Lâfistan

Denizli, Ertuğrul Sağlam’ı Mumla Aratıyor. Ya Yönetim?

12th Aralık, 2008

     Beşiktaş’ta Ertuğrul Sağlam’ın sağlam ve onurlu istifasının ardından göreve gelen Mustafa Denizli, genç teknik adamı mumla aratıyor. Özellikle kaybedilen son 2 maçın ardından Beşiktaş taraftarının sabrı kalmadı. Tabii ki oklar Denizli’den önce Ertuğrul’u istifaya zorlayan ve Denizli’yi takımın başına getiren yönetime çevrildi. Koskoca Beşiktaş kulübü, ne acıdır ki bir kaç maceracının kararlarıyla yönetilir oldu. Öyle yöneticiler ki 4,5 yılda 5 teknik adamla çalıştılar ama kendileri kıpırdamadılar daha koltuktan. En ufak kötü gidişte sorunu hocada gören zihniyet ne zaman kendini sorgulayacak acaba? Suçu başkalarında aramak yerine birazcık aynaya bakmaları hatalarını farktmeleri için yeterli halbuki.

    Ertuğrul Sağlam ligde 6 maçta 4 galibiyet 2 beraberlikle 14 puan topladı ve Mustafa Denizli’ye namağlup bir takım bıraktı. Denizli ise Ertuğrul’un puanına 8 maçta ulaşamadı. Mustafa Denizli yönetiminde 8 lig maçında 3 galibiyet, 2 berabelik, 3 mağlubiyet alan Beşiktaş, 8 maçta 11 puan topladı, 13 puan kaybetti.

   

     Son Ankaraspor maçında görüldü ki artık Beşiktaş taraftarının sabrı kalmadı. Ankaragücü ve Galatasaray maçlarında alınacak kötü sonuçlar Beşiktaş’ta yeni bir dönemin habercisi olabilir. Tabi bu yeni dönemin sadece teknik adam bazında değil, ondan önce yönetim bazında olması gerekiyor. Ben de bu beceriksiz adamlara Beşiktaş taraftarı gibi seslenmek istiyorum: “Yeter Yıldırım Demirören! Yönetimini de al git!”

   

Tags: , , , ,

Şok…Şok…Kurtlar Vadisi Pusu Yayından Kalktı.

6th Aralık, 2008

  

 

               

    

 Evet sayın dostlarım yine şaka gibi gelecek ama gerçek.Kurtlar Vadisi Pusu dizisinin yapımcısı Pana Film Show Tv’ den paralarını alamayınca diziyi yayından çekti.Kurban Bayramı arefesinde gerçekten Vadi sevenleri için çok kötü bir bayram sürprizi oldu.Çoğumuz bu filmle özdeşleşmiş, oyuncuları ailemizden biri olarak görmüş hatta sevdikleri bayanları yengemiz olarak adlandırmış, saygı duymuştuk fakat bir süre ayrı kalacağız sevdiğimizden(vadiden)…..Muhtemelen başka bir kanalda dizi devam edecek ama ayrı kalmak çok zor olacak. Yediğim ekmek ,içtiğim su gibiydi bu dizi….En yakın zamanda tekrar Vadi ile buluşmak üzere…..hepimize geçmiş olsun…

                                     Osman Ziya GENÇ

Tags: , ,

Nef’î’nin Babasına Yazdığı Hiciv

2nd Aralık, 2008

 

    Klasik Türk şiirinin (dîvân şiiri) 17.yüzyılda yaşamış büyük şâiri Nef’î, kasidelerinde ve gazellerinde ahenk dolu bir ses ve güçlü bir söyleyişe ulaşmıştır. Nef’î’nin en çok hafızalara kazınan yönü ise hicivleri (birini yermek için yazılan şiir, yergi) olmuştur. Hicivde bir üstâd olan Nefî’nin sivri dilinden babası bile kurtulamamıştır. Nef’î, babasının kendisini küçük yaşta terk edip Kırım Hanının yanında zevk u safâ eylemesi sebebiyle ona bu hicvi yazmıştır. 

    Google’da Nef’î’nin babasına yazdığı hicvi arayıp bulamayınca bu eserin sanal âleme kazandırılması gerektiğini düşündüm. Vaktimi çok alacağı için günümüz Türkçesi ile anlamını verme işini başkalarına bırakıyorum. Osmanlı Türkçesine vâkıf olmayıp şiirin mânâsını merak edenler sözlük kullanarak da metni anlayabilir. Yalnız şunu belirteyim: Şiirdeki ”hane” kelimesi bazen ev anlamında bazen de Han’a (Kırım Hanına) anlamında kullanılmıştır. Ev anlamındaki hanede “h” küçük harfle yazılmıştır. Kırım Hanı anlamındaysa ”h” büyük yazılmıştır. 

İşte Nefî’nin babasına yazdığı hiciv:

.

DER-HAKK-I PEDER-İ HÎŞ (MEHMED BEG)

.

Saadet ile nedîm olalı peder Hâne 

Ne mercümek görür oldı gözüm ne tarhâne

.

Zügürtlük âfetim oldı acep midür etsem

Peder gibi  buradan ben de arz-ı cer Hâne

.

Eger müsaade etmezse bir tulum yağa

İki tulum kumuz olsun nedür zarar Hâne

.

Buna da hısset olur mu ki günde bin Tatar

Tulum tulum kımızı pîşkeş çeker Hâne

.

Pederde mi aceb imsâk Han’da mı bilmem

Nezâket ile bunu kim suâl eder Hâne

.

