
Klasik Türk şiirinin (dîvân şiiri) 17.yüzyılda yaşamış büyük şâiri Nef’î, kasidelerinde ve gazellerinde ahenk dolu bir ses ve güçlü bir söyleyişe ulaşmıştır. Nef’î’nin en çok hafızalara kazınan yönü ise hicivleri (birini yermek için yazılan şiir, yergi) olmuştur. Hicivde bir üstâd olan Nefî’nin sivri dilinden babası bile kurtulamamıştır. Nef’î, babasının kendisini küçük yaşta terk edip Kırım Hanının yanında zevk u safâ eylemesi sebebiyle ona bu hicvi yazmıştır.
Google’da Nef’î’nin babasına yazdığı hicvi arayıp bulamayınca bu eserin sanal âleme kazandırılması gerektiğini düşündüm. Vaktimi çok alacağı için günümüz Türkçesi ile anlamını verme işini başkalarına bırakıyorum. Osmanlı Türkçesine vâkıf olmayıp şiirin mânâsını merak edenler sözlük kullanarak da metni anlayabilir. Yalnız şunu belirteyim: Şiirdeki ”hane” kelimesi bazen ev anlamında bazen de Han’a (Kırım Hanına) anlamında kullanılmıştır. Ev anlamındaki hanede “h” küçük harfle yazılmıştır. Kırım Hanı anlamındaysa ”h” büyük yazılmıştır.
İşte Nefî’nin babasına yazdığı hiciv:
.
DER-HAKK-I PEDER-İ HÎŞ (MEHMED BEG)
.
Saadet ile nedîm olalı peder Hâne
Ne mercümek görür oldı gözüm ne tarhâne
.
Zügürtlük âfetim oldı acep midür etsem
Peder gibi buradan ben de arz-ı cer Hâne
.
Eger müsaade etmezse bir tulum yağa
İki tulum kumuz olsun nedür zarar Hâne
.
Buna da hısset olur mu ki günde bin Tatar
Tulum tulum kımızı pîşkeş çeker Hâne
.
Pederde mi aceb imsâk Han’da mı bilmem
Nezâket ile bunu kim suâl eder Hâne
.
Peder degül bu belâ-yı siyehdür başıma
Sözüm yirinde n’ola güç gelirse Hâne
.
Benim zügürtlük ile ellerüm taş altında
Müzahrefâtün o dürr ü güher satar Hâne
.
Ben ıztırâb ile bunda samâ’a girmede ol
Dü beyt okur negâmât ile def çalar Hâne
.
Zügürd olursam olaydım ne çâre kâil idim
Olaydı baş sokacak denlü muhtasar hâne
.
Hudâ bilür ki sözüm ser-te-ser hakîkatdür
Baş ağrıdur der isem lîk ser-be-ser Hâne
.
O demde kim peder-i nâ-bekâr-ı sifle nihâd
Beni garîb koyup oldı hem-sefer Hâne
.
İki kasîde komışdı ekâbiri cer içün
Anunla toldı yine şehr içinde her hâne
.
Ne câize ne sıla var bu yerde meddâha
Meger idem yine varınca ber-güzer hâne
.
Peder bu mısrâı hod kendi söylemişdi bilür
Minâre üstüne laklak çıkar yapar hâne
.
Giderdüm âh velî korkaram ki emmüm de
Tuyarsa gittiğim ardumca can atar Hâne
.
Belâ bir iken üç olurdı başına Hânun
Ederdi her biri bir güne arz-ı cer Hâne
.
Üçi de cerr-i muvâfık ederdi birbirine
Biri bin yine tenhâda hem geçer Hâne
.
Belâ budur ki riâyet ederse Hân bize ger
Ne denlü var ise cerrâr azm eder Hâne
.
Bu denlü asker-i cerrâra memleket lâzım
Ne kişver-i Leh ü Çeh ne Kırım yeter Hâne
.
Bu hayret ile varup geldigümce ahbâba
Kimi söğer pedere kimisi güler Hâne
.
Birisi Mir Şeref’dür kadîmi ahbâbun
Duâ-yı hayr eder olmaz hem ol kadar Hâne
.
Görünce hâlimi şetm-i galîz eder pedere
Döner yemîn eder ardınca hem natar Hâne
.
Ki Hân sevâba girüp ger babanı katl itse
Duâ ederdi felekten ferişteler Hâne
.
Niçün deyince hemen hande-nâk olup der kim
Niçe nedîm olur öyle leîm-i har Hâne
.
Denâetinden eger bir latîfe nakl etsem
Olurdı tuhfe-i makbul mâ-hazar Hâne
.
Soyardı na’lini ölmiş eşeklerün yola
Verürdi nân ü piyâza konunca her hâne
.
Nigâh-ı hasret ile reng ü fer komaz bilürem
Meded tuyurmasın ana gelince zer hâne
.
Kırımı Hân sana verse babandan artar mı
Yabana söyleme verme varup keder Hâne
.
Babana bin deve sana da bir keçi verse
Anı dahi bana ver diyü göz kapar Hâne
.
Kanaat eyle baban gibi olma pes cerrâr
S..ıp b..un ye de tek verme derd-i ser Hâne
.
Tevekkül eyle cenâb-ı Hüdâya ahvâlün
Ne ser-i âhere arz eyle ne Tatar Hâne
***
.
(Kaynak: Nef’î ve Sihâm-ı Kazâ, Yrd. Doç. Dr. Metin Akkuş, Akçağ Yay. Ankara 1998, s.145-148)
Tags: divan şiiri, nef'i, Siham-ı Kaza