Archive for Ağustos, 2008

18
Ağu

Oyun1game.com Siteye Oyun Ekleme

   Yazar: İbrahim ARSLAN    Kategori Web Bilgisi

Merhaba; Şimdi sizlere kardeş sitemiz oyun1game.com tarafından site tasarımcılarına sunulan yeni bir hizmeti tanıtacağım.

Sitene Oyun Ekleme : Web dünyasına yeni atılan birçok webmaster için gerekli html kodlarından biri. Bu html kodları sayesinde yeni bir kodlama sistemi yapmadan oyun1game.com sitesindeki tüm oyunları rasgele sıralanmış şekilde sitenizde gösterebilir ve ziyaretçileriniz için kolay ulaşım linki oluşturmuş olursunuz. Sitede bulunan html kodlarını sitenizin veya bloğunuzun (wordpress.com, bedavasitem.com, azbuz.com, blogcu.com, blogspot.com, sitemynet.com vb.) uygun boşluktaki herhangi bir yerine yapıştırarak anında oyunların bulunduğunuz sayfada yer almasını sağlayabilirsiniz. Fakat kodları eklerken dikkat etmeniz gereken bir husus var, bu kodlar yazı yazma kısmına eklenirse browser bunları yazı gibi okur ve sizede kötü bir görüntü sunar. Sizler bu kodları eklerken sitenizin düzenleme kısmına gectiğinizde buradaki kodları html kısmına ekleyin ve sonra çalıştırın göreceksiniz oyunlar anında belirecek sitenizde.

Umarın konu anlaşılmıştır eğer sorun yaşarsanız yorumlar kısmından sitenizide belirterek yardım alabilirsiniz.

Tags: , ,

17
Ağu

Kaybettiğim Hazineyi Arıyorum

   Yazar: Fahri Kaplan    Kategori Edebiyat

Ey ay yüzlü, servi boylu, hilâl kaşlı, âteşîn bakışlı, gönüller yakışlı, serv-i revân, kaşı kemân, gamzesi kalpleri yakan dilber! Nerdeysen gel de cemâlini bize göster! Sen gideli beri bu topraklardan, biz sahte güzellere tav olduk. Güzellik anlayışımız süflî derecelere indi. Aşk deyince şehveti anlar olduk. Hayâllerimizde yaşayan güzeldin sen. Sana en şûh gözle bakan Nedîm bile senin güzelliğinin bambaşka buudlarda olduğunu haykırıyordu şu sözlerle:

” Yok bu şehr içre senin vasfettiğin dilber Nedîm

Bir perî-sûret görünmüş bir hâyâl olmuş sana.”

Ah Nedim’im! Hayâli de öldürdüler artık. Yetmişbeş sene evvel aramızdan ayrılan büyük şâirimiz Ahmet Hâşim “Melâli anlamayan nesle âşinâ değiliz.” demişti melâli kaybetmemiz karşısında. Melâlden sonra hayâli de anlamaz olduk artık. Zaten melâl ve hayâl birbirinden ayrılmaz kardeş değil mi?

Başka bir şiir üstâdı Yahya Kemal de: “İnsan âlemde hayâl ettiği müddetçe yaşar.” diyordu. Biz hayâli kaybettiysek nasıl yaşıyoruz? Öyle değil, “Yaşıyor muyuz” diye sormak lâzım. Duymayan, hissetmeyen, tatmayan ne bilsin sizi ey aşk medeniyetinin, gönül medeniyetinin muhterem ve mübârek bânîleri. Ey Yunus’um asırlar ötesinden ne kadar mânidâr geliyor sesin:

“Bilmeyen ne bilsin bizi

Bilenlere selâm olsun.”

Nasıl mı bileceğiz? Ne zaman aşkı yeniden bulursak o zaman yetişeceğiz o menzile. Yoksa dünyâ ilmi bir yerden sonra yarıda bırakacak bizi. Menzile ise ağyârın önünde âşıklar yetişecek.

