Lâfistan

Avrupa Yakası 171. Bölüm

25th Kasım, 2008

  Avrupa Yakası 171. bölümde de dopdolu. İşte 26 Kasım 2008 Çarşamba günü Atv’de yayınlanacak Avrupa Yakası 171. bölümün özeti:

AVRUPA YAKASI 171.BÖLÜM ÖZETİ:

Şahika ve Volkan ilişkisi doludizgin devam ederken, Volkan kendini fakir olarak tanıtan Şahika’nın maddi durumuyla ilgili şüpheler duymaya başlar. Osman’ın Aslı’ya hediye ettiği 2500 dolarlık çantanın aynısını Şahika’da görünce işler karışır. 

Burhan, ofis elemanlarının karikatürlerini yaptırdığı çizere kendi karikatürünü yaptırır. Bir yandan çıkan eserden nefret eder, bir yandan da mizaha karşı hoşgörüsünü kanıtlamaya çalışırken zor günler geçirir. 
Volkan’ın odası Dursun tarafından dekore edilmeye başlanır, ama çıkan sonuç çok başarılı olunca Burhan’ın büyük kıskançlığını çeker! 

Tahsin Bey, Dilber Hala’yı yakın arkadaşı ve dert ortağı olarak görüp, İfo anılarını anlatmaya başlayınca Dilber Hala gerilmeye başlar! 

Dergiden işten çıkarmalar sırasında Burhan’ın Makbule’yle ilgili uydurduğu hamile yalanı mahallede ağızdan ağıza dolaşmaya başlar ve hiç olmayacak insanların kulağına gider. 

.

Kaynak: www.atv.com.tr

Tags: , , ,

Dünyanın Bütün Çiçeklerini Getirin! Bugün Öğretmenler Günü

24th Kasım, 2008

  

 İlkokula başlarken hepimize öğretilmiş olan bir şarkı vardır:

  Öğretmenim, canım benim, canım benim.

  Seni ben pek çok severim.

  Sen bir ana, sen bir baba

  Herşey oldun artık bana.

  Bu sözler basit olsa da ne kadar anlamlı üzerinde düşününce. Bir anne, bir baba olabilmek öğrenciye. Öğretmenliğin ne kadar kutsal bir meslek olduğunu anlatmaya bu basit ama samimi tekerleme yetiyor aslında.

   Muhterem öğretmenlerim! Gününüz kutlu olsun. Bu anlamlı günde Ceyhun Atuf Kansu’nun o güzel şiirini paylaşmayı uygun gördüm.

 

DÜNYANIN BÜTÜN ÇİÇEKLERİ

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
Bütün çiçekleri getirin buraya,
Öğrencilerimi getirin, getirin buraya,
Kaya diplerinde açmış çiğdemlere benzer
Bütün köy çocuklarını getirin buraya,
Son bir ders vereceğim onlara,
Son şarkımı söyleyeceğim,
Getirin, getirin… ve sonra öleceğim.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
Kır ve dağ çiçeklerini istiyorum.
Kaderleri bana benzeyen,
Yalnızlıkta açarlar, kimse bilmez onları,
Geniş ovalarda kaybolur kokuları…
Yurdumun sevgili ve adsız çiçekleri,
Hepinizi, hepinizi istiyorum, gelin görün beni,
Toprağı nasıl örterseniz öylece örtün beni.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
Ben bir köy öğretmeniyim, bahçıvanım,
Ben bir bahçe suluyorum gönlümde,
Kimse bilmez, kimse anlamaz dilimden
Ne güller fışkırır çilelerinde,
Kandır, hayattır, emektir benim güllerim
Korkmadım, korkmuyorum ölümden,
Siz çiçek getirin yalnız, çiçek getirin.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
En güzellerini saymadım çiçeklerin,
Çocukları, öğrencilerimi istiyorum
Yalnız ve çileli hayatımın çiçeklerini,
Köy okullarında açan, gizli ve sessiz,
O bakımsız ama kokusu eşsiz çiçek.
Kimse bilmeyecek seni, beni kimse bilmeyecek
Seni, beni yalnızlık örtecek, yalnızlık örtecek.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
Okulun duvarı çöktü altında kaldım,
Ama ben dünya üstündeyim, toprakta.

