Lâfistan

BİTLİS’İ ÖZLERKEN

28th Aralık, 2011

                     Son yazımı Bitlis’te asker öğretmenken rahmetli arkadaşım, kardeşim, yoldaşım Veysel Burak Gülper için yazmıştım. Göz yaşlarıyla yazdığım son yazıdan sonra yaklaşık iki yıl geçti. Burak’ımı özlediğim kadar olmasa da bir başka duygu daha çöktü üstüme: vefa duygusu. Bitlis’e vefa…
                    Aslında Erzincan doğumlu olmama rağmen doğuya böyle uzun bir süre kalmak için hiç gitmemiştim. Bitlis’le ilgili bildiklerim üniversitede okurken kısa bir süre beraber kaldığım Bitlisli arkadaşımın anlattıkları ve gösterdiği iki büyük resimde gördüklerimle sınırlıydı.
                   Bitlis’te uyandığım ilk sabah hastaneye yattım. Kimsesiz , evsiz, barksız… O andan itibaren bir şehirde insanlık nasıl temsil edilir onun örneklerini izleme imkanı buldum. Beni hiç tanımayan birisi bir taksi tutarak öğretmen evinden eşyalarımı getirdi. Bu hastanede yattığım on gün boyunca Bitlis insanını ve insanlığını gözlemleme imkanım oldu.
Bitlis çok küçük bir şehir, kendi etrafında 360 derece döndüğünüzde sürekli dağları görebiliyorsunuz. İlginç bir durum gerçekten, baktığınız gördüğünüz her yer dağ. Bitlis’in karı da meşhurmuş yakın geçmişe ait kar efsaneleri anlatılıp duruyor.
Bitlis’te beni en çok etkileyen “Bitlis İnsanı” oldu. Yabancı dedikleri Bitlisli olmayan insanlara çok iyi davranıyorlar size yardımcı olmak için can atıyorlar. Van,Şanlıurfa, Adıyaman,Mardin gibi yakın şehirlere de gitmeme rağmen hiç böyle bir yakınlık göremedim. Esnaf son pazarlığı yaptıktan sonra öğretmen olduğumuzu öğrenince daha da indirim yapıyorlar. Esnaf paranız olmadığını hissedince alını ücretsiz ya da hiç tanımamasına rağmen iki hafta sonra getirirsin diyerek verebiliyor. Telefonumun şarjı bitmişti kapanmakta olan bir dükkana girdim yarım saat benim için dükkanı açık tuttular.Bunun gibi birçok insanlık örneğiyle karşılaşmak Bitlis’i kalbime silinmez hatıralarla nakşetti.

                       İnsanlık abidesi dikilecek olsa bunun yeri kesinlikle Bitlis olmalı.

Tags:

Bir Kış Göğüne Söylediklerim

7th Aralık, 2011

Bir deniz kenarına gitmek kış günü olsa da!

***

Şimdi aşka açılan bir kapı bulmak; açmak ve girmek içeri.

***

Ben hatıraların saklı olduğu bir oda isterim. Zaman zaman ziyaret edebileyim. İstediğim âna yeniden gidebileyim.

***

Söz uçar yazı kalır demişler. Bense yaza yaza uçurdum kelimeleri, saklamak için konuştuklarımı.

***

Bir ince kitap, bir kalın düş… Sevgiliden kalan hatıralar kadar ince ve zarif bir gül… İşte bir şarkı yeniden başlıyor.

***

Yine kalbimin ince yerinde bir saray… Yine gönül tahtı, yine yeni adımları atmak: Hem çok zor, bazen de çok kolay!

***

Zaman mı geçiyor, biz mi onu uğurluyoruz yeni zamanlara yol açmak için.

***

Bu sabah yine zor uyandım ya da “afyonu patlamak” deyimi öğlene doğru inkişâf etti bende. Ben bunları niye anlatıyorum, adam sen de!

***

Bil ki sana söylüyorum bu notasız şarkıyı. Sözler yarım kalmış, belki şiirler eksik! Yağmur ince ince, kesik kesik… Ve ben yürüyorum tek başıma, hava kalabalık.

Vodafone’dan 7,99 a Sınırsız İnternet!

