01.26.08
Münâcât
Mevlâ varken Leylâ anılmaz; yâr Sen’sin,
Ne ben varım ne bu eşyâ var; var Sen’sin,
Günâhım çok, fakat sâhib-i nâr Sen’sin.
Yâ Râb! Mücrîmi affet, Gaffâr Sen’sin,
Günâhımı benim setret, Settâr Sen’sin.
Hak yolda yürürken bâtıla meylettim,
Günâhım üstüne günâhlar zeylettim,
Başkasına değil, kendime veylettim.
Yâ Râb! Şu mücrîmi affet, Gaffâr Sen’sin,
Günâhımı benim setret, Settâr Sen’sin.
Fânî dünyâya aldanmışım, vâh bana,
Şeytana kanmışım, şimdi eyvâh bana,
Af Sana yaraşır, elbet günâh bana.
Yâ Râb! Şu mücrîmi affet, Gaffâr Sen’sin,
Günâhımı benim setret, Settâr Sen’sin.
Yolunda hizmetçi olmayı bilmedim,
Aşkınla sararıp solmayı bilmedim,
Bir boşaldım, tekrar dolmayı bilmedim.
Yâ Râb! Şu mücrîmi affet, Gaffâr Sen’sin,
Günâhımı benim setret, Settâr Sen’sin.
Secdeye kapanıp: “Suçum affet!” dedim,
Gerçi rüzgâr gibi coşup da esmedim,
Lâkin rahmetinden hiç ümit kesmedim.
Yâ Râb! Şu mücrîmi affet, Gaffâr Sen’sin,
Günâhımı benim setret, Settâr Sen’sin.
Fahri Kaplan
Ali said,
Ocak 26, 2008 at 3:09 pm
Şiir harika bayıldım. Fakat bazı kısımlarda açıklamaya ihtiyaç duydum. Yardımcı olacak varmııı. Acizane şiirdeki kelimelerin bir kısmını kullanmadığıma tam manasını kavrayamadım. Yinede anladığım kadarıyla Şairi tebrik ederim.
merve said,
Ocak 28, 2008 at 3:50 pm
gerçekten harika bir şiir. bu şiiri yazan kişinin maneviyatında ne kadar zengin bir zât olduğunu gördüğümü söyleyebilirim. ellerin dert görmesin Fahri!!