Lâfistan

FM 2010 30 Ekim’de Piyasada

31st Ağustos, 2009

    En başarılı futbol menajerlik oyunu olarak gösterilen Football Manager serisinin yeni versiyonu FM 2010 30 Ekim’de piyasaya çıkacak. Football Manager serisini Sports İnteractive piyasaya sürüyor. FM 2009′da oyuna 3 boyutlu maç gösterimi eklenmiş, bu özellik bir devrim olarak nitelendirilmişti. Yeni oyunda da bu özelliklerin geliştirilmesi bekleniyor. O zaman biz de bekleyelim, görelim.

Tags: ,

Sezen Aksu’dan Sami Yusuf’a Hediye: “Giz”

31st Ağustos, 2009

    Yazdığı şarkı sözleri,  yaptığı besteler ve güçlü sesiyle Türk müziğinin son 30 yılına damgasını vuran Sezen Aksu, eserlerinde dinî-manevi konuları işleyen dünyaca ünlü sanatçı Sami Yusuf’un bestelediği İngilizce Without (Giz) şarkısının Türkçe sözlerini yazdı. Şarkı sözlerindeki derinlik ve duyarlılıkla ruhumuzu okşayan Sezen Aksu, “Giz”in sözlerinde de o şiir tadındaki üslûbunu konuşturmuş, bir dinlenme, arınma tohumu atmış içimizde bir yerlere: İşte Sezen Aksu’nun Sami Yusuf’a hediye ettiği sözler:

    GİZ

Eser bir yel dağılır sis

Ne iz bırakır ne bir Giz

Yine o derin dipsiz

O şefkatle affeden

.

Evvelim şimdim ahirim

Benim sevgili sahibim

Bir okula misafirim

Mezuniyet bekleyen

           Sezen Aksu

          

Tags: , , , , ,

Yasak

28th Ağustos, 2009

 

    Otobüste yolculuk yapıyordum. Arkada üç kişi Almanca konuşuyordu. Sadece birisi gurbetçiydi, ikisi yabancı. İlerleyen dakikalarda host gelerek telefonlarını kapatmasını, bilgisayarın elektronik felan filan anlattı uzun uzun sonuç olarak “Arabada tel yasak” dedi. Grup şaşırmıştı. Türkçe bilen itiraz etti: “Ben Almanya’da bu arabaların o dediğiniz sistemini yapıyorum ama telefonun zarar verdiğine dair hiçbir bulgu yok.” Zaten Avrupa’da da hiçbir ülkede böyle bir yasağın bulunmasını anlatmaya çalıştıysa da görevli sesini yükselterek “Yasak kardeşim, yasak” dedi. Şaşırmışlardı. Yurdum insanı da şaşırmalarına şaşırdı. Burası Türkiye, herkes gücünü göstermek için bir şeyler yasak eder. Muavin telefonu, müdür saç uzatmayı, YÖK baş örtüyü, RTÜK tartışmayı… Herkes kendi alanında bir şeyi yasaklar burada ben varım demek için.

    Zamanında adamın biri tuvaletçilik yapıyormuş mıllete sen şu ibriği sen bu ibriği kullan diye talimat veriyormuş. Adamın bırı aceleden dediği ibriği değil diğerini almış adam başlamış bağırmaya “Ulen beni dinlemezseniz ibrikçibaşılığım nerde kaldı”.   

    Yasaklar delinmek için değil. Şu yasakları azaltalım, daha özgür bir hayat sunalım. Azaltalım ki asıl yasaklara uyulsun. Kırmızı ışıkta duruldun,hız sınırına uyulsun. Her yasağa uyarsak hayat işkenceye döner demeyelim.    

    Yasak demişken sigara yasağına da değinmek gerek . Muzdarip olduğum bir meseleydi gerçekten rahat nefes almaya başladım. Buna kapalı alanda sigara yasağı demeyelim de, kapalı alanda temiz hava özgürlüğü diyelim.

 

Tags: , , ,

Beşiktaş’ın Rakipleri

28th Ağustos, 2009

 

   2009-2010 sezonu Şampiyonlar Ligi grup kuraları çekildi. Beşiktaş, B grubunda Manchester United, CSKA Moskova ve Wofsburg ile eşleşti. Bu takımları kısaca değerlendirecek olursak;

    Manchester United: İngiltere’de son 3 sezonun şampiyonu. Geçen yılın Şampiyonlar Ligi finalisti. Futbolseverlerin yakından tanıdığı United hakkında fazla söze gerek yok. Birinci torbanın hepsi güçlü takımlar olduğu düşünülürse United’ın gelmesinden şikâyetçi olmanın da anlamı yok. İlk maçta İnönü’de tarihî bir zafer bekliyoruz Beşiktaş’tan.