Peder degül bu belâ-yı siyehdür başıma

Sözüm yirinde n’ola güç gelirse Hâne

.

Benim zügürtlük ile ellerüm taş altında

Müzahrefâtün o dürr ü güher satar Hâne

.

Ben ıztırâb ile bunda samâ’a girmede ol

Dü beyt okur negâmât ile def çalar Hâne

.

Zügürd olursam olaydım ne çâre kâil idim

Olaydı baş sokacak denlü muhtasar hâne

.

Hudâ bilür ki sözüm ser-te-ser hakîkatdür

Baş ağrıdur der isem lîk ser-be-ser Hâne

.

O demde kim peder-i nâ-bekâr-ı sifle nihâd

Beni garîb koyup oldı hem-sefer Hâne

.

İki kasîde komışdı ekâbiri cer içün

Anunla toldı yine şehr içinde her hâne

.

Ne câize ne sıla var bu yerde meddâha

Meger idem yine varınca ber-güzer hâne

.

Peder bu mısrâı hod kendi söylemişdi bilür

Minâre üstüne laklak çıkar yapar hâne

.

Giderdüm âh velî korkaram ki emmüm de

Tuyarsa gittiğim ardumca can atar Hâne

.

Belâ bir iken üç olurdı başına Hânun

Ederdi her biri bir güne arz-ı cer Hâne

.

Üçi de cerr-i muvâfık ederdi birbirine

Biri bin yine tenhâda hem geçer Hâne

.

Belâ budur ki riâyet ederse Hân bize ger

Ne denlü var ise cerrâr azm eder Hâne

.

Bu denlü asker-i cerrâra memleket lâzım

Ne kişver-i Leh ü Çeh ne Kırım yeter Hâne

.

Bu hayret ile varup geldigümce ahbâba

Kimi söğer pedere kimisi güler Hâne

.

Birisi Mir Şeref’dür kadîmi ahbâbun

Duâ-yı hayr eder olmaz hem ol kadar Hâne

.

Görünce hâlimi şetm-i galîz eder pedere

Döner yemîn eder ardınca hem natar Hâne

.

Ki Hân sevâba girüp ger babanı katl itse

Duâ ederdi felekten ferişteler Hâne

.

Niçün deyince hemen hande-nâk olup der kim

Niçe nedîm olur öyle leîm-i har Hâne

.

Denâetinden eger bir latîfe nakl etsem

Olurdı tuhfe-i makbul mâ-hazar Hâne

.

Soyardı na’lini ölmiş eşeklerün yola

Verürdi nân ü piyâza konunca her hâne

.

Nigâh-ı hasret ile reng ü fer komaz bilürem

Meded tuyurmasın ana gelince zer hâne

.

Kırımı Hân sana verse babandan artar mı

Yabana söyleme verme varup keder Hâne

.

Babana bin deve sana da bir keçi verse

Anı dahi bana ver diyü göz kapar Hâne

.

Kanaat eyle baban gibi olma pes cerrâr

S..ıp b..un ye de tek verme derd-i ser Hâne

.

Tevekkül eyle cenâb-ı Hüdâya ahvâlün

Ne ser-i âhere arz eyle ne Tatar Hâne

***

.

(Kaynak:  Nef’î ve Sihâm-ı Kazâ, Yrd. Doç. Dr. Metin Akkuş, Akçağ Yay. Ankara 1998, s.145-148)

Tags: , ,

Mustafa Denizli, Fenerbahçe’yi İpten Aldı

2nd Aralık, 2008

 Cumartesi akşamı oynanan Fenerbahçe-Beşiktaş derbisi heyecan seviyesi yüksek bir maç olsa da maçtaki futbol kalitesi düşüktü.

    Bu haftaya kadar iki takımın  da ortaya koyduğu oyuna bakarak maçtan önce Beşiktaş’ın favori olduğu kanısı yaygındı. Ancak Mustafa Denizli, çıkardığı garip kadro ile dengeleri Fenerbahçe lehine öyle bir çevirdi ki benim gibi Beşiktaş bir çok Beşiktaş taraftarı hayal kırıklığına uğradı. Beşiktaş, Denizli’nin kadro ve oyun anlayışındaki garip seçimleri sayesinde  yenebileceği formsuz Fenerbahçe’yi tekrar yarışa soktu. Belki sadece Holosko’nun ilk 11′de başlaması bile çok şeyi değiştirebilirdi. Türkiye Ligi’nin  en süratli oyuncularından biri -belki de en süratlisi- olan Holosko ağır Fenerbahçe savunmasını zor durumda bırakabilirdi. Holosko’nun maç 2-1 Fener’in üstünlüğü ile devam ederken son 15 dakika oyuna alınması ise pek bir anlam ifade etmedi. Önde olan Fenerbahçe, boş alan bırakmadığı için Holosko’dan o saatte medet ummak boşunaydı. Hâsılı, Mustafa Denizli, zor durumdaki Fenerbahçe’yi ipten aldı ve yarışa ortak etti.

    Ertuğrul Sağlam istifa ettiğinde Beşiktaş, Fenerbahçe’den 8, Galatasaray’dan 3 puan öndeydi. Mustafa Denizli Ertuğrul’un mirasını yedi, tüketti. Bakalım bundan sonra kendisi birşeyler verebilecek mi? 

Tags: ,

« Önceki Sayfa

Yazarlar

Kategoriler

Son Yazılar

Son Yorumlar

Etiketler

 

Aralık 2008
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Kas   Oca »
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031  

Meta

Zeka Oyunları | Mario Oyunları | En Güzel Oyunlar | Araba Yarışı