Lâfistan

Adına Yazdım

27th Şubat, 2010

 

Ne ona, ne buna… 

Adına yazdım her şiiri

.

Bir hayalet gibi yaklaştı ve sonra uzaklaştı kaçarcasına.

Bırakmadım peşini,

İnadına yazdım.

 .

Ben bunca sözü söylemezdim  

Beni esir eden kelepçeyi vurmasaydı kalbime.

Ben ki esaretime adadım o  ateşten sözleri;

Ne bir mefkûreye

Ne kadına yazdım.

.

Şiir keni silahıyla vurdu beni.

Her ne yazdımsa,

O vuruluşun tadına yazdım. 

                                        Fahri Kaplan

Dolmabahçe’de Derbi Heyecanı

21st Şubat, 2010

   Bugün saat 19:00′da Beşiktaş İnönü Stadı 2010′un ilk derbisine sahne olacak. Beşiktaş-Galatasaray karşılaşmasının heyecanı Dolmabahçe’den bütün Türkiye’ye yayılacak.

   Galatasaray, 21 maçta 46 puanla lider durumda. Bir maçı eksik olan Beşiktaş ise 20 maçta 38 puanla 5. sırada. Galibiyete daha çok ihtiyacı olan Beşiktaş, ateşli seyircisinin de desteğiyle 3 puan alarak aradaki puan farkını indirme peşinde. Bu akşam alacağı galibiyet Beşiktaş’a geçen seneki gibi geriden gelerek şampiyon olma yolunda ümit verecektir. Galatasaray ise liderliğini korumak istiyor. Baros ve Jo’nun sakatlanması ve Nonda’nın gönderilmesi sonucunda forvetsiz kalan Sarı-kırmızılılar bu sancılı dönemi en az hasarla atlatmak istiyor.

    Derbilerin sonucunu tahmin etmek kolay değildir. Ancak iki takımın arasındaki maçlara baktığımızda genelde ev sahibi olan takımın rakibine üstünlük kurduğunu görüyoruz. Sami Yen’de son 11 senede Beşiktaş sadece 1 galibiyet alırken; Galatasaray da İnönü’de son 13 senede yalnız 1 kez sevindi. Maçın İnönü Stadı’nda oynanacak olması, Beşiktaş’ın galibiyete daha çok ihtiyacı olan takım olması gibi faktörlere bakarak ve İnönü’deki etkileyici atmosferi de hesaba katarak Beşiktaş’ı favori gördüğümü söyleyebilirim.

    Ezelî rekabetin tadı ile futbolun zevkini bir arada yaşayacağımız bir Dolmabahçe gecesi olması dileğiyle…  Tarihî mekânda tarihî bir gece daha yaşamak arzusyla… Formalarınızı ve bayraklarınızı şimdiden hazırlayın.

     Kartal gol gol gol! Kartal gol gol gol!

     Re re re… Ra ra ra… Gassra Gassra Cimbombom!…

kartal ve aslan resimleri

Bu Hâlis Sözler Varken Dilimizde

10th Şubat, 2010

  

  Gönlümü bir ince dal yahut bir cam şişe sanmış olsa gerek ki aylardır kırmaya çalıştı. Yaza çıkmanın ümidini bile unutturacak kadar uzasa da kış, şevkimden bir kandili bile söndüremedi. Şiirin tatlı ikliminde hayatın her cilvesini doya doya yaşayan ruhlar, böyle hoyrat zamanların tasallutundan etkilenmez. Bir hâlis mısrada hâllerinin ifadesini bulurlar ve çözerler zamanın ruha attığı düğümleri. Ahmet Muhip Dıranas “Rüzgâr” şiirinde öyle veciz ifade eder ki bu hâli:

    Bu ne yeşil, ne mavi bu, ne sarı? yolumuzda.

    Nasıl koyup gitmeli bu denizi, bu kırları?

    Uğulda, uğulda, uğulda sonbahar rüzgârı,

     Bir dal kırabilir misin bakalım gönlümüzde?

    Bu şarkılar, bu hâlis sözler varken, dilimizde.

                                  (Ahmet Muhip Dıranas)

    Gönlünün kapısını hâlis sözlere açmayanlar nasıl bir hazineden mahrum olduklarının farkındalar mı? Âhenk ve mânânın eşsiz uyumundan neşv ü nemâ bulan bir şiirin zarafeti ve derinliğiyle gönlünün en ince yeri titreyen kimseler, günlük hayatın sunduğu geçici sıkıntılar karşısında sarsılmak şöyle dursun, titremezler bile. Gönül şehrine bu ileri medeniyeti kuranlar, kendi ruhlarıyla da barışık olurlar. Rekabet felsefesiyle hasm arama duygusundan uzak olup, her dem kendileriyle yarışık olurlar. Bugününü dünle yarıştırırlar ki iki günleri eşit olmasın.

     Ne mutlu ruhuyla barışık, kendisiyle yarışık, hayatın acı tatlı her cilvesiyle karışık olanlara!  Ne mutlu hâlis sözleri derûnuna nakşedenlere!

    Yoksa sen hâlâ uğulduyor musun rüzgâr?

Tags: , ,

Yazarlar

Kategoriler

Son Yazılar

Son Yorumlar

Etiketler

 

Şubat 2010
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Oca   Mar »
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728

Meta

Zeka Oyunları | Mario Oyunları | En Güzel Oyunlar | Araba Yarışı