   CSKA Moskova: İkinci kategoride gelebilecek en uygun rakiplerden biriydi. Canımı sıkan tek yanı ise Fenerbahçe’yi çalıştırdığı dönemde Beşiktaş’a karşı devamlı kazanan Zico’nun CSKA’nın başında olması. Ama Mustafa Denizli’nin tecrübesi de Zico’dana z değil.

   Wolfsburg: Beşiktaş, dördüncü torbanın en güçlü takımı ile eşleşti. Böylece kuralardaki şanssızlığı bir kez daha Kartal’ın yakasını bırakmadı. Ama şikâyet etmek yersiz. Sonuçta başarı hedefleniyorsa bahanelerden uzak durulmalı, engeller bertaraf edilmeli.

   Beşiktaş’a Şampiyonlar Ligi’nde başarılar. İnanıyoruz sana Kara Kartal! 

Tags: , ,

Bakmak ve Görmek

26th Ağustos, 2009

 

                                                                               -dîvâne yazılara bir yenisini daha eklerken…-                                                                               - dîvâne yazılara bir yenisini daha eklerken..-                                                         -dîvâne yazılara bir yenisini daha eklerken…-    

    Bak, ama görmüyorsan bakmanın da bir faydası yok. Bakmak ayrı görmek ayrı. Bakmakla olsa köpeklerin kasap olacağını söylemiş kudemâ. Bakmakla değil; akmakla, nüfûz etmekle açılır kapılar.                   Bak, ama göremiyorsan bakmanın da bir faydası yok. Dar ufuklarda hapsolmaya mahkum kalanlar ne talihsizdir. Güneşi balçıkla sıvamaya çalışanlar nice bir muhâlin peşindedir. Bak! Bakmakla yetinme ak, nüfûz et! Perdeler, nüfûz ettikçe aralanır elbet.

    Bak, ama göremiyorsan bakmanın da bir faydası yok. Görmeden bakma diyemem çünkü bakmadan göremezsin. Her bakan göremez ama görenlerin hepsi bakmıştır. O yüzden sen de bak! Bakmakla yetinme ak, nüfûz et! Dünya, baktığını görenlerle aydınlanır elbet.

     Fahri yeter bu kadar divanelik, artık aklını da al yanına.  Bir de gönlünü, basiretini al öyle bak!

           Bak, ama görmüyorsan bakmanın da bir faydası yok. 

                                                                               Fahri Kaplan         

                                                                                   

Tags: ,

Sivil Hayat İçinde Asker

21st Ağustos, 2009

 

    Arkadaşım içlerinde asteğmenin de bulunduğu bir grupla damsız girilmeyen bir bara gitmişler. Kapıdaki görevli nazikçe damsız girilemeyeceğini ifade etmiş. Bunun üzerine asteğmen olan askeri kimliğini göstererek girmelerine izin verilmesini istemiş. Görevli kuralları uygulamak zorunda olduğunu giremeyeceklerini belirtmiş. Bunun üstüne birkaç defa daha kimliğini gösteren asteğmene görevlinin cevabı şu olmuş: “Arkadaşım niye ikide bir kimliğini gösteriyorsun. Burası kışla mı?”

    Demek ki Türkiye’mizde de bir şeyler normalleşmeye başlamış. Taşlar yavaş yavaş yerine oturuyor. Askerin asker olduğu yer kışla. Dışarıda sivil , siviller gibi sivil. Üstünlüksüz,ayrıcalıksız. Sonuçta kast sistemi kaç ülkede kaldı ki?

    Askerin görevi kendi vatandaşının değil düşman ülkelerin kalbine korku salmaktır. Gücünü düşmana göstermek, görevine kenetlenmek, siyasetten, ülke yönetme hevesinden uzak durmak.    

     Evet askerden korkmuyoruz ama askeri seviyoruz. Devlet yönetme hevesiyle genç Osman’ı katleden orduya duyulan öfkeden uzağız. Fatih’in ordusuna duyulan sevgi gibi sevgimiz. Kanunî’nin ordusuna duyulan güven gibi güvenimiz.