“Ser-menzile uşşâk erişir cümleden evvel

Ol mertebeye sa’y ile zühhâd yetişmez.” (Bâkî)

Ruhun şâd olsun şâirler sultanı (sultanü’ş-şuarâ) Bâkî!

Son sözü de büyük üstâd Fuzûli söylesin. Tâ ki kırık – dökük ve kaybetmenin, ayrılığın ızdırabıyla dağılıp perişân olmuş ifâdelerim böyle söz sultanları sayesinde bir değer bulabilsin:

“İlm kesbiyle pâye-i rif’at

Arzûy-ı muhâl imiş ancak

Aşk imiş her ne var âlemde

İlm bir kîl ü kâl imiş ancak.”

Fahri Kaplan

Tags: , , , ,

9
Ağu

İşte Beşiktaş’ın Yeni Formaları

   Yazar: Metin Topçu    Kategori Genel Güncel, Spor

   Beşiktaş’ın 2008-2009 sezonunda giyeceği formalar akşam Çırağan Sarayı’nda düzenlenen defileyle tanıtıldı. Beşiktaş’ın klasik beyaz ve dik çizgili formasının yanısıra yan çizgili formaları dikkat çekti ve ilgi topladı. Ben özellikle gri-siyah yan çizgili formaları beğendim. İşte Beşiktaş’ın yeni formaları:

BJK 2008 BEYAZ MAÇ FORMASI KISA KOLBJK 2008 ÇUBUKLU MAÇ FORMASI KISA KOLBJK 2008 SİYAH-GRİ ENİNE ÇUBUKLU MAÇ FORMASIBJK 2008 SİYAH-BEYAZ ENİNE ÇUBUKLU MAÇ FORMASI KISA KOL

Tags: , , ,

6
Ağu

Hani 2008 Yahyâ Kemal Yılıydı?

   Yazar: Fahri Kaplan    Kategori Edebiyat, Genel Güncel

 

Kültür Bakanlığı tarafından 2008 yılının büyük şairimizin ölümünün 50.yılı dolayısıyla “Yahya Kemal Yılı” ilân edilmesi edebiyat dünyasında büyük sevinçle karşılanmıştı . Büyük şâirin şahsında devletin edebiyata hakettiği değeri vereceği konusunda ümitlenmiştik. Haksızlık etmeyelim, 2008’in ilk aylarında Yahya Kemal’i tanıtıcı çalışmalar oldu. Yani her işimiz gibi buna da ilk günlerin gazıyla hızlı girdik. Ya sonrası? 2008’in ilk aylarında o kadar gündemde olan Yahya Kemal Yılı ne çabuk bitti? Yoksa “Yahya Kemal yılı” yerine “Yahya Kemal ayı” ilân edilmişti de biz mi yanlış hatırladık?

   Herşeye rağmen geç kalınmış değildir. Şâirimizin ölüm tarihi olan 1 Kasım’a kadar etkinliklere hız verilmeli ve 1 Kasım 2008’de şairimizin ölümünün 50. yıldönümü adına yakışır şekilde yâd edilmelidir. Buna Yahya Kemal’den ve edebiyat dünyasından çok Türkiye’nin ihtiyacı var. Kültürsüz, edebiyatsız, hafızasız bir millet, millet olma özelliğini kaybetmeye mahkumdur. Milletini sevmek arasıra verilen gazla ortaya çıkan hamasî damarla değil, milleti millet yapan unsurları kalıcı bir şekilde sahiplenmekle olur. Bu yıl Yahya Kemal’in şahsında kültürümüze, edebiyatımıza, dilimize ne kadar sahip çıkacağımızın sınavını veriyoruz.

