Archive for Mart, 2015

canakkle_caberk_kopek

       Çanakkale’de 17. Alay Komutanı Yarbay Hasan Bey, askerleriyle birlikte ilerliyordu.. Ve bu vaziyette Kilitbahir köyünün ortasındaki meydan çeşmesine kadar geldiler.. Çeşmenin önündeki Hasan Beyin dikkatini birşey çekmişti.. Üzeri yara bere içerisinde ve tüyleri dökülmüş bir köpek su içmek için çeşmeye yanaşmaya çalışıyor, onun bu perişan halini görenler taş atarak köpeği çeşmeden kovuyorlardı..

Hasan Bey bu duruma çok üzüldü, atından indi köpeğin üzerindeki yaralara aldırmadan onu kucağına aldı ve çeşmenin yanına götürdü.. Hayvana su içirdi, yaralarını temizledi. Ardından karnını doyurdu ve köpeği alarak yoluna devam etti. O günden sonra köpeği yanından ayırmadı Hasan Bey! Adını da Canberk koymuştu. Canberk kısa zamanda tüm Mehmetçiklerin dostu olmuştu. Türk askerleriyle siperden sipere atlıyor!.. Tüyleri yeniden çıkmış, yaraları ise tamamen iyileşmişti. Askerler soruyorlardı Hasan Bey’e; “Komutanım, bu köpeğe neden bu kadar alaka gösteriyorsunuz?”

El cevap; “Yüce Allah’ın Kıyamette bu köpeğe neden merhamet etmedin, demesinden korkuyorum!” İşte Hasan Bey böylesine imami kamil biriydi.

Bölgedeki savaş olanca şiddetiyle sürüyordu. Yine siper savaşlarının birinde tarih 11 Temmuz’u gösteriyordu ve bizim Mehmetler, Fransızları püskürtmüşlerdi! Savaş alanı Fransız askerlerinin cesetleriyle doluydu.. Ama biz de zayiat vermiştik.. Mehmetçiklerimiz bir yandan ölen arkadaşlarının defin işleriyle uğraşıyor, diğer yandan ise yaralılara yardım ediyorlardı. Hasan Yarbay’da olayın tam ortasında askerledine direktifler veriyordu. O sırada bir Fransız askerinin yerde kıpırdadığını gördü! Askerin yaralı olduğunu düşündü. Yardım etmek için Fransız askerin üzerine eğildi ki, ölü taklidi yapan asker, sakladığı hançeri Hasan Bey’in göğsüne sapladı. Hasan Bey bir anda sarsıldı ve yere yığıldı. Yarasından oluk gibi kan akıyordu. Herşey aniden olup bitmişti. Yanına koşup gelen askerlerine fısıltı halinde şu sözleri söyledi; “Allah şahidimdir ki, bu Fransız’a iyilik etmek için yaklaştım!”

O an uzaklardan acı bir havlama sesi duyuldu. Canberk olanca hızıyla koşup koşup geldi ve velinimetinin yanına çöktü. Sahibinin ellerini yalıyor, adeta kalkması için yalvarıyordu…

Yarbay Hasan Bey’in gözleri buğulanmış, çehresi solmaya başlamıştı.. Birden, silkinir gibi oldu ve yanındakilere; “beni ayağa kaldırınız” dedi. Askerleri onu yavaşça ayağa kaldırdılar. Üstü başı kan içinde olan ve son anlarını yaşayan Yarbay Hasan Bey; “Lâ ilâhe İllallah Muhammedün Rasulallah” dedi. Yüzünde derin bir tebessüm oluşmuştu…

Ve ardından saygılı bir biçimde sözlerine devam etti. “NİYE ZAHMET BUYURDUNUZ YA RESULALLAH” ve olduğu yere yığılarak ruhunu teslım etmiştir.

Bunun gören mehmetçıkler yarbayın ustune Türk bayrağını orterler.Köpeği Canberk de bayragın altına yarbay Hasan’nın ayak ucuna yatar ve bı sure sonra askerler Yarbay Hasan’ı defnetmek için gelirler bayrağı kaldırdıklarında kopegi Canberk’i kaldırmak ısterler ama bır turlu bunu basaramazlar aradan bıraz zaman gectıkten sonra Canberk de ölecektir.

Yarbay Hasan’ defnettıkten sonra köpeği Canberk’i de ayak ucuna defnederler.

Kaynak:http: www.haytap.org
16
Mar

Sultan V. Mehmed Reşad Hân’ın Çanakkale Gazeli

   Yazar: Fahri Kaplan    Kategori Edebiyat

          Çanakkale Zaferi, Türk edebiyatında, özellikle şiir türünde, epey işlenmiş; I. Dünya Savaşı’nın devam ettiği yıllarda pek çok şairimiz, Çanakkale için mısralar kaleme almıştır. Bunların en meşhûru, Mehmed Âkif merhûmun “Âsım”ında “Çanakkale Şehitlerine” ithaf ettiği bölümdür. Bir dönem Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nde de görev yapmış Çankırı Karatekin Üniversitesi öğretim üyesi kıymetli hocam Doç. Dr. Ömer Çakır, “Türk Şiirinde Çanakkale Muharebeleri” adını taşıyan kitabında Çanakkale Muharebeleri’nin Türk şiirinde işlenişini çeşitli açılardan ele alan güzel bir çalışma ortaya koymuştur. (1)

        Çanakkale şiirleri içinde özel bir yeri olan, ancak günümüzde edebiyat ve şiir meraklıları dışında fazla kişinin bilmediğini tahmin ettiğim güzel bir şiir var: O gün devletin başında bulunan, Osmanlı’nın 35. padişahı Sultan V. Mehmed Reşad Han aleyhi’rrahmeti ve’l-gufrân tarafından kaleme alınmış “Çanakkale Gazeli (Manzume-i Hümâyûn)”. Ben bu yazıda, bu şiiri ve şiirin günümüz Türkçesiyle mensur ifadesini sizlerle paylaşmak istiyorum.

