırmıştır. İki yılda bu aya kadar 8 ödüllü bilgi yarışması yapan yarışma ekibi yeni dönemde de süpriz hediyelerle ziyaretçilerinin karşısına çıkacaktır. Oyn sitesi yöneticileri bu ay yarışmanın tüm soruve cevaplarını internette ziyaretçilerin gösterimine açmıştır.

Oyun1game.com’un 2 aylık periyotlarla yapmış olduğu ödüllü bilgi yarışmalarının tümü artık sitenin yarışma arşivi sayfasında yayınlanmakta. Site yöneticileri olarak bu bilgi hazinesini eğitim kurumlarına ve öğrencilere sunmkatan gurur duyuyor ve yarınımız gençlerin bilgi birikimlerine bir nebzede olsa katkı sağladığımız için sevinçliyiz.

Oyun1gamecom Yarışma Ekibi

Tags:

19
Kas

Gencim, Şikayetçiyim

   Yazar: İbrahim ARSLAN    Kategori Yorum

Gençlere soruluyor ama kafalar karışık… “Kimleri örnek alıyorsunuz?” diye sorulunca tabi ki anne ve babamı diyorlar. Alkol kullanıyorlar, sigara içiyorlar, barlardan hiç çıkmıyorlar. Kendilerine güveniyorlar ama en çok bu ülkede dine ve dinden bahsedene güveniyorlar, sonrada askere. Siyaseti takip etmiyorlar… Merakta etmiyorlar… Peki siyasetteki yeriniz neresi deyince de genelde muhafazakar milliyetçi diyorlar…

     Gençlere yurtdışında yaşamak ister misiniz  sorusu sorulduğunda? Ülkeyi seven aynı gençler büyük bir çoğunlukla evet diyorlar. Yani daha çok ülkenin dışını seviyorlar. AB’ye giriş için ne dersiniz? deyince de hayır diyorlar. Kendileri giriyor nasılsa ülkenin ne işi var orada. Ben gireyim de o şimdilik dursun havasındalar. 70’lerden sonra gençler için hayat daha farklı oldu tabi ki. O zamanlar aktif olarak siyasetle uğraşan gençlik, şimdilerde siyasetten, soru sormaktan, eleştirmekten uzak; hyatı sadece sınavlara girip çıkmak otobüsle ev okul arasında gidip gelmek, magazin, marka, kızlar, yakışıklı erkekler, hobi diye yedirilen saçmalıklar silsilesi sanıyorlar.

Bizim şimdiki milliyetçi gnçlerimiz gazete okumuyor; televizyonda da sadece eğlence programı izliyorlar. Polat ağabeyleri gibi şekil yapmak, Sabancı gibi paraya para dememek, sonra sabahlara kadar eğlenmek en büyük istekleri. Çoğu Türkiye’nin geleceğinden şüpheli, kendi geleceklerinden ise eminler. Ülke batsa bile bir şekilde sıyrılır giderim derdindeler. Ülkem batarsa bend batarım, ülkemi batmaktan nasıl kurtarırım diye düşünen kuşakları bir şekilde birbirine kırdırıp darağaçlarında, cezaevlerinde tek tek yok ettiler. Kitap günah, örgütlenme yasak, siyaset tuzak diyerek, bayağı magazini, içi kof bir milliyetçiliği vererek, düşünmek suç düşündürmek günah diyerek, her koyun kendi bacağından asıldığını söyleyerek, okumadan da bir şekilde yırtmak mümkündür boşver’i işleyerek, pozitif düşünceye aklı ermeyen, gözü dışarıda, umutsuz vakalar yarattılar.

    Manzara böyleyken ne yapar büyükler bilinmez. Dünyanın her yerinde bilinen gerçek, düşüncenin, siyasetin, okulunun olmadığı ve bu işlevi kişilerin, kişilerin oluşturduğu kuruluş ve örgütlerin yerine getirdiğidir. Değişimin ve dönüşümün gücü olan gençleri, düşünce hayatına katmaz, belli alanlarda uzmanlaşmalarını sağlayamazsanız, yarınların gelişen toplumları nasıl yetişir? Gençlerde hal böyleyken bende onların yırtmış idollerinden Ege ÇUBUKÇU’nun gençler arsında pek yayılmış şarkılarından biriyle iyi haftalar diliyorum gençlere…

KAYSERİ SON NOKTA GAZETESİ

Akın PEKER.