    Az önce de ifade ettiğimiz gibi Yahyâ Kemal’in anılmasına Yahya Kemal’den çok bizim ihtiyacımız var. Eğer kültür mirasımızı değerlendirmek istiyorsak…  Yahya Kemal milletvekili seçilince Orhan Veli’nin söylediği şu söz kulaklara küpe olacak cinsten: “Yahya Kemal’in milletvekili seçilmesine Yahya Kemal adına değil, milletvekilliği adına seviniyorum.”

   Sayın Kültür Bakanım! Lütfen, “dönülmez akşamın ufku”na girmeden bu işe daha fazla sahip çıkalım. Vakit çok geç olmasın. 

                                          Fahri Kaplan

Tags: , , ,

5
Ağu

Beşiktaş’ın Yeni Formaları Tanıtılıyor

   Yazar: Metin Topçu    Kategori Spor

 

Beşiktaş taraftarının sabırsızlıkla beklediği 2008-2009 sezonu formaları 8 Ağustos Cuma günü saat 20:00’da Çırağan Sarayı’nda yapılacak defileyle tanıtılacak.

    Fenerbahçe ve Galatasaray yaklaşık 2 hafta önce yeni sezon formalarını tanıtmışlardı. Beşiktaş da cuma günü yeni formalarını taraftarına sunacak. Formalar tanıtıldıktan hemen sonra www.kartalyuvasi.com.tr adresinden satışa sunulacak.

    Şahsî fikrimi söylemek gerekirse Beşiktaş’ın geçen yılki formalarını pek beğenmemiştim. Daha çok çubuklu forayla maça çıkan Kara Kartal, bu formanın arkasını siyah, forma numarasını da gümüş renginde yaparak zannımca yanlış bir tertcih kullanmıştı. Beyaz formada da kırmızı kullanılmakla bence hata edildi. Kırmızı renk kullanılacaksa kırmızı ağırlıklı ayrı bir deplasman forması yapılabilir.

  100. yıldaki muhteşem Beşiktaş formalarını özlemeye başladık. Umarım bu yıl siyah ve beyazın asaletini en güzel şekilde gösterecek formaları sunar bize Beşiktaş. O büyük taraftara büyük formalar yakışır! 

Tags: , , ,

4
Ağu

Hâşim Kızıl Havaları Erdek’te mi Seyretti

   Yazar: Fahri Kaplan    Kategori Edebiyat

 

    Dün Erdek’teydim. İlk defa gittiğim bu güzel ilçede günbatımında sahili seyretme fırsatı buldum. Temiz ve dalgasız deniz, kızıl ufuklar ve karşıda bir güzel dilberin kaşı gibi ince hilâl. Ah hilâl! Dîvân şâirleri sevgilinin kaşını sana benzetmekte ne kadar haklılarmış!        

    Erdek’te günbatımını seyrederken Ahmet Hâşim aklıma geldi. Merdiven şiirinde ne güzel tasvir eder gurûb vaktindeki manzarayı:   

   “Bu bir lisân-ı hafîdir ki ruha dolmakta   

    Kızıl havâları seyret ki akşam olmakta” 

    Hâşimin gölleri seyretmekten zevk aldığını ”Göl Saatleri” adlı kitabından biliyoruz. Ama ”Merdiven” şiiri Göl Saatleri’nde değil “Piyâle”de yer alıyor. Erdek’te denizle birleşen gökyüzünde turuncu ufukları seyrederken kendi kendime: “Yoksa Hâşim kızıl havaları Erdek’te mi seyretti.” diye düşünmeden edemedim.

      ( fotoğraf : www.erdektatil.com)                                            Fahri Kaplan

Tags: , , , ,

2
Ağu

Sezen Aksu ve Deniz Yıldızı

   Yazar: Metin Topçu    Kategori Genel Güncel, Müzik

     

Bugün Türk Pop Müziği diye bir şeyden bahsediyorsak şüphesiz bunda Sezen Aksu’nun büyük payı var. Batı taklidi uyarlama müziklerin marifet sayıldığı müzik piyasasında Sezen Aksu pop müziği Türk insanın duyuş ve düşünüşüne uyarlayabilmiş ender sanatçılardan biridir. Onun şarkıları sadece günün modasına hitap edip birkaç ayda eskiyen türden değil, şarap gibi yıllar geçtikçe değerlenen türden eserlerdir. Sen Ağlama, İkinci Bahar, Firuze, Tutuklu yıllar geçse de dilimizden düşüremediğimiz, tahminimce de düşüremeyeceğimiz şarkılarından birkaçı.