            ÇANAKKALE GAZELİ (MANZÛME-İ HÜMÂYÛN)  (2) (3)

            Savlet etmişti Çanakkale’ye bahr ü berrden

            Ehl-i İslâm’ın iki hasm-ı kavîsi birden

                        Lâkin imdâd-ı Îlâhî yetişip ordumuza

                        Oldu her bir neferi kal’a-i pûlâd-beden

            Asker evlâdlarımın pîşgeh-i azminde

            Aczini eyledi idrâk nihâyet düşmen

                        Kadr ü haysiyyeti pâ-mâl olarak etti firâr

                        Kalb-i İslâm’a nüfûz eylemeğe gelmiş iken

            Kapanıp secde-i şükrâna “Reşâd” eyle duâ

            Mülk-i İslâm’ı Hüdâ eyleye dâim me’men

                                               Padişah Sultan 5. Mehmed Reşâd

            Şiirin Günümüz Türkçesiyle Mensur İfadesi:

            Ehl-i İslâm’ın (müslümanların) iki kuvvetli düşmanı birden Çanakkale’ye denizden ve karadan saldırmıştı.

            Lâkin ilâhî yardım ordumuza yetişip, (ordumuzun) her bir neferi polat bedenli bir kale oldu.

            Asker evlatlarımın azminin önünde nihâyet düşman, aczini idrâk eyledi.

            (Düşman) İslâm’ın kalbine nüfûz eylemeye gelmiş iken kadri ve haysiyeti pâyimâl olarak firar etti.

            (Ey) Reşâd, şükrân secdesine kapanıp dua eyle! Allah, İslâm mülkünü dâima emniyetli yer eylesin. (4)

            ***

             Allah bütün şehitlerin ruhuna rahmet eylesin! Rabbim ehl-i İslâm’ı ve ülkemizi “eyleye dâim me’men”.
_________________

     Atıflar ve Notlar     :

   (1) Ömer Çakır, “Türk Şiirinde Çanakkale Muharebeleri”, Atatürk kültür Merkezi Başkanlığı Yayınları, Ankara, 2004.

    (2) Aynı eser, sayfa 296.

    (3) Bu güzel şiire Yahya Kemal tarafından da “Tahmis-i Gazel-i Hümâyun” başlıklı bir tahmis (beşleme; her beytin üzerine üç mısra ekleyerek şiiri beşli bentlerden oluşur hâle getirme) yazılmıştır. Dileyenler, şiiri Yahya Kemal’in “Eski Şiirin Rüzgârıyle” adlı  kitabında bulabilirler.

  (4) Mensur ifade sırasında yararlanılan sözlük: İlhan Ayverdi, Misalli Büyük Türkçe Sözlük (3 cilt), Kubbealtı Lugati, 4. basım, Ocak 2011, İstanbul.                                                                                                                


Hâmiş: Bu yazı ilk olarak 2013 Mart”ında Biga Doğuş Zirve gazetesinde yayınlanmıştır. Orada yayımlanan yazının hemen başında şu cümle de vardır: “
18 Mart deyince sadece biz Bigalıların, biz Çanakkalelilerin değil; bütün bir milletin sinesinde yer etmiş bir zafer hatıra geliyor: Çanakkale Zaferi!”

                                                                                 Fahri Kaplan 

2
Mar

Bahar Muştusu

   Yazar: Fahri Kaplan    Kategori Edebiyat

          Mart ayı bahârın müjdecisi gibi geldiğinde gönüller de kâinât gibi çiçekler açar. İç ve dış âlemdeki bu manzara bize dirilişi (haşr) müjdeler gibidir.

      Mart dediysem soğuğunu bilmez değilim. Hem ecdâd yâdigârı şu söz nasıl bu diyârda yaşayan bir insanın kulağına küpe olmaz ki: “Mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır.” Yine de bu dem, bahâra bir adımdır. Kış soğuklarının bitişine dair bir umuttur. Her mevsimin ayrı güzelliği vardır, evet, ama umûmî mânâda baharın çağıştırdıklıkları bambaşka güzeldir.

          Gel ey bahar! Kıştan yorulan dünyâmıza iç açıcı kokularınla, mis gibi iklimler sun! Yeni sözlere, yeni keşiflere, yeni ümitlere, yeni diyârlara, yeni ufuklara yelken açan bir ılık rüzgâr ver! Bir nefes ver en güzel nağmeleri terennüm eyleyen! Bir ses ver, Dâvûdî esintilerle kulaklara eşsiz âhenkler terennüm et! Böylesi de yankılanmamıştır dededirtenen âvâzeler duyur! Gel bizden gamı gideren bir muştu ol, yani sebeb-i def-i gam ol; yepyeni, güzel şiirlere ilham ol.

         Havadaki nefesi dinleyin, onda duyulan olsa olsa muştulardır; -Allahü a’lem bi’s-savâb- galiba  Kudret Kaleminin yaklaşan demler için yazdığı, dibâce-i bahârdır.

Fahri Kaplan

Tags: , ,