Tags: ,

5
Kas

Para Ödüllü Yarışma

   Yazar: İbrahim ARSLAN    Kategori Genel Güncel

Oyun1game.com tarafından iki aylık periyotlarda düzenlenen bilen kazanır 8. ödüllü bilgi yarışması 8 Kasım 2008 Cumartesi saat:14:30 da başlıyor. Bu yarışmada da diğerlerinde olduğu gibi dereceye girenlere çeşitli para ödülleri ve bilim çocuk / bilim teknik dergisi hediye verilecektir. Yarışmaya katılmak için hiçbir yaş sınırlaması yoktur. Hediyeler hakkında ayrıntılı bilgi oyun1game.com sitesini bilen kazanır sayfasındadir. Tüm katılımcılarımıza başarılar dileriz.

Sitedeki Görülesi Sayfalar: Araba Yarışı, Mario Oyunları, oyunlar1

Tags: ,

31
Eki

Google Adsense Hedeflenebilir Reklamlar

   Yazar: İbrahim ARSLAN    Kategori Web Bilgisi

Google adsense’nin bu yıl başlatmış olduğu hedeflenebilir reklam özelliği alanında az özgün içerikli siteleri umarım fazlasıyla memnun etmiştir. Aynı zamanda da her telden çalan siteleri üzmüştür. Çünkü geçen hafta google adsense yönetimi İstanbulda yapmış olduğu internet reklamcılığı konferansında dediki; “Örneğin bir forum ve bir teknolojik alet aksesuar ve modellerini tanıtan iki sitede benzer bir fotoğraf makinası reklamı tıklamasında amacında içerik yayınlayan teknoji sitesine daha fazla para veriyoruz.” buda gösteriyorki google doğru içerik yayınlayan siteleri ödüllendirerek interneti çok sitlerden kurtarıyor. Ama durum alanında fazla site bulunan oyun, haber vb. siteler için farklı. Burada iş tamamen hedeflenmiş reklamlar, ve reklamverenlerin isteğine göre değişiyor. Bu durumu bir oyun sitesi editörü olduğum için oyun1game.com üzerinden örneklendirek açıklamak istiyorum. Geçen ay google adsense hedeflenebilir reklam paneline  (Reklam İnceleme Merkezi) baktığımda bir hayli hedeflenmiş reklam vardı. Ama nedense ay boyunca (diğerlerinin tıklama oranı çok düşük sanırım) sitede turkticaret.net, metin2.org, hepsiburada.com reklamları yayınlandı. Turkticaret.net’in reklamları hedeflenmiş reklamlardı diğerleri ise genel ağdandı.

Meti2.org oyun sitesi reklamının oyun1game.com da yayınlanması çok normal tıklama oranıda diğer reklamlara göre yüksek olduğundan 3 reklam alanından herhangi gözüküyordu.

Hepsiburada.com’a gelince; sanıyorum hepsiburada.com yönetimi şu günlerde hissedilmekte olan kriz döneminde reklamı tamamen kesmenkte olan küçük alışveriş sitelerini zayıflatmak için çok fazla reklam yaparak krizi en karlı şekilde atlatıp gelecek günlerin mutluluğunu şimdiden yaşamak istiyor. Ayrıca geçen ay batıp piyasadan kaybolan weblebi.com’un sadık müşterilerini kendine çekmek istiyor.

Turkticaret.net’e gelince; Sitemizde yapmış olduğumuz yarışmalarda gördüğümüz kadarıyla dereceye girenler 15-25 yaş  aralığında ve nekadar da çocuk oyun sitesi olsada bundan yaklaşık bir ay önce gördüğüm manzara beni çok heyecanlandırmıştı. – Bir akşam üstü (18:00 gibi) bulunduğum ilin Ziraat bankasının yanından geçerken memurlardan birinin sitemizdeki Bisikletliyi Fırlat oyununu oynadığını gördüm ve dedimki yarışmalardan almış olduğumuz veriler aşağı yukarı doğru yani orta yaş gurubundan da ziyaretçimiz var ve turkticaret.net memnun oluyorki hala hedeflenmiş reklamları yayınlamakta, ve bana öyle geliyorki bugünlerde gençler mantar gibi blog site açmakta ve bunları barındırmak için Türkiye’de birçok kişiye hizmet veren turkticaret.net’i seçerek iyi bir tercih yapıyorlardır. Bizim açımızdan ilk zamanlar bu hedelenmiş reklamların yayınlanması çok güzeldi fakat bir müddet zaman geçince siteye tekrardan gelen ziyaretçi eğer daha önce siteye gidip işini halletmişse bir daha gitmiyor.

