14
Eyl

Seviyorum Seni Ülkem

   Yazar: İbrahim ARSLAN   Kategori: Mizah

    Kız kulesi

Dil kursu için gitmiş olduğum İngiltere’den döndükten sonra bana komik gelen bir hadiseyi anlatarak yazılarıma burada pazardan pazara devam etmek istiyorum.

Bu yazın başında (27.06.2009) gitmiş olduğum İngiltere’den geçen hafta(05.09.2009) cumartesi akşamı döndüm. Daha uçaktan inmeden, yolda en uzun süre üzerinde uçtuğumuz şehrin İstanbul olup, bir süre gece alçaktan seyrini görme fırsatım olması ve uçakta bir müddet sohbet ettiğimiz Gürcistanlı arkadaşın Atatürk Havalimanı’na yaklaşırken “Tamamı İstanbul mu? Harika görünüyor” demesi demesi gerçekten beni onure etti. İstanbul’un gündüz seyrinin harika olduğunu biliyordum ama gecesinin de ondan aşağı bir tarafı yokmuş. Sonrasında havaalanına indikten sonra ikinci yolculuğuna devam edecek olan uçakta tanışıp samimi olduğum arkadaşı transfer bölümüne kadar geçirip pasaport kontrolüne geçtim. Ardından valizimi almak için yöneldiğim bölümde bulunan polis memuruna “-Londra’dan gelen uçağın valiz bölümü neresi” deme ihtiyacını kendimde hissettim. Polis memurunun el işaretinden sonra İngilterede uzun süre kullandığımız teşekkür sözcüğünü (Thank You) hiç anlamdan söyleyiverdim. Devamında Türk olduğumu daha öncesinden sezen polis memurunun hafif tebessümünü görünce “-Çaktırma abi ağız alışkanlığı” deyip valiz bölümüne yöneldim ve sonrasında da havalanındaki Metro durağına geldim. Durakta görmüş olduğum İstanbul resimlerine tren gelinceye kadar hayranlıkla baktım. Daha öncesinde kitaplarda veya internet ortamında görmüş olduğum bu resimler sanki daha bi güzel geldi bana. Gidiş yönüm olarakta Zeytinburnu durağında hattı değiştirip tramvaya binmem gerekiyordu. Metrodan inip tramvay durağına geçtikten sonra İngiltere’de alışageldiğimiz, ilk iş olarak Hareket cetveline baktım. Hareket cetvelinde son sefer olarak 00:00 ‘ ı gösteriyordu, baktığım zamanda da saat 23:56 idi, bir müddet bekledikten sonra 00:02 de artık tramvaydan umudu keserek orada bulunan bir adama “- Tramvayın son seferi kaçta dedim” o da bana “- Valla benim bildiğim on iki çeyrekte ama belli olmaz birde de gelir” dedi. (İlk zamanlar bir  iki otobüs kaçırdıktan sonra dakik olmaya çalışan ben içimden “- nasıl on iki çeyrekte olur bak buraya son sefer olarak 00:00 yazmışlar diyesim gelsede” hem adamın söylemiş olduğu “Belli olmaz birde de gelir” sözü amcanın söylediği şiveyle birlikte bana çok komik geldi ve bende burası Türkiye ne olacağı belli olmaz diyerek beklemeye devam ettim. Ardından tam 00:06 da tramvayın bu son durağa süzüle süsüle geldiğini görünce hem güldüm hem de bu olayın kendime yaramışlığına şaşırarak ne olursan ol Seviyorum seni ülkem demekten kendime alamadım.

(Bu yazıyı yazmaktaki amacım gelir gelmez ülkemdeki işleri eleştirmek değil, ülkeme indiğimde ilk anım olduğundandır. )

Bu Yazı 14th Eylül 2009 Pazartesi Saat 13:20 Mizah Kategorisine Yazıldı. You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed. You can leave a response, or trackback from your own site.

Bir Yorum

 1 

İbrahim, yabancı bir ülkede tek başına yaşadığın bu macera sana hayat boyu beraberinde taşıyacağın bir tecrübe kazandırmış olsa gerek.
Ben yurtdışına çıkmadım, ama gurbetten memlekete döndüğümde dilime Yahya Kemal’in:
“Bilmem kaçıncı fecri vatan toprağında biz,
Görmekle yaşatan bir vecd içindeyiz!”
mısraları dolanır da bunu terennüm ede ede kozasından kurtulmuş kelebekler gibi kanat çırparım adeta. Eminim sen yurtdışından geldiğinde bu duyguları kat be kat yaşamışsındır.
Türkiye’ye hoşgeldin!

Eylül 14th, 2009 at 15:35

Lütfen Yorum Yaz

İsim
E-Posta Adresiniz
Websiteniz
Yorumunuz