      Haziran ayının sonuna doğru “Deniz Yıldızı” adlı albümle tekrar merhaba dedi bizlere Minik Serçe. Albümde sırasıyla Deniz Yıldızı, Yol Arkadaşım, On: Ay, Hâlâ Haber Bekliyorum Senden, Kırık Vals, Güvercin, Roman, İzmir’in Kızları, Kutlama, Sor Beni, Memet, Tanrı’nın Gözyaşları, Menajer, Beşik adlı şarkılar var.    Albümde kendi düşünceme göre en öne çıkan şarkılar: İzmir’in Kızları, Güvercin, Roman, Hâlâ Haber Bekliyorum Senden. Bu yazıda bu dört eseri size kısaca değerlendirmek istiyorum.    İzmir’in Kızları: Kızlarının güzelliğiyle meşhur İzmir’in bir kızı da Sezen Aksu. Zaten eserde sık sık kendi gençliğine de atıfta bulunuyor. Ve İzmir’in kızlarının ne yaman olduğunu kendi annesinin babasının çırasını yakmasından anlatıyor bize. Şu sözlere kulak verelim:     Baba sen anasına bakıp da     Kızını almayacaktın.    Küfürlerine anneannemin    Öyle gülmeyecektin.    Daha görür görmez    Cigarasını tellendirdiğini   Şehriban Hanım’ın   Su yeşili gözlerine dalmayacaktın    İzmir’in kızları çırasını yakarlar adamın.    Eserin müziğinin de İzmir’in kızları gibi güzel ve çekici olduğunu belirtelim. Ancak eserde anlatılan günümüz İzmir’inin kızlarından çok ipekli çoraplarıyla kordona çıktığında yürekler yakan eski İzmir kızlarıdır.      Güvercin: Geçen yıl suikasta kurban giden gazeteci Hrant Dink için yazıp bestelediği eserinde Sezen Aksu hüznünü: “Gitti cancağızım gitti! Bitti son İstanbul.” Sözleriyle anlatıyor. Eserin müziği ve Sezen’in sesi de sözler kadar dağlıyor yürekleri. Aslında sadece Hrant’ı değil,  herkes kaybetiklerinin hüznünü bulabilir bu eserde. Öyle içten ve derinden bir Sezen Aksu şarkısı.

    Roman:  Bir romana aşık olan bir sevdalının hikâyesi. Sırf Roman olduğu için sevenleri ayıranları öyle güzel taşlıyor ki Minik Serçe. Şarkı albümün de en hareketli şarkısı aynı zamanda. Sözler de müzikle beraber tam bir roman havası oluşturmuş durumda. Tekrar tekrar dinlenecek bir şarkı.     Hâlâ Haber Bekliyorum Senden: Bir Sezen Aksu klasiği olan şarkı mistik bir his de veriyor insana. Şu sözler ne güzel ipucu veriyor şarkı hakkında:       “Bu şarkılar şifa duaları         Bu şarkılar yıkar duvarları         Bu şarkılar dostluk sal’aları”           Albümde beğenmediğim tek eser “Menajer”. Böyle basit eserler başkalarında güzel dursa da Sezen Aksu’dan çok daha iyilerini görmeye alışmışız bir kere.             Deniz Yıldızı, sahte şarkı ve şarkıcıların kol gezdiği piyasada nitelikli müzik arayanların dinleyebileceği bir albüm. Tıpkı diğer Sezen Aksu albümleri gibi.                                                                     Metin Topçu 

Tags: , ,