31st Ekim, 2011

Merhaba uzun bir aradan sonra avantajlı ve zaman zaman da bir hayli sıkıcı olan bir kampanyayı anlatmak için sizlerleyim. Daha önceleri duyup bir işinize yaramaz diye geçiştirdiğim ama şimdilerde ise bu sistem üzerinden bloğuma yazılarımı eklemekteyim. Biz kullanalı yıllar oldu diyorsanız da benim gibi daha önce kullanmamış olanlara aktarmış olayım.

Lafı uzatmadan konuya geçeyim; Faturalı Turkcell VINN hizmetinin son zamanlarına gelmiştim ve bir arkadaşımdan ben telefonun bluetooht özelliği ile internete bağlanıyorum diye işitmiştim. Bir gün yine o telefon üzerinden internete bağlanırken bağlantı hızını test etmeye karar verdim. Test esnasında gördüm ki çok hızlı olmasa da açtığınız sayfaların boyutu mb lar seviyesinden küçükse sizlerin fazla canını sıkmadan internete bağlanabileceğiniz bir sistem. Nedir mi Bu sistem Vodafone Süper internet paketi. Ayda 7.99 TL ödeyerek telefonunuz üzerinden sınırsız internet bağlantısı kurmak için hazırlanmış bir sistem ama ben hattı Turkcell VINN modemime takarak şuan telefonlardan daha performanslı kullanabiliyorum. Paketi aktif etmek için öncelikle Vodafone Hattınızdan ABONE AYLIKCEPNET yazıp 3636 ya mesaj gönderiyorsunuz ve gelen mesajın ardından internet paketiniz açılıyor. Bundan sonra bu hattı mobil modemin içine koyup cep telefonundan daha performanslı kullanabilirsiniz. Fakat bağlıtıyı sağlamak için Turkcell’in son güncellemiş olduğu yazılımla değil ilk yüklemiş olduğunuz yazılımla internete bağlanablirsiniz. Çünkü son güncellenen yazılımla yapmış olduğum denemede program “bu hizmet sadece Turkcell hatlar ile kullanılabilir” gibi bir hata mesajı veriyor. İlk yazılımı şuan nerede bulabilirsiniz bilemiyorum ama internette yapılan birkaç aramada bulunsa gerek. Ben benim bilgisayarımda kayıtlı olduğu için oradan bağlanmaktayım.

Cep Telefonu Modem Olarak Kullanılabilir mi?

Evet bu da mümkün. Ben bir kaç deneme gerçekleştirdim. Nokia marka telefonum için şu şekilde kullanıyorum: Öncelikle Nokia PC Suit programını bilgisayarınıza kurup telefonunuz ile bilgisayarınızın bağlantısını bluetooth veya kablo yardımı ile bağlayın ardımdan Nokia Pc Suit programını açın ve internet işaretini tıkladığınızda en geç 10 saniye içinde program sizi internete bağlıyor. Ardından sörf yapabilirsiniz fakat bu esnada bağlantı telefonunuz üzerinden geçtiği için sarjı bir hayli çabuk bitiyor bunun için şarjınız az ise şarj aletinizi yanınızda bulundursanız iyi edersiniz.

 

Yağmur Yağdığı Zaman

12th Ekim, 2011

Fotoğraf: Faruk Kaplan

     Yağmur yağdığı zaman arkasına çekilmeli camların. Güvenli bir çatı bulup akan yağmuru seyretmeli. O gün çıkılacaksa, yağmur hafif yağdığı zaman çıkmalı sokağa. Üstündeki tozları hafifçe gidermeli, gökten yağan bereketi dermeli.

     Yağmur yağdığı zaman suların mûsıkîsine kulak vermeli. Şırıl şırıl sokaklarda hayatın akıcılığına şahit olunmalı; berekete, canlılık vesilesi büyük nimete: Suya!

     Nefes almanın, yenilenmenin, temizlenmenin kıymetini duya duya dolaşmalı sokakları yağmur yağdığı zaman. Yağmurun -ki diğer adı da rahmettir- bereket getirmesini dilemeli, musibete dönüşmemesini dilemeli, felaket olmasından Allah’a sığınmalı.

     Yağmur yağdığı zaman uzun sıcaklardan sonra, mevsimin değiştiğini bilmeli. Bu fasl-ı hazandır -ki yaza hâtime yazandır- demeli.

     Yağmur yağdığı zaman yunmalı yıkanmalı, temiz bir sayfayla bütün güzel şeylere yeniden başlanmalı.

