Bırak Dağınık Kalsın

Yazacağım, toparlayacağım, bütünlüklü yapılar kuracağım diye niye uğraşırız ki? Madem kemiği yok dilin, bırak sözler dağınık kalsın.
Yazmasına yazdık da geriye ne kaldı bu yazılanlardan? Taşabildik mi, çağlayabildik mi? Bir gül solunca bülbülle beraber ağlayabildik mi? Ayrılık acısı karşısında içimizi dağlayabildik mi? Eğer yapamadıysak niye edilir ki bunca kelâm? Aklı doyurmak için mi? En hassas duyguların rafinesinde damıtılmadıktan sonra akıl aradığını sunabilir mi insana? İnsan, zihinden müteşekkil bir makine midir? Eğer öyleyse bu bilgisayar daha mı değerlidir bizden? Bilgiye verilen değerin zekâtı ilgiden esirgenirse tabiatın oluşan boşluğu kaldırma kuvveti kaçtır? Haydi yüce akıl, hesaplasana!
Madem somut bir şekli yok aklın, bırak düşünceler dağınık kalsın! İster dağıtırım, ister satarım. Akıl benim kime ne!
Fahri Kaplan
Tags: akıl, akıl ve duygu, dîvâne yazılar