Tags: , ,

Ramazan’ınız Mübarek Olsun

21st Ağustos, 2009

 

    Onbir ayın sultanı Ramazan ayınızı tebrik eder; bu mübarek ayın ülkemize ve bütün İslâm alemine bereket getirmesini temenni ederiz.

                                  Lâfistan Site Yönetimi

Tags: , ,

Dört Koldan Avrupa Ligi’ne

20th Ağustos, 2009

   Bu akşam Avrupa Ligi gruplarına katılmak için mücadele veren 4 takımımızın maçı var. Futbolseverler, büyük bir heyecanla bu maçları bekliyor. İşte günün programı:

   19:45 Trabzonspor – Toulouse  (Futbol Smart)

   21:00 Sivasspor – Shakhtar Donetsk (Show Tv)

   21:30 Sion – Fenerbahçe (Euro Futbol)

   21: 45 Galatasaray – Levadia Tallinn (Futbol Smart)

   Tahminlerime gelince: Fenerbahçe ve Galatasaray fazla zorlanmadan turu geçerler. Sivasspor’a ne yazık ki pek şans veremiyorum. Trabzonspor, Toulouse karşısında favori değil, ancak Touluse’u eleyebilecek potansiyele sahip. Benim sonucunu en fazla merak ettiğim ve kestirmekte zorlandığım maç Trabzonspor – Toulouse karşılaşması.

   Bütün takımlarımıza başarılar.

Tags: , , , , , , ,

Kanûnî Devrinde

19th Ağustos, 2009

    Kanûnî devri  siyasî, kültürel, askerî vb. hemen her alanda zirveyi yaşadığımız bir dönemdir. Öyle bir dönemdir ki bu, Sinan gibi bir mimarı, Bâkî gibi bir şairi yetiştirmiştir. Zaten Kânûnî Sultan Süleyman bu ifadeleri bizzat kendisi kullanmıyor mu: “Bunca yıllık saltanatımda iftihar ettiğim iki şey vardır: Biri Sinan gibi bir mimarın benim dönemimde yaşaması, diğeri de Bâkî gibi bir şairi bulup çıkartmaklığımdır.”

    Maziye takılıp kalmak doğru değil. Ancak maziden yüzünü çevirerek geleceğe yön vermek de mümkün değil. Eskisi gibi her alanda söz sahibi olmak isteyen milletimize şanlı mazi ilham kaynağı olacaktır. Geçmişin birikimini yıkanlar her zaman yeniden temel atmak durumundadır. Ardında büyük bir birikime sahip olanlardır ki binalarını en yüksek ufuklara taşıyabilirler.

    Kanûnî Devri (şiirimdeki ifadeyle devr-i Süleyman), hayâl dünyamda yer yer seyahat ettiğim, beni zamanın kasvetinden arındıran, milletçe mesut günlerimize seyahat ettiğim müstesna bir devirdir. Hani Yahya Kemal’in dediği gibi:

    Çık tayy-ı zaman et açılır her perde

    Bir devr geçir istediğin her yerde

    Ben hicret edip zamanımızdan yaşadım

    İstanbul’u fethettiğimiz senelerde

    Üstâd, İstanbul’u fethettiğimiz seneleri tercih etmiş. Zaten eserlerinde bu büyük fethi tarihimizin dönüm noktası olarak da sık sık anar. Ben de tayy-ı zaman ederek (zaman değiştirerek) hayâl ufkumda farklı devirlere seyahat eder, o dönemi adeta yeniden yaşamaya çalışırım. İşte Kanûnî Devri’nin daha ziyâde edebî ortamına yaptığım  seyahatlerin bu hayal ufkunda sınırlı kalmasının içimdeki ukdeyi deştiği bir zamanda (dört sene önce) kaleme aldığım bir şiirimi sizlerle paylaşmak istiyorum:

 

     KÂNÛNÎ DEVRİNDE

Söz sultanları son ufka varmışlardı beyânda;
Ne hoş olurdu gelseydim âh devr-i Süleyman’da!
Bulunur mu ki bir daha bunca üstâd bir anda!
Ne hoş olurdu gelseydim âh devr-i Süleyman’da!