Son olarak yüksek kazanç hedefliyorsanız sitenizde çok reklamcının reklam alanlarınızda yarışması için siteyi daha cazip hale getirmelisiniz.

Tüm okurlara saygı ve sevgilerimi sunar, adsense kulanıcılarına bol kazançlı günler dilerim.

Tags: , , , , , , , , ,

27
Eki

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı

   Yazar: İbrahim ARSLAN    Kategori Genel Güncel

    

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılıp Cumhuriyetin ilan edilmesinden sonra 2 Şubat 1925 ‘te Hariciye Vekaleti’ince (Dışişleri Bakanlığı) düzenlenen bir kanun teklifinde 29 Ekim’in Cumhuriyet bayramı olması önerisinin 19 Nisan’da TBMM tarafından kabul edilmesinden sonra kutlanılan resmi bayram günümüzdür.

Kutuluş savaşının zaferle kazanılmasından sonra 1 Kasım 1922’de Türkiye Büyük Millet Meclisi saltanatı lağvetti. Bundan sonraki yeni dönemde Atatürk egemenliğin gücünü ulustan alan bir yönetim sistemi olan Cumhuriyetin ilanı için çalışmalar yaptı ve 28 Ekim 1923 akşamı yakın arkadaşlarını Çankaya’da yemeğe toplayıp “Yarın Cumhuriyeti İlan Edeceğiz” diyerek onların fikirlerini değerlendirip ertesi gün mecliste mecliste milletvekilleri ile görüştükten sonra “Cumhuriyet” önergesi mecliste meclise sunuldu ve önerge kabul edild. Böylece 24 Temmuz 1923’te lozan barış antlaşmasıyla temelleri atılan Türkiye devletinin yönetim şekli “Cumhuriyet” adı da “Türkiye Cumhuriyeti Devleti” oldu.

Cumhuriyet yönetiminde “Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir” ulus kendini yönetme yetkisini, kendini temsil eden milletvekilleri aracılığı ile kullanır. Yurttaşın seçme ve seçilme hakkı vardır. seçilenler ulus adına yasaları tasarlar ve yöneticileri denetler.

Cumhuriyetimizin 85. yılı kutlu olsun.

Tags: , , , ,

5
Eyl

Türkiyenin İlk Ödüllü Oyun Sitesi

   Yazar: İbrahim ARSLAN    Kategori Genel Güncel

Türkiye’nin bilgi yarışmalı ödüllü oyun sitesi oyun1game.com 6 eylül 2008 cumartesi saat:14:30 ‘da 7. bilgi yarışmasını düzenliyor. Yarışmada ilk üçe girenlere büyük ödüller ve sıralamada 10 ve 10’un katlarına 100 e kadar bilim teknik ve bilim çocuk dergisi verilecektir. Yarışmaya katılmak için herhangi bir form ve üyelik gerekmemektedir. Ayrıntılar sitenin bilen kazanır sayfasından.

18
Ağu

Oyun1game.com Siteye Oyun Ekleme

   Yazar: İbrahim ARSLAN    Kategori Web Bilgisi

Merhaba; Şimdi sizlere kardeş sitemiz oyun1game.com tarafından site tasarımcılarına sunulan yeni bir hizmeti tanıtacağım.