     Yağmur yağdığı zaman…

Tags: , , , ,

Yaz Sakin Olur Güreci Altında

2nd Ekim, 2011

Her ne kadar denizi dalgalı olsada yaz sakin olur Güreci altında.

Sevgili dostlar yaklaşık iki hafta önce Çanakkale ili sınırlarında Biga ile Lapseki ilçelerinin arasında kalan  çoğunluğunu Bigalıların oluşturduğu Lapsekinin bir tatil köyüne gittim. Hani tatil köyü derken Güreci köyünün alt kısmında kalan ve halkın çoğunluğunun Güreci Altı diye tanımladığı, yol boyunca uzanıp giden ve pufür püfür yeli esen yer. Gerçi şuanki konumu nedir pek bilemiyorum ama Biga Birlik otobüslerine bindiğimde Gürece olarak bilet kestikleri yer.

Eylül ayının ortalarında geldiğim  için de  bir hafta içerisinde yalnız bir gün denize girebildim. Deniz bir hayli dalgalı ve tehlikeli görünüyor. Gündüzleri çınar altında gölgelenip o temiz havanın tadını çıkaran mahalle sakinleriyle muhabbet ettiğimde bana – sen geçe kalmışsın burada deniz Temmuz ve Ağustos aylarında iyi olur dediler. Tatilcilerin çoğunu orta yaşın üzerindekiler oluşturuyor.. Bir haftalık gözlemlerim sonucunda yaklaşık 4 çeşit insan profilini gözlemledim;

İlk olarak gün boyu bahçeden çıkmayan ve yaz boyuncada bir şeyler yatiştiren o amca ve teyzeler dikkatimi çekti. Yaz boyu bahçelerinde yetiştirdikleri o organik ve lezzetli ürünleri yetiştirmenin keyfini çıkarıyorlar ve kışa hazırlık yapıyorlar. Yaz sonunda da yapmış olduğu o afiyetli konservlerin ve ev yapımı salçaların tadını çıkarıyorlardır zannımca.

İkincisi ise fırsat buldukça tekneleri ile denize açılan o amcalar. Yukarıdaki haritadan da gördüğünüz gibi gürece Çanakkale boğazının Marmaraya açılan kısmında geniş bir alana sahip ve balıkçılar da fırsatı değerlendiriyorlar. Ayrıca av sezonunda ağlarla buradan mevsimine göre çok lezzetli balıkların tutulduğunu duydum.

Üçüncüsü ise tamamen işten elini ayağını çekmiş ve rahatsız olupta buranın temiz havasını almak için gelen amca ve teyzeler. Onarı sabahları yol boyunca yürüyüş yaparken, Cavit Marketin bahçesindeki çınar ağaçlarının altında otururken, camiye giderken, kahvede çay içip oyun oynarken veya bolkanlarında görebilirsiniz.

Dördüncüsü de Gençler; sahilde veya denizde yada sahil boyunda bulunan voleybol sahasında akşamları ise eğlenmek için Lapsekiye gittiklerine şehid olursunuz.

Velhasıl dostlar biraz geçte olsa tatilde buradan bahsetmek istediğim için Gürece ile ilgili tanıtım yazısınını kesip bazı önemli bilgileri de aktarmadan bırakamayacağım.

Buraya arzu edipte gelmek isteyen olursa size birkaç hatırlama yapayım. Köye su sanırım elektrikli bir pompa ile basılıyor ve elektrikler giderse su sıkıntısıyla da karşılaşabilirsiniz ben gittiğimde yarım gün olmuştu. Ulaşım; Bursa yolu üzerinde kaldığı için otobüslerle çok  ulaşım sağlamkata ama yukarıda da gördüğünüz gibi Çanakkale Biga duble yol çalışmaları yapıldığı için ben gittiğimde köy içerisinde çalışma vardı sanırım yakın zamanda da çok geniş yollar hazır olur. Ayrıca Çanakkale ve Biga arasında çalışan Biga Birlik otobüsleri gündüzleri 30 dk Akşamdan sonra 24 e kadar da 1 saatte bir yoldan geçmekteler. Eğer benim gibi internete ihtiyaç duyuyorsanız mobil modeminizi yanınıza almadan gelmeyin çünkü hiç internet kafe göremedim. Senelik burada ikamet etmek istiyorsanız evler aylık 150 TL ve üzeri fiyatlardan bir senelik kiralanmakta ayrıca satılık olanlar da varmış.