Yaz kış bir şey söyleyen sonsuz toprakta,
Çile çektim, yalnız kaldım, ama yaşadım.
Yurdumun çiçeklenmesi için, daima yaşadım,
Bilir bunu bahçeler, kayalar, köyler bilir.
Şimdi ustum, örtün beni, yatırın buraya,

Dünyanın bütün çiçeklerini getirin buraya.
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
Afyon ovasında açan haşhaş çiçeklerini,
Bacımın suladığı fesleğenleri,
Köy çiçeklerinin hepsini, hepsini,
Avluların pembe entarili hatmisini,
Çoban yastığını, peygamber çiçeğini de unutmayın,
Aman Isparta güllerini de unutmayın,
Hepsini, hepsini bir anda koklamak istiyorum
Getirin, dünyanın bütün çiçeklerini istiyorum.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
Baharda Polatlı kırlarında açan,
Güz geldi mi Kop dağına göçen,
Yürükler yaylasında, Toroslarda eğleşen,
Muş ovasından, Ağrı eteğinden,
Gücenmesin, bütün yurt bahçelerinden
Çiçek getirin, örtün beni,
Eğin türkülerinin içine gömün beni.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
Ben mezarsız yaşamayı diliyorum,
Ölmemek istiyorum, yaşamak istiyorum,
Yetiştirdiğim bahçe yarıda kalmasın,
Tarumar olmasın istiyorum, perişan olmasın,
Beni bilse bilse çiçekler bilir dostlarım,
Niçin yaşadığımı ben onlara söyledim,
Çiçeklerde açar benim gizli arzularım.

Ceyhun Atuf KANSU

Tags: , , ,

Artık Hak Eden Kazansın

22nd Kasım, 2008

   

   Son 13 yılda toplam 12 kez şampiyon olan Galatasaray ve Fenerbahçe, istikrarsız gidişatlarını sürdürüyorlar. İki takım da tek deplasman galibiyetlerini lig sonuncusu Kocaelispor’dan almışlar. Böyle gittikleri sürece şampiyon olmaları da kolay değil.

    Yarın Trabzonspor ve Beşiktaş, maçlarını kazanırlarsa Fenerbahçe ve Galatasaray ile aralarındaki farkı daha da açacaklar. Doğrusu bu durum Türk futbolu adına gayet sağlıklı. Türkiye ligi 2 takımın egemenliğine girmeyecek kadar büyük olmalı. En büyük endişem ise yine ayak oyunlarının yapılması. Beşiktaş’ın 2004 yılında şampiyonluğunun nasıl engellendiğini anlamak için Lucescu’nun daha önce yaptığı açıklamalara ve Giunti’nin bugün Zaman gazetesindeki röportajına bakabilirsiniz. Yine Beşiktaş’ın geçen yıl hakemler tarafından 15 puanının gaspedilmesi de yakın bir örnek. Peki, niçin böyle yapılıyor? Çünkü Türkiye’de en çok taraftar (müşteri) Fenerbahçe ve Galatasaray’da var. Bu takımlar şampiyon olunca gazeteler kazanıyor, yayıncı kuruluş kazanıyor, reklam şirketleri kazanıyor, dolayısıyla futbolla endüstriyel ilişkisi olan her kuruluş daha fazla kazanıyor. 

    Umarım artık hakedenlerin kazanma vakti gelmiştir. 

 

Not: Fenerbahçe ve Galatasaray’ın her sene hak etmeden şampiyon olduklarını iddia etmiyorum. Çoğu sene yine bu takımlar haklarıyla şampiyon oluyor. Ama olamayacağı veya olamama tehlikesinin olduğu yıllar her zaman bir derin el uzanıyor ve kuyudan bu takımları çekip yukardakileri indiriyor. Korkum, bu sene de aynısının olması. Dilerim artık olmaz.

Tags: , , ,

Alex Çelişkisi

22nd Kasım, 2008

 

  Fenerbahçe bugün Ankaragücü karşısında gol bulamadı ve karşılaşma 0-0 sona erdi. Aslında bu ifade Ankaragücü’ne haksızlık oldu. Golü bulamayan taraf Fener değil, Ankaragücü’ydü çünkü.

    Kafama takılan bir mesele var Fenerbahçe ve Alex ile ilgili. Fenerbahçe’nin en iyi oyuncusu kim? Herhalde hemen hepimizin bu soruya vereceği cevap belli: Alex. Alex’in oynadığı dönemlerde Fenerbahçe Alex’in neredeyse tek başına gayretleriyle bir kaç maç kazandı ve takımın genelindeki uyumsuzluktan 16 puan kaybetti. Herkesin düşüncesi Alex de olmasa bu takımın tamamen mahvolacağıydı. Ama aksi oldu. İlk maç Alexli kadroyla Arsenal’den 5 yiyen Kanarya, Arsenal’le Londra’da berabere  kaldı Alexsiz kadrosuyla. Alex’in olmadığı diğer 2 maçta ezelî rakibi Galatasaray’ı 4-1, lig ikincisi Ankaraspor’u 2-0 yendi. Alex sakatlıktan kurtulunca ise ilk maçta ligin 15.si Ankaragücü’nü yenemedi. Ancak bütün bu kayıplarda Alex yine Fener’in en iyi futbolcusuydu.

      Biri bana bu çelişkiyi açıklayabilecek mi?