Sitene Oyun Ekleme : Web dünyasına yeni atılan birçok webmaster için gerekli html kodlarından biri. Bu html kodları sayesinde yeni bir kodlama sistemi yapmadan oyun1game.com sitesindeki tüm oyunları rasgele sıralanmış şekilde sitenizde gösterebilir ve ziyaretçileriniz için kolay ulaşım linki oluşturmuş olursunuz. Sitede bulunan html kodlarını sitenizin veya bloğunuzun (wordpress.com, bedavasitem.com, azbuz.com, blogcu.com, blogspot.com, sitemynet.com vb.) uygun boşluktaki herhangi bir yerine yapıştırarak anında oyunların bulunduğunuz sayfada yer almasını sağlayabilirsiniz. Fakat kodları eklerken dikkat etmeniz gereken bir husus var, bu kodlar yazı yazma kısmına eklenirse browser bunları yazı gibi okur ve sizede kötü bir görüntü sunar. Sizler bu kodları eklerken sitenizin düzenleme kısmına gectiğinizde buradaki kodları html kısmına ekleyin ve sonra çalıştırın göreceksiniz oyunlar anında belirecek sitenizde.

Umarın konu anlaşılmıştır eğer sorun yaşarsanız yorumlar kısmından sitenizide belirterek yardım alabilirsiniz.

Tags: , ,

28
Tem

6. Ödüllü Bilgi yarışmasına itiraz.

   Yazar: İbrahim ARSLAN    Kategori Genel Güncel

İki aylık periyotlarla düzenlediğimiz ödüllü bilgi yarışmalarından 6. sı dün sona ermiştir. Bu yarışmamızada  herzaman olduğu gibi ilgi büyüktü. Yarışma sonunda bize gelen cevaplar içinden 2899 tanesi geçerli sayılmış ve 30 kişi 80 puan ve üzerinde alarak dereceye girmiştir. Fakat bu yarışmamızın sonunda her zamankinden farklı olarak 2. soruya birkaç  itiraz mail’i gemiştir bunuda kendimiz şu şekilde cevapladık.

Örnek İtiraz

Merhaba. oyun1game ödüllü yarışma sonuçlarına itiraz etmek istiyorum. Kendim kazanacağım için değil bundan sonra daha dikkatli olmanız için. 2. soru kesinlikle yanlış. Sizin mantığınıza göre köklü sayılar ve üslü sayıların da eklenmesi lazım. Neyse bir daha milleti tuzağa düşüreceğiz diye böyle mantık dışı sorular sormayın.Yine de teşekkürler devamını bekliyorum.

Abdulkerim ERİM / İstanbul

Site Yöneticilerinin Açıklaması

Değerli Site Ziyaretçileri;
6.’sını düzenlediğimiz BİLEN KAZANIR ödüllü bilgi yarışmasında yer alan 2. soru ( 1,0,1 Rakamlarını Yalnızca Birer Kez Kullanarak kaç Farklı Sayı Yazılır )’ya gelen birkaç maille ( Köklü Sayıların Kullanımı da Gerektiğine Dair ) itiraz edilmiştir.

Dikkat edildiği üzere sayılar 1,0,1 rakamlarından oluşması gerekmekte ve sayıların birbirinden farklı olması istenmektedir…
Burada itiraz eden yarışmacılardan bir kaçının gözünden kaçan şey elde edilen sayıların işlem yapılmaksızın, sayıların yazılması erektiğidir. Örneğin  11*11 = 121 cevabı ve buna benzer birçok sayının bu şekilde kullanılmasıyla elde edilen sonuçlar soru için geçersiz cevap olacaktır. Köklü sayıların kurulumuna bakılacak olursa üslü sayıların kurumunda yer alan mantığın tam tersinedir.
Bu veriler altında KAREKÖK(11) KAREKÖK(101) gibi cevaplar işlem mantığı kurulduğu için geçersiz kılınmıştır.

İLGİNİZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ… Oyun1Game.Com Yönetimi

Ayrıca bu konuda TÜBİTAK’ tanda sorunun çözümü için yardım istenmiştir. Bilginize

Tags:

