Archive for Aralık, 2012

2
Ara

“Sürahi Zikreder ‘Kul, Kul’ “

   Yazar: Fahri Kaplan    Kategori Edebiyat

Şeyhî, Ahmed Paşa, Necâtî… 15. yüzyıl klâsik Türk şiirinin öne çıkan üç ismi. Şeyhî mesnevîde, Ahmet Paşa kasidede, Necâtî Beg de gazelde öne çıkar.

Bu yazıda Şeyhî’nin bir gazelinden bir beyit paylaşalım. (Ahmet Paşa ve Necâtî’den de başka yazılarda beyit/beyitler paylaşmak ümidiyle…)

Eline câm alup Şeyhî medh itse seni gülşende

Sürâhî zikreder kul kul çağırır fahte gû gû

                                                                        (Şeyhî)

Günümüz Türkçesiyle: (Ey sevgili) Şeyhî, gülbahçesinde eline kadeh alıp seni övse sürahi de üveyik kuşu da söyle söyle  (kul, kul/ gu, gu) der.  

Sürahiden kadehe bir şeyler döktüğümüzde çıkan kul kul sesi ile Arapça’daki “söylemek” anlamında “kul” sesi arasında ihâm yoluyla başarılı bir ilişki kurulmuş. Farsça’da da “gu”, “söylemek” demektir. Üveyik kuşunun da “gu, gu” şeklinde çıkan sesi ile söylemek anlamındaki “gu” arasında iham yoluyla güzel bir ilişki kurlumuş. Yani, Şeyhî sevgilinin vasfında öyle güzel şiirler söylüyor, öyle güzel sözler dillendiriyor ki sürahi ve üveyik bile sanki “söyle söyle” diyor. Hüsn-i ta’lil deyin, teşhis deyin, ihâm deyin. Pek çok söz sanatını deyin. Ama sanatların adı ne olursa olsun bu beytin tadı bambaşka.

Kalemine ve kelâmına sağlık Şeyhü’ş-şuarâ Şeyhî!

Rabbim, ruhuna rahmet eylesin!