9
Şub

Pervâne Misâli

   Yazar: Fahri Kaplan   Kategori: Edebiyat

Kadim devir şiirlerinden sana bir demet sunmak isterdim; daha doğrusu o şiirleri demet demet sunmak isterdim! Gel de o güzel şiirler içinden hiç değilse bir beyit olsun okuyalım. Şöyle, sultanlara lâyık olsun; şairler sultanı Bâkî’den olsun:

Pervâne gibi şu’le-i şevkunle yanmadın

Âşık mahabbet adın anar mı utanmadın

(Pervâne gibi şevkinin aleviyle yanmadan, aşık utanmadan muhabbetin [sevginin] adını anar mı?)

Pervâne; mumun etrafında dönen dolaşan, yanan kavrulan kelebek. Muma olan aşkı şairlerin şiirine destan olmuş. Şair: “Muhabbetten, sevgiden bahsedecek olana öncelikle pervane gibi maşuğun ışığının alevinde yanmak gerek. Daha doğrusu âşık, öyle bir yanışla yanmadan bunlardan bahsetmeyi ar sayar.” demekte. Ey gönlünü aşk ile bezemiş gönül medeniyetinin müstesna insanları! O “şule-i şevk”e uzak düşsek de ondan küçük yansımalar bile şebçerağ beklediğimiz şu demlerde ufkumuzu aydınlatmada. Ruhunuz şâd, ukbânız da gönlünüzdeki güzel çiçeklerle  âbâd olsun!

Tags: , , ,

Bu Yazı 9th Şubat 2014 Pazar Saat 22:14 Edebiyat Kategorisine Yazıldı. You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed. You can leave a response, or trackback from your own site.

Lütfen Yorum Yaz

İsim
E-Posta Adresiniz
Websiteniz
Yorumunuz