O devirde hem Fuzûlî hem Bâkî yaşar idi,
Zâti Pîr’in dükkânına şairler koşar idi,
O şiirler okundukça gönüller coşar idi,
Ne hoş olurdu gelseydim âh devr-i Süleyman’da!

O zaman bu topraklarda büyük ihtişâm vardı,
Bütün dünyâya hükmeden şâh-ı muhteşem vardı,
Bir devlet ki; hem İstanbul hem Üsküb hem Şam vardı,
Ne hoş olurdu gelseydim âh devr-i Süleyman’da!

İstanbul şiir diyârı: Bâkî, Nev’î, Hayâlî…
Bağdat ızdırâb mekânı: Rûhî ile Fuzûlî.
Aslı nasıldı kim bilir; mest ediyor hayâli,
Ne hoş olurdu gelseydim âh devr-i Süleyman’da!

İstesen de gelmez geri konuşursun nâfile.
Nerelerde kaldın Fahri; geçti gitti kaafile.
İçimde bir istek kaldı – olmazsa da lâf ile -:
Ne hoş olurdu gelseydim âh devr-i Süleyman’da!

                    Fahri Kaplan  

 

    Hâmiş: Ramazan ayınızı şimdiden kutlar, onbir ayın sultanının iç ve dış dünyamıza bereket getirmesini temenni ederim.

Tags: ,

Bolt İstediği Gibi Uçuyor

18th Ağustos, 2009

 

    Yediğim yemekten sonra rehavet basmış, uzandığım kanepede yarı uyur yarı uyanık vaziyetteydim. Ekranda 9:58′i görünce birden fırladım yatağımdan. Gözlerime inanamadım! Nasıl bir adam bu dedim kendi kendime. Az önce yavaş yavaş kapanan gözlerim bir anda fal taşı gibi açılmıştı. Tamam, 100 metre rekoru kırılırdı. Hele rekorun sahibi Usain Bolt, tekrar kırardı. Kırardı da bu rekor hep 1-2 salise, olmadı 3 salise geliştirilirdi. Maurice Green 1999′da Donovan Bailey’in rekorunu 5 salise geliştirerek 100 metreyi 9:79′da koştuğunda bu rekorun kolay kolay kırılamayacağı konuşuluyordu. Asafa Powell, o rekoru iki kez kırmıştı. Ama Jamaikalı Usain Bolt, iki senedir herşeyi alt üst etti. Geçen sene önce 9:72 sonra da etrafına bakınarak, şovunu yaparak 9:69 koşmuştu. Bu sene biraz daha ciddiye aldı ve rekorunu tam 11 salise; evet, evet tam 11 salise geliştirerek 100 metreyi 9:58′de koştu. Geçen sene şov yapmak yerine daha ciddi koşsan daha iyi derece yapardın diyen gazetecilere verdiği cevap hâlâ aklımda: “Rekor benim değil mi istediğim gibi kırarım size ne!”

    Usain Bolt, rekorları istediği gibi kırıyor. Böyle bir atleti izleyebildiğimiz için çok şanslıyız.

    ***

100 metre dünya rekorları:

 9″95 Jim Hines (Usa), 14/10/68 a Città del Messico
9″93 Calvin Smith (Usa), 03/07/83 a Colorado Springs (Usa)
9″92 Carl Lewis (Usa), 24/09/88 a Seul
9″90 Leroy Burrell (Usa), 14/06/91 a New York
9″86 Carl Lewis (Usa), 25/08/91 a Tokyo
9″85 Leroy Burrell (Usa), 06/07/94 a Losanna (Svizzera)
9″84 Donovan Bailey (Can), 27/07/96 ad Atlanta (Usa)
9″79 Maurice Greene (Usa), 16/06/99 ad Atene
9″77 Asafa Powell (Jam), 14/06/05 ad Atene
9″74 Asafa Powell (Jam), 09/09/07 a Rieti
9″72 Usain Bolt (Jam), 31/05/08 a New York
9″69 Usain Bolt (Jam) 16/08/08 Pechino
9″58 Usain Bolt (Jam) 16/08/09 Berlino

         Kaynak: acetobalsemico.blogspot.com

Tags: , , , , ,

Sonraki Sayfa »

Yazarlar

Kategoriler

Son Yazılar

Son Yorumlar

Etiketler

 

Ağustos 2009
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Tem   Eyl »
 12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930
31  

Meta

Zeka Oyunları | Mario Oyunları | En Güzel Oyunlar | Araba Yarışı