13
Tem

Google Adsense mi Reklamstore mi

   Yazar: İbrahim ARSLAN    Kategori Web Bilgisi

Şu günlerde webmasterlerin karar vermekte zorlandıkları bir konu. Bir yıl öncesine kadar kime sorarsanız kesinlikle google adsense derdi. Fakat son zamanlarda yayın ağını ve reklam çeşitliliğini arttıran reklamstore de google’a rakip olmasada rakip çizgisinin biraz uzağından google adsense’i takip ediyor.Reklamstore’ye kayıt yaptırmam altı ayı geçsede yaklaşık iki aydır bu sistemle çalışıyorum. Oyun1game.com ‘a ilk eklediğim günlerde site ziyaretçileri yeni farklı reklam sitilllerine bir hayli ilgi gösterip tıklasalarda bir müddet sonra bu şekillere de alıştılar ve tıklama oranları azaldı. Bende bundan sonra google adsense ve reklamstore’yi beraber kullanmaya başladım ve gördümki sonuç mükemmel. İki ay öncesinde google adsense veya reklamstore’yi yalnız başına yayınlayıp kazandığım geliri şuan toplamda çok rahat ve hatta biraz fazlasını kazanabiliyorum. Çünkü her iki sistemde de gün boyu değişen reklamlar veya reklam stilleri çok fazla değişmiyor buda pek farkındalık oluşturmuyor.Siz webmasterlara tavsiyem iki şirketinde kurallarını ihlal etmeden reklam yayınlayacağınız alanları seçin ve bir değişken oluşturarak bu alanlara rasgele veya değişmeli olarak reklamları çağırın ardından farkı kısa sürede farkedeceğinizi düşünüyorum.Hepinize iyi günler ESEN KALIN / 13.07.2008 / İbrahim ARSLAN

Tags: , ,

10
Tem

Oyun1game.com Bilen kazanır 6. ödüllü yarışma

   Yazar: İbrahim ARSLAN    Kategori Genel Güncel

Oyun1 game.com bilen kazanır 6.  ödüllü bilgi yarışması 05.07.2008 Pazar günü başladı yine birbirinden güzel  sorularla umarım siz ziyaretçilerimizin beğenisini kazanmışızdır.

Sorular hakkında küçük tüyolar.

1- Euro 2008 �de en çok gol atan milli futbolcumuz kimdir ve kaç gol atmıştır.

2- 1,0,1 rakamlarını yalnızca bir kere kullanarak kaç farklı sayı yazılabilir.

3- Genişlikleri eşit uzunlukları 5 ve 25 metre olan iki oda da cin Ali ayrı ayrı bir deney yapıyor.
(Odaların ön kısmında sadece klima ve boş bir kap var ve deney yeryüzü ortamında yapılıyor. Kapılar da hava sızdırmıyor)

Ali birinci odaya girdiğinde elinde bulunan 0,5 litrelik dolu kolonya şişesini odanın giriş kısmındaki açık kaba döküyor ve klimayı kolonyanın tamamı buharlaşıncaya kadar çalıştırıyor. Ardından odanın 5. metresine gittiğinde kolonya kokusunun oradan da algılayabildiğini görüyor. Sonra ise ikinci odaya girip dolu 1 litre kolonyayı odanın giriş kısmındaki açık kaba döküyor ve klimayı kolonyanın tamamı buharlaşıncaya kadar çalıştırıyor ve yavaş yavaş odanın 25. metresine doğru ilerliyor.

” Cin Ali kolonya kokusunu ikinci odanın kaçıncı metresine kadar algılayabilir.”

4- Doğa, sosyal ve beşeri bilimlerde temel ve uygulamalı akademik araştırmaları desteklemek ve genç araştırmacıları teşvik etmek amacıyla 1963 yılında kurulan TÜBİTAK’ın açılımı nedir.

5- Sanık ve tanıkları çağıran mahkeme görevlisine ne ad verilir.

Ödüllerimiz 

  • Uzaktan Kumandalı Şarjlı Jeep
  • Peluş Bebekler
  • Euro 2008 Futbol Topları
  • Oyun Çadırları
  • Eğitici Oyuncaklar

Gücel Açıklama:

  • 6. ödüllü bilgi yarışmasında 10.07.2008 Saat:05:25 tarihine kadar gelen cevaplar (584 geçerli cevap) okunmuştur ve sıralamada ilk 16 belli olmuştur. Yarışma ilk 100 kişi tamalandığında belli olacaktır.
  • Madde 6: Yarışmada kazananlar sıralamasına 100 ve 80 puan alanlar dahil edilir.

Daha nice yarışmalarda görüşmek ve sizlere hediyeler kazandırmak dileğiyle esen kalın. Oyun bir game

Tags: , , ,