21
Kas

OSMANLI SULTANLARININ ŞİİRLERİNDEN

   Yazar: Fahri Kaplan   Kategori: Edebiyat

_____ Osmanlı Padişahları, çok yönlü sultanlardı. Devlet işerinin yanında ilim ve sanatla da uğraşırlardı. Mizaçlarına göre çeşitli ilgi alanları seçen sultanların, istigal ettikleri sanatların başında şiir gelmekteydi. Fatih Sultan Mehmed, Avnî; Sultan II.Bâyezid, Adlî; Yavuz Sulan Selim, Selîmî; Kânunî Sultan Süleymân, Muhibbî; Sultan I.Ahmed, Bahtî; Sultan III.Ahmed Necib; Sultan III.Selim, İlhâmî ve diğer pek çok sultan çeşitli mahlasları (1) kullanarak şiirler yazmışlardır. Yavuz Sultan Selim, -kendisine atfedilen bir kaç Türkçe şiir hariç- şiirlerini Farsça yazarken diğer sultanlar, genellikle Türkçe şiirler yazmıştır. Muhibbî mahlasıyla şiirler yazan Kânunî Sultan Süleyman Han (aleyhirrahmeti ve’l-gufran), yazdığı 3000 civarındaki şiirle bir görüşe göre en çok şiir yazan dîvân şairidir.(2) Bu yazıda, aşağıda verilecek bazı beyitler ve bunların günümüz Türkçesiyle ifadeleriyle Osmanlı Sultanlarının şiirlerinden bir demet sunalım istedik: (3)

İmtisâl-i câhidû f’illâh olubdur niyyetim
Dîn-i İslâm’ın mücerred gayretidür gayretim
Avnî (Fatih Sultan Mehmed)

Niyetim Allah yolunda cihad edenlere ayak uydurmaktır. Gayretim İslâm dininin mânevî gayretidir.

Hudâyâ Hudâlık sana yaraşır
Nitekim gedâlık bana yaraşır
Çü Sensin penâhı cihân halkının
Kamudan Sana ilticâ yaraşır
Şeh oldur ki kulluğun etti senin
Kulun olmyan şeh gedâ yaraşır
Adlî (Sultan II.Bayezid)

İlâhî, ilâhlık sana yaraşır. Nitekim kulluk da bana yaraşır. Cihan halkının sığınacağı Sen olduğun için herkesin sana iltica etmesi yaraşır. Hakiki sultan, Senin kulluğunu edendir; Sana kulluk etmeyen sultana ise kölelik yaraşır.

Halk içinde mu’teber bir nesne yok devlet gibi
Olmaya devlet cihânda bir nefes sıhhat gibi
Muhibbî (Kânûnî Sultan Süleyman)

Halk arasında devletten itibarlı bir nesne yok. (Halbuki) Cihanda bir nefes sıhhat gibi devlet olmaz.

Hay u huydân fârig ol âlemde insanlık budur
Pendini gûş eylegil mûrun Süleymânlık budur
Her kime kılsan nazar sen anı senden yeg bilip
Görme kendü kendüzin zîrâ ki şeytânlık budur
Muhibbî (Kânûnî Sultan Süleyman)

Kavga ve gürültüden el çek, âlemde insanlık budur. Karıncanın öğüdünü dinle, Süleymânlık budur. Kime nazar etsen sen onu kendinden iyi bil; kendi kendini görme (kendini beğenme), zira şeytanlık budur.

Biz bülbül-i muhrîk-dem-i gülzâr-ı firâkız
Âteş kesilir geçse sabâ gülşenimizden
Sultan II.Selîm
Biz ayrılığın gülbahçesinin gönül yakan bülbülüyüz. Sabah rüzgarı, bizim gülbahçemizden geçse ateş kesilir.

N’ola tâcım gibi başımda götürsem dâim
Kadem-i pâkini ol Hazret-i Şâh-ı Rusulün
Gül-i gülzâr-ı nübüvvet o kadem sahibidir
Ahmedâ durma yüz sür kademine o gülün

Sultan I.Ahmed (Sultan I.Ahmed, bir rivayete göre tahtaya bir rivayete göre de tacının üzerine Peygamber Efendimizin (sallallahu aleyhi ve sellem) ayak izini nakşetmiş ve kenarına bu kıt’ayı yazmıştır.)
Resullerin Şâhı olan Hz. Peygamber’in temiz ayağını başımda tac gibi gezdirsem şaşılır mı? Nübüvvet gülbahçesinin Gül’ü, o ayağın sahibidir. Ey Ahmed! Durma, O Gül’ün ayağına yüz sür!

Savlet etmişti Çanakkale’ye bahr ü berden
Ehl-i İslâm’ın iki hasm-ı kavîsi birden
Lâkin imdâd-ı ilâhî yetişip ordumuza
Oldu her bir neferi kal’a-i pûlâd-beden 429
Sultan V. Mehmed Reşad
(1909-1918 yılları arasında devletin başında olan Sultan, şiiri Çanakkale Harbi için yazmıştır.)
İslâm âleminin iki kuvvetli düşmanı birden Çanakkale’ye karadan ve denizden hücum etmişti. Lâkin ordumuza Allah’ın yardımı yetişip ordumuzun her biri neferi polat bedenli bir kale oldu.

Notlar:
(1) Mahlas, şairlerin şiirlerinde kullandığı isimdir. Fuzûlî, Bakî, Nedîm gibi.
(2) Dîvânı için bkz. Muhibbi Divanı, Haz: Prof.Dr. Coşkun Ak, Kültür Bak. 1987.
(3) Şiirler şu çalışmadan alınmıştır: Sultan Şairler, Haz: Prof.Dr.Mustafa İsen – Prof.Dr.A.Fuat Bilkan, Akçağ Yayınları 1997, Ankara. Ayrıca ma’nâsını bilmediğimiz kelimeler için İlhan Ayverdi’nin hazırladığı “Kubbealtı Misalli Büyük Türkçe Sözlük”ü kullandık.

Fahri Kaplan

Not: Yazı, ilk olarak Şubat 2013’te “Biga Doğuş Zirve” gazetesinde yayımlanmıştır.

Tags: , ,

Bu Yazı 21st Kasım 2014 Cuma Saat 19:16 Edebiyat Kategorisine Yazıldı. You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed. You can leave a response, or trackback from your own site.

Lütfen Yorum Yaz

İsim
E-Posta Adresiniz
Websiteniz
Yorumunuz