Daha Fazla Fotoğraf İçin

Kalın Sağlıcakla…

Tags: ,

Geç kalmak huy değil alışkanlık!

18th Eylül, 2011

Vaktiyle üzerimden atamadığım geç kalma alışkanlığım vardı. Son günlerde bunu üzerimden attığımı düşünerek konuyu sizlerle paylaşmaya karar verdim.

Nasıl mı efendim; Daha önceleri okula hep geç kalıyor, eve geç geliyor, gideceğim toplantıya geç gidiyordum… Aslına bakarsak bunu bilerek yapmıyordum ama her nedense gittiğimde en azından bir iki dakika geçmiş oluyordu. Bir iki dakika nedir ki canım demeyin başımdan geçtiği için anlatayım. İki yıl önce güney İngiltereye gittiğimde Tony isminde 50 yaşlarında biri ile tanışmıştım bir müddet İngilterenin gezilecek yerleri hakkında muhabbet ettikten sonra yarın saat 4 te durakta buluşalım sana şehirde bulunan Christ Church kilisesini de göstereyim demişti. Ben de hem İngilizce pratik yapmak hemde faklı bir yer görmek maksadıyla kabul etmiştim. Bir gün içinde buluşmayı unutmamama rağmen yola çıkarken önemli bir işi yapmadığımı fark ederek geri gelip tekrar koşarak o durağa gidinceye kadar saat neredeyse 4:02 olmuştu. Merhaba deyip selamlaştıktan sonra bana birazda gülümseyerek saatin kaç olduğunu sormuştu. Yolda son anda saate baktığımda 4:01 olduğu için hemen 4 ü bir geçiyor deyivermişti. Hiç çekinmeden birazda tebessümle, bir dakika geçikmişsin dedi. Daha önce bu kadar küçük bir zaman için bu şekilde bir cevap alınca azda olsa şaşırmıştım. Aslından daha önceden bazı gurbetçilerden Almanların çok dakik insanlar olduğunu duymuştum fakat kendim böyle bir duruma düşüpte sorulması ilk başta biraz garip gelmişti fakat sonrasında bu durumu oradaki Türklere açtığımda burada geç kalmak karşı tarafa yapılan bir saygısızlıktır ve onu ciddiye almadığının göstergesidir dediklerinde olayın öneminini biraz daha anlamıştım. Sonrasında orada bu konuya bir hayli dikkat etmiş ve gideceğim yerlere normal süresinden 5 dakika önce çıkıyor ve hatta saatimi de 2 dakika ileri almıştım ve bundan sonra gittiğim yerlere de geç kalmıyordum.

Hangi millet bu konuda en iyidir bilmem ama batı toplumlarında bu husus çok önemli ve işlerin zamanın da bitirilmesi konusunda bu olaya mümkün olduğumca dikkat etmeliyiz.

Sizlerde bu şekilde bir alışkanlığınızın olduğunu düşünüyorsanız bunu kendi yöntemlerinizle halletmeye çalışın Çünkü hiçbir patron işine erken gelmeyi bile becerememiş bir çalışanına sorumluluk vermek istemez.

Geç kalmama İle ilgili Ata Sözleri:

Bu günün işini yarına bırakma.

Erken kalkan yol alır er evlenen döl alır.

 

Bir Yaz Sonu Denemesi: Tuzlu Sular, Ördekler, Kazlar, Yazlar… Sonra Birden Köyüm

16th Eylül, 2011

      Yazın o güzel günlerinde denizin mavisi, ormanın yeşiliyle bir yandan serinledik bir yandan da doyumsuz bir temâşâya daldık. Şimdi eylülün yarısını geride bırakırken hava hâlâ yazdır. Güz ne zaman gelir bilmeyiz ama yazın devam ediyor oluşu da güzel.

       Buralar güneydir; güneybatısıdır bu güzel ülkenin. Buralarda yazların sıcak ve kurak geçtiğini söyler coğrafya ders kitapları. Doğrudur da… Ancak yine de pek çok kişi buraya gelir yazları, yaşamak için hazları…. Dinlemek için sazları, duymak için anlatılmazları… Buralar Türkiye’nin tatil mekânıdır, benim gibi bazı kimselerse buralarda çalışır, çalışmaktan arta kalan zamanında da tatilini yapmaya alışır.

