6
May

Bir Mıh (…) Bir Vatan Kurtarır (Kaos Teorisi)

   Yazar: gokhanturgut   Kategori: Genel Güncel

  

   Bir arkadaşımla konuşuyorum. Bana tekliğin önemsizliğinden bahsediyor, yani düşüncelerin ne kadar ulvi de olsa eğer yalnızsan bir işe yaramayacağından söz ediyor. Tam bu noktada haklı buluyorum onu. Fakat bir an aklıma toplumsal şuuraltımızda yatan “Bir mıh bir nal kurtarır. Bir nal bir at kurtarır. Bir at bir er kurtarır. Bir er bir ordu kurtarır. Bir ordu bir vatan kurtarır.” söylemi geliyor ve tekrar düşünmeye başlıyorum. Eğer bu zincirleme ilişkinin sonundaki vatanın kurtulmasını başlatan bir “mıh” ise o halde önemsizlikten söz etmek mümkün müdür?

    Evet bugün bilim adamları önceden rastlantısal olarak gördükleri hadiselerin aslında inanılmaz bir düzen içinde cereyan ettiklerini anladılar. Yani sigara dumanın havada aldığı şekil ve izlediği yolu etkileyen çok sayıda parametrenin olduğunu ve bu parametrelerin sigara dumanı üzerine nasıl tesir edeceğinin bilinemeyeceğini ifade etmektedirler. “Kelebek Etkisi” olarak duymuş olabileceğiniz bu teori bilim camiasında “kaos teorisi” olarak adlandırılmaktadır.

    Haddime olmayan bu kısa açıklamadan sonra gelelim arkadaşımla olan sohbetimize. Bu teoriyi ona anlattıktan sonra belki biraz ümitleneceğini düşünmüştüm ama maalesef öyle olmadı. Daha fazla ısrar etmek istemedim ve konuyu orda kapattık. İhtimal ki arkadaşım gibi düşünen bir çok kişi vardır. Sanırım bunun temelinde olaylara, yaşadıklarımıza, tecrübelerimize, davranışlarımıza bir netice itibariyle değer atfetmemiz yatıyor olsa gerek.  Ancak bu noktada da aklıma “acaba olayların bitiş noktası neresidir ki, biz ona göre bir anlam yüklüyoruz?” sorusu takılıyor? Yani şöyle açıklamaya çalışayım bu durumu; evinizin bahçesinde bir odun yığını olduğunu düşünün. Bunları teker teker odunluğa taşımanız gerekir. Tam olarak bahçede kaç odun kaldığında “nerdeyse bitti” cevabını verirsiniz? 1 mi 2 veya 5 mi? Bu cevapların hepsi doğru olmakla birlikte tek başına hiç biri doğru değildir. Yani demek istediğim hayat ikili mantık şeklinde işlemez yani her şey ya siyahtır ya beyaz veya ya hep ya hiç şeklinde değildir. Daha çok belirsizdir her şey (nisbi mantık).

    Tüm bunlar o an aklımdan geçen düşünce balonlarıydı. Ve bunları göz önüne aldığımda aslında ümitsizliğe düşmenin veya kendini önemsiz hissetmenin hiçbir bilimsel alt yapısının olmadığını bilakis insanların ümit var olmaları gerektiğini anladım. Çünkü yaptıklarımız bir deryada bir damla kadardır. O damlaların nelere sebebiyet vereceğini görmemiz mümkün değildir. Bu bakımdan önemli olan nokta sonuçlarını öngöremeyeceğimiz davranışlarımızın başlangıç noktalarıdır. Yani olayların neticelerinden çok başlangıçtaki niyetlerimizin salih olup olmadığıdır bizim için önemli olan.

Bu Yazı 6th Mayıs 2010 Perşembe Saat 21:59 Genel Güncel Kategorisine Yazıldı. You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed. You can leave a response, or trackback from your own site.

Bir Yorum

doğan
 1 

Şeyh Galib “hoşça bak zatına zübde-i alemsin sen” demiş…

Mayıs 11th, 2010 at 22:45

Lütfen Yorum Yaz

İsim
E-Posta Adresiniz
Websiteniz
Yorumunuz