Tags: , ,

Gencim, Şikayetçiyim

19th Kasım, 2008

Gençlere soruluyor ama kafalar karışık… “Kimleri örnek alıyorsunuz?” diye sorulunca tabi ki anne ve babamı diyorlar. Alkol kullanıyorlar, sigara içiyorlar, barlardan hiç çıkmıyorlar. Kendilerine güveniyorlar ama en çok bu ülkede dine ve dinden bahsedene güveniyorlar, sonrada askere. Siyaseti takip etmiyorlar… Merakta etmiyorlar… Peki siyasetteki yeriniz neresi deyince de genelde muhafazakar milliyetçi diyorlar…

     Gençlere yurtdışında yaşamak ister misiniz  sorusu sorulduğunda? Ülkeyi seven aynı gençler büyük bir çoğunlukla evet diyorlar. Yani daha çok ülkenin dışını seviyorlar. AB’ye giriş için ne dersiniz? deyince de hayır diyorlar. Kendileri giriyor nasılsa ülkenin ne işi var orada. Ben gireyim de o şimdilik dursun havasındalar. 70′lerden sonra gençler için hayat daha farklı oldu tabi ki. O zamanlar aktif olarak siyasetle uğraşan gençlik, şimdilerde siyasetten, soru sormaktan, eleştirmekten uzak; hyatı sadece sınavlara girip çıkmak otobüsle ev okul arasında gidip gelmek, magazin, marka, kızlar, yakışıklı erkekler, hobi diye yedirilen saçmalıklar silsilesi sanıyorlar.

Bizim şimdiki milliyetçi gnçlerimiz gazete okumuyor; televizyonda da sadece eğlence programı izliyorlar. Polat ağabeyleri gibi şekil yapmak, Sabancı gibi paraya para dememek, sonra sabahlara kadar eğlenmek en büyük istekleri. Çoğu Türkiye’nin geleceğinden şüpheli, kendi geleceklerinden ise eminler. Ülke batsa bile bir şekilde sıyrılır giderim derdindeler. Ülkem batarsa bend batarım, ülkemi batmaktan nasıl kurtarırım diye düşünen kuşakları bir şekilde birbirine kırdırıp darağaçlarında, cezaevlerinde tek tek yok ettiler. Kitap günah, örgütlenme yasak, siyaset tuzak diyerek, bayağı magazini, içi kof bir milliyetçiliği vererek, düşünmek suç düşündürmek günah diyerek, her koyun kendi bacağından asıldığını söyleyerek, okumadan da bir şekilde yırtmak mümkündür boşver’i işleyerek, pozitif düşünceye aklı ermeyen, gözü dışarıda, umutsuz vakalar yarattılar.

    Manzara böyleyken ne yapar büyükler bilinmez. Dünyanın her yerinde bilinen gerçek, düşüncenin, siyasetin, okulunun olmadığı ve bu işlevi kişilerin, kişilerin oluşturduğu kuruluş ve örgütlerin yerine getirdiğidir. Değişimin ve dönüşümün gücü olan gençleri, düşünce hayatına katmaz, belli alanlarda uzmanlaşmalarını sağlayamazsanız, yarınların gelişen toplumları nasıl yetişir? Gençlerde hal böyleyken bende onların yırtmış idollerinden Ege ÇUBUKÇU’nun gençler arsında pek yayılmış şarkılarından biriyle iyi haftalar diliyorum gençlere…

KAYSERİ SON NOKTA GAZETESİ

Akın PEKER.

Tags: ,

Ölümünün 50. Yılında Yahya Kemal’e Hürmetle

18th Kasım, 2008

. 

Tarihi dirilttin Kemâl sâhir misin?

Yoksa söz sultânı büyük şâir misin?

.

Ecdâdın rûhunu yansıttın bizlere,

Sen belâgatte bu kadar mâhir misin?

. 

Uçup gittin -eski şi’rin rüzgârıyle-

Üstâdım sen bülbül müsün tâir misin?

. 

Üslûbundaki mükemmellik de ne böyle;

Sözle mest eden üstâd-ı tâbir misin?

. 

Mübtelâ ettin Fahri’yi hâlis şi’re,

Merâk ederim Bâkî-i âhir misin?

.

                 Fahri Kaplan

.   

                 (Şiirin her türlü te’lif hakkı saklıdır.)

Tags: , ,

Lâfistan’ın Dostları

18th Kasım, 2008

 

     Değerli lâfistan ziyaretçileri!

       Lâfistan bu paylaşımla birlikte 100. yazısına ulaşmış oluyor. Biz de 100. yazıda size lafistanın dost sitelerinin linklerini sunmak istedik:

   www.oyun1game.com

   www.antoloji.com/fahri_kaplan 

    www.bigabiga.com

   www.canakkalesehitlerimiz.com

   www.biga17.com

   www.gelecegedogru.com

   www.hisoyun.com

   http://www.fotokritik.com/kullanici/farukk/portfolyo

Tags: ,

2008 ALES Sonbahar Dönemi Soru ve Cevapları Yayınlandı

18th Kasım, 2008

 

   2008 ALES sonbahar dönemi sınavı 16 Kasım pazar günü 09:30′da yapıldı. Sözel bölümde 80, sayısal-1 ve sayısal iki bölümlerinde 40′ar sorunun sprulduğu sınavda lisansüstü eğitim gören ve görmek isteyen akademisyen ve öğrenciler 180 dakika içinde 160 soruya cevap vermeye çalıştı. Sınava giren bir çok kişi her zamanki gibi Ales’te zaman problemi yaşadıklarını ifade ettiler.

        ÖSYM’nin internet sitesinde yayınladığı 2008 ALES sonbahar dönemi sorularına ve cevaplarına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz:

 http://www.osym.gov.tr/BelgeGoster.aspx?F6E10F8892433CFFF88F742D0D711251F5A3FB16E3E35EA9

Tags: , ,

Youtube Ne Zaman Açılacak

18th Kasım, 2008

   

   Youtube’ye erişemeyen nadir ülkelerden biriyiz. Gerçi youtube çeşitli siteler vasıtası veya bazı ayarlarla ziyaret edilebiliyor. Yani yasağın bu açıdan da ne kadar mantıksız olduğu âşikâr. Aslında bu mantıksızlıktan öte teknoloji ve bilişim çağında Türkiye’nin koyduğu böyle bir yasak bizim için utanç verici bir şeydir. Değişen dünyaya bir türlü uyum sağlayamayan yasakçı zihniyetten kurtulmadan nasıl ilerleyeceğiz?

    Youtube ne zaman açılır bilmem ama onun açılması da sorunu çözmez bence. Asıl kafaların değişmesi lazım. Koyulan bu anlamsız yasaklar bir fayda getirmediği gibi insanları kuralları çiğnemeye alıştırıyor. Çünkü bir çok site aracılığıyla youtube’a girmek mümkün. 

        Bu ülkede insanlar istediği videoya en kolay ve yaygın yoldan erişme gibi basit bir hak konusunda bile yasakla karşılaşıyorsa, özgür düşüncenin gelişmesini, fikrî bir tekamülün (gelişmenin) olmasını teşvik etmesi gereken kişiler bunu engellemek için uğraşıyor demektir. Umarım başaramazlar! Çünkü bir ülkenin geleceği herşeyden önce zihinlerin açık, berrak; ufukların geniş olmasına bağlıdır. 

                     Metin Topçu

Tags: , ,

Avrupa Yakası 170. Bölüm

17th Kasım, 2008

 Avrupa Yakası, 19 Kasım 2008 Çarşamba günü yayınlanacak 170. bölümü ile izleyicilerini güldürmeye devam edecek. Ekonomik krizin Avrupa Yakasını da vurduğu 170. bölümde neler olacağını merakla bekliyoruz. İşte Avrupa Yakası 170. bölümün özeti:

.

AVRUPA YAKASI 170. BÖLÜM ÖZETİ:

Ekonomik kriz dergiye yansımıştır. Bir kişinin işten çıkarılması ve bunun çalışanlar tarafından gizli oyla belirlenmesi gerekmektedir. Burhan, Makbule ve kendisi hakkında büyük bir yalan söyleyerek işini korumak için kulis yapar. Bu esnada, ek gelir olarak Yaprak’ın menajerliğine soyunur ama anlaştığı gece kulüpleri bekledikleri gibi yerler değildir.

Babanın, Volkan ve arkadaşlarının muhallebicide bedava karın doyurmasını yasaklamasından sonra, İzzet’in önderliğinde düğün, hatta cenazelere davetli gibi gidip karın doyurma dönemi başlar. Ancak bu uygulama ustalık istemektedir ve tehlikeleri vardır.

Dilber Hala ile babanın arkadaş olması ihtimalini sezen Aslı ve Volkan, babayı başka alanlara vakit ayırmaya yönlendirirler.  Ancak Tahsin Sütçüoğlu, herşeyi olduğu gibi bunu da çok ciddiye alır!

Bu arada Şahika ve Volkan, ilk randevularını en sonunda yaşarlar!

Özetin kaynağı: www.atv.com.tr

Tags: , , ,

« Önceki SayfaSonraki Sayfa »

Yazarlar

Kategoriler

Son Yazılar

Son Yorumlar

Etiketler

 

Kasım 2008
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Eki   Ara »
 12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930

Meta

Zeka Oyunları | Mario Oyunları | En Güzel Oyunlar | Araba Yarışı