     Son yıllarda Ramazan geldi mi sonrasında yazın biteceğini söylerdik de çekerdik kendimizi sahillerden. Bu seneyse hem Ramazan’ın daha bir yazın içine gelmesi hem de eylülün ortasında hâlâ yaz güneşinin yükselmesi devam ettirmekte yazları. Kulağımıza duyurmakta sazları, ben gitmesem de gece kulüplerinde öttürmekte cazları; heyy köyümün tavukları, ördekleri, kazları… Ya siz nerelerde kaldınız!

       Tatlı sularda kaldı ördekler, bu sularsa tuzlu.

        Tatlı sularsa bizim köyde kaldı.

        Bizim köyümüzün ortasında çay vardır

        Gökyüzünde geceleri kocaman ay vardır

        Bizim köylüde nice güzel söz, iyi huy vardır

        “Naabosun be kızanıııım! Hoşgeeedin Arapçeşme’ye”* deyiverileee sen güneybatıdan kuzeybatıya varıvarınca.

________________________________________________________________________________

       *Arapçeşme: Çanakkale’nin Biga ilçesinde eski adı Arapçeşme, şu anki adı Gürçeşme olan köy.

Tags: , ,

Geceler Bazen

2nd Eylül, 2011

Gecenin karanlığı bazen ne yalnızdır
Ve gecenin karanlığı bazen ne tatlı
İnsan ruhu bir kuş gibi kanatlı
Uçar, coşar, kendi aleminde yaşar
Geceler bazen ne ıssızdır

Geceler bazen ne sessizdir
Gecelerde söylense duyulur heceler
Gecelerde sükût bile farkedilir

Geceler bazen ne kimsesizdir
Geceler bazen ne yalnız
Yalnız karanlık ortasında bir yıldız
Parlar uzaktan gümüş gibi
Aynada aksini görmüş gibi
Geceler bazen ne yıldız

 

                                Fahri Kaplan

Tags: ,

Neden mi yazıcam?

30th Ağustos, 2011

Yazıcam!

Kendimi ifade etmek için yazıcam… Konuşmak için yazıcam… Eğlenmek için yazıcam… Düşüncelerimi sunmak için yazıcam…

Hepsi bir neden değil mi sizce?

Fakat düne kadar -bilgisayar karşısında yazamıyorum ben kağıda daha iyi yazıyorum diyordum, ama şu an görüyorum ki öyle  zorlandığım bir şey de yokmuş, sadece yazı yazarken beni meşgul eden bazı şeylere takıldığım için bana öyle geliyormuş. Artık tarayıcımdaki tüm sekmeleri kapatıp öylece oturuyorum bilgisayarın başına ve başlıyorum kafamdan geçenleri yazmaya.

Hem birde şunu fark ettim geçen haftaki yazıma başlarken “Önceleri -çok okumalıyım, -daha çok okumalıyım ki daha çok ve daha iyi yazılar yazabilirim diyordum.” Ama gördümki daha iyi yazılar yazmak için insan çok okumalı fakat daha çok yazmak için böyle bir şeye gerek yok. Hem insan yazmayarak aklından geçenleri unutuyor hemde paylaşmamış oluyor.

Bu vesile ile daha iyi yazılar yazmaya gayret ederek ilerleyen yazılarda fikirlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum. Umarım içinizden gelen o çok değerli yorumlarınızı eksik etmezsiniz.

YENİ ADIMLAR YENİ HEYECANLARLA YENİDEN

27th Ağustos, 2011

-”Bismillah” diyerek-

Uzun süre ayrı kalsak da
Sanmayın yavaşlıyoruz.

Yeni adımlar, yeni heyecanlarla
Yeni yazılara yeniden başlıyoruz.

Ham kalmasın, pişsin, tatlılaşsın diye kelimeler
Her birini bir başka yazıda haşlıyoruz.

Uzun süredir sakladığımız sözleri…
Güzleri, kışları, bahar ve yazları…
Sevinçleri, hüzünleri, nazları, hazları…
Özledikçe sizleri, özlediniz diye bizleri
Gönlümüzden Lâfistan’a işliyoruz.

Tags:

Sonraki Sayfa »

Yazarlar

Kategoriler

Son Yazılar

Son Yorumlar

Etiketler

 

Ocak 2012
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Ara    
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
3031  

Meta

Zeka Oyunları | Mario Oyunları | En Güzel Oyunlar